X

Tüm gün oturarak çalışmanın etkilerinden kurtulmanın ve postürünüzü düzeltmenin yolları

Masa başı çalışma, fiziksel açıdan çok fazla efor istemiyor olabilir. Ancak bu, masa başı çalıştığınız için fiziksel ağrılar hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Günümüzde sırt ve boyun ağrıları, yüz yıl öncesine göre çok daha fazla görülüyor. Oysa yüz yıl önce fabrikalarda, fiziksel gücünü kullanarak çalışanların sayısı çok daha fazlaydı…

İnsanlar fiziksel olarak daha fazla güç kullanarak çalıştıklarında tüm gün bedenleri hareket halinde oluyor. Bu da bedendeki kinetik enerji zincirinin dolaşımını kolaylaştırıyor. Günümüzde birçoğumuz masa başında işlerde çalışıyoruz. Bu yüzden zamanla kalçalarımız sıkışıyor, omuzlarımız öne doğru düşüyor ve bedenimiz kas ağrısı, sakatlık riski altında kalıyor. Bu da yaşam kalitemizi düşürüyor. İşte tüm bu sebeplerle “Tüm gün oturmak, sigara içmekten farksız” sözünün doğruluğu bir kez daha kanıtlanıyor. 

Masa başında çalışırken zamanla kalçalarımız sıkışıyor, omuzlarımız öne doğru düşüyor ve bedenlerimiz kas ağrısı, sakatlık riski altında kalıyor.

Eğer siz de masa başı bir işte çalışıyorsanız ve tüm gün oturmanın olumsuz etkilerinden şikayetçiyseniz, işte postürünüzü düzeltmek ve bedeninizin ihtiyacı olan dengeyi sağlamak için 10 yöntem:

1. Sandalyenizi kendinize göre ayarlayın

İlk olarak tüm gün oturduğunuz sandalyenizi kendinize göre ayarlamalısınız. Dizleriniz aynı yükseklikte olmalı ve kalçalarınızdan biraz daha aşağıda kalmalı. Sandalyenizin sırtıyla oturma yeri arasında 110 derecelik bir açı olmalı. Böylelikle 90 derecelik dimdik bir şeyin üstünde oturarak bedeninize gereksiz stres bindirmemiş olursunuz. Kollarınızın dirseklerinizi desteklemesi, dirseklerinizin 90 derecelik bir açıyla bükülmesi gerekir. Böylelikle omuzlarınızı rahat bırakabilirsiniz.

2. Bilgisayarınızın konumunu ayarlayın

Bilgisayar ekranının yükseltilip alçaltılabildiği masalar son dönemde çok popüler. Masanızda oturduğunuzda, bilgisayar ekranınızın tam karşınızda olması, çenenizin sadece 20-30 derecelik aşağıya doğru bir açı yapması gerekiyor. Eğer ekranınız çok uzaktaysa, boynunuz başınızın tüm ağırlığını taşımak zorunda kalır. Bu da boyun ve sırt ağrılarına neden olur.

3. Sık sık ara verin

Masa başında çalışırken her yarım saatte bir ayağa kalkın ve omuzlarınızı geriye doğru hareket ettirerek postürünüzü düzeltin. Eğer bir toplantıdaysanız, ayağa kalkıp tahtanın önüne geçmeyi bir fırsat olarak kullanabilir, bu sırada postürünüzü düzeltebilirsiniz.

4. Bol su için

Yeterince su içmek, bedeninizdeki dokuların esnek ve sağlıklı olmasını sağlar. Bu da bedeninizi esnetmek istediğinizde size yardımcı olur. Öte yandan, oturduğunuz yerden su içmek için kalkmak bile hareket etmek için güzel bir bahane olabilir.

5. Ayakta yemek yiyin

Eğer tüm gün oturduysanız ve yiyeceğiniz şeyler ayakta yemeye uygunsa, bunu bir fırsat olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca ayakta yemek yemek, sizi çok fazla yemekten de alıkoyar.

6. Bacak arkanızı esnetin

Güçlenmek ve kas oranını artırmak isteyen birçok kişi esneme hareketlerini umursamayıp kendini ağırlıklara veriyor. Oysa postürünüzü düzeltmek için öncelikle bacak arkanızı esnetmeniz gerekir. Evde yere paralel olacak şekilde bacağınızı kaldırıp, topuğunuzu bir sandalyeye koyarak da bacak arkanızı esnetebilirsiniz.

7. Kedi/inek pozuyla omurganızı esnetin

Yoga yapanların tanıdık olduğu kedi/inek pozu, postürünüzü geliştirmek ve tüm gün oturmanın olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için en iyi yöntemlerden biri. Böylelikle bel ve boyun bölgesindeki omurlarınızı esnetebilir, omuzlarınızın konumunu düzeltebilirsiniz. Bu pozu her türlü egzersizin sonunda veya akşamları iki dakika boyunca uygulayabilirsiniz.

8. Triceps kaslarınızı esnetin

Yıllarca bilgisayar başında çalışmak, omuz hareketlerinizi etkilemiş olabilir. Bu durumu basit bir esneme hareketiyle düzeltebilirsiniz. Ayağa kalkın, bir elinizi boynunuzun arkasına koyun ve dirseğinizin tavanı gösterdiğinden emin olun. Diğer elinizle bu havadaki dirseğinizden tutun ve aksi yönde hafifçe esnetin. Bunu iki dakika boyunca her iki kolunuz için de uygulayın.

9. Öne eğilin
Masanızın başında kambur durduğunuz her anı fark edin ve omuzlarınızı geriye doğru alarak duruşunuzu düzeltin.

Gün boyunca birçok geriye doğru eğilme hareketi yapıyoruz ve zaman zaman öne eğilme hareketleri yaparak bunu dengelemek gerekiyor. İş yerinde otururken masanızdan kalkın. Ayaklarınızı omuz genişliğinde açın ve topuklarınızla kalçalarınızın aynı hizada olmasına dikkat edin. Avuç içlerinizi kasıklarınıza, bacaklarınızın birleştiği yere koyun. Şimdi öne doğru yavaşça eğilin ve belinizin belirgin bir açı yaptığından emin olun. Ellerinizi yere doğru bırakın ve bedeninizin biraz daha eğilmesine izin verin. Ancak belinizden değil, kalçalarınızdan eğildiğinize emin olun.

10. Kalçalarınızı sıkın, bırakın

Kalçalarınızın sıkı olmaması, onları hareket ettirmediğiniz anlamına gelir. Bu da postür açısından pek çok sıkıntıya yol açar. Gün içinde otururken, toplantıyı beklerken, trafik ışıklarında dururken veya istediğiniz herhangi bir anda kalçalarınızı 1 dakika boyunca sıkın. Bu süre zarfında postürünüzün nasıl düzeldiğine inanamayacaksınız.

Kaynaklar:
Men’s Fitness
Huffington Post

 

İlginizi çekebilir: Bel ağrısına neden olan 7 kötü alışkanlık

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale