X

Triatlon turizmi, Kıbrıs ve “Yüz, bin, koş” kampları

2011 senesinde Türk ülkelerdeki ilk orta mesafe triatlon yarışını düzenleyen Kıbrıs Triatlonu hakkında aslında yazılacak çok şey var. Ama ben kamp imkanları ve antrenman imkanları hakkında sizlerle bir şeyler paylaşmak istiyorum. “Yüz, bin, koş” olarak son 3 senedir Kıbrıs’ta kamp düzenliyoruz. Bu kampları orada yapmamızın en büyük özelliği mevsim olarak İstanbul’da hava sıfır derece ve altına inmişken Kıbrıs’ta 15 derece altında sıcaklık neredeyse olmuyor. Tüm bisikletçilerin kabusu olan trainer (kapalı alanda bisiklet antrenmanı yapılan alet) antrenmanları yerine hava şartları mükemmel olan Kıbrıs mükemmel tercih. Ama sadece hava değil orayı seçmemizin sebebi. Hemen sıralıyorum bakın daha neler var:

  • İklim
  • Asfalt kalitesi
  • Boş yollar
  • Uzun tırmanışlar
  • Trafikte bisikletliye saygı
  • Kış ve bahar aylarında deniz suyu sıcaklığı
  • Misafirperverlik
  • Ucuz ve çabuk ulaşım
  • İnsanının her şeye hızlı çözüm bulabilmesi

Daha yazacağım çok şey var aslında ama ilk aklıma gelenler bunlar. Hemen örnek vereyim bir iki tane; 2 sene önce bir kadın öğrencimiz İstanbul trafiğinde katiyen bisiklete binemediği için kendisini geliştiremiyordu ve Kıbrıs kampımıza geldi. Kıbrıs’ta o kadar elverişli boş yollar var ki özellikle Mersinlik Bölgesi’nde, öğrencimizin araba hiç geçmediği için korkup otele geri döndüğü oldu. “Acaba bir şey oldu da benim mi haberim yok, araba geçmiyor” diye.

Başka bir örnek vermek gerekirse, Kantara Kalesi’ne tırmanışımız var, zirve 600 m’de, sıfırdan başlayıp 7-10-12 km’ye, 3 ayrı mesafe ve değişik eğim profilleri ile tırmanış çalışma şansınız var ve bu yollarda eğer yanınızdan 1 tane araba geçerse şanslısınız demektir. Bu sebeple özellikle triatlona yeni başlayan sporcularımızı, acemiliklerini atmaları ve asfaltta kilometreler geçmeleri için bu kamplara götürüyoruz.

Olayın biraz da bilimsel tarafından bahsetmek gerekirse, özellikle Avrupa’da hedef koyulan “Ironman” yarışlarının bir çoğu Mayıs, Haziran ve Temmuz başı yapılıyor. Bu yarışların geriye dönük yıllık planlaması yapılırken özellikle, Şubat, Mart, Nisan ayları, asıl yüklenme ve kilometre geçtiğimiz, haftalık 14-17 saat civarı antrenman yaptığımız, bisiklette 4-5 saat uzun antrenmanlar yapmamız gereken dönemler. İstanbul şartlarında bunu yapmak imkansıza yakın. Kar, yağmur, araç trafiği derken 3 saatlik antrenmanın 1 saati dur-kalk ile geçiyor ve antrenman programı içerisinde hiç bir set yapma şansınız kalmıyor.

Triatlon demişken mart ve nisan dönemlerinde açık deniz yüzme antrenmanları açısından ise Kıbrıs bulunmaz bir nimet oluyor. Kamp yaptığımız bölge olan kaplıca bölgesinde Kaplıca Otel, bir koy içerisinde yer alıyor. Nisan şakası 70.3 yarışının da yapıldığı yer olan bu koyda yüzme antrenmanı yapmak çok zevkli. Denizi gerçekten tertemiz. Havası ve doğası ise size mükemmel bir kamp ortamı hazırlıyor.

Sömestre tatilinde 15 günlük kampımızdan sonra şimdi mart başında Gloria Sports Arena’da bir kamp düzenleyeceğiz. Burası bizim evimiz gibi artık ve mükemmel bir tesise sahip. Ironman 70.3 Türkiye’nin de yapıldığı yer olan bu tesiste kampımızı yaptıktan sonra 16-19 Mart tekrar Kıbrıs’a gidiyoruz. 4 günlük toplam 400 km bisiklet sürüp, yaklaşık 5000 m yükseklik tırmanacağız. Siz de bu kamplarda bize katılmak isterseniz bize ulaşmanız yeterli.

İletişim için: info@yuzbinkos.com

Göksen Çınar: 19 ironman 70.3 ve 4 ironman bitirmiş olan Göksen Çınar aynı zamanda deneyimli bir triatlon antrenörü. Ortağı ile birlikte kurdukları Yüz Bin Koş grubunun sporcularının antrenman programlarını oluşturmaktalar ve yurt içi ve yurt dışındaki yarışlara hazırlamaktalar. Yüz Bin Koş olarak düzenli bir şekilde katıldıkları triatlon ve Ironman yarışlarının haricinde Göksen’i Ultramaraton'larda görmek mümkün. Kürek ve kano milli takım sporcusu olmanın yanı sıra eğitmen olarak diğer aktif branşları ise futbol, voleybol, yüzme, dans, koşu ve bisiklet. Ayrıca kano branşında ilk Türkiye şampiyonu olarak, toplam 300 kadar kürsü madalyasını evine götürmüş.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale