X

Toskana’da şarapları ve dondurmasıyla ünlü bir adres: San Gimignano

Dar sokakları, yüzyıllar öncesinden kalma evleri, nefes kesen manzarasıyla San Gimignano’yu Toskana kasabalarından ayıran bir özelliği var: Devasa Ortaçağ kuleleri! Günümüze kadar sadece 14 tanesi gelebilmiş ama yüzyıllar önce kulelerin sayısı 70’i geçiyormuş. Bu nedenle kasaba Ortaçağ’ın Manhattan’ı olarak ünlenmiş. Bologna gibi San Gimignano’da da kuleler bir zamanlar şehri savunma amaçlı kullanılsa da aslında birer zenginlik sembolü. Şehrin varlıklı aileleri tarafından güçlerini göstermek amacıyla inşa edilen kuleler ne kadar yüksekse aile o denli zengin sayılıyormuş.

San Gimignano’yu Toskana kasabalarından ayıran bir özelliği var: Devasa Ortaçağ kuleleri!
San Gimignano’ya nasıl gidilir?

San Gimignano’ya en kolay ulaşım yolu Floransa ve Siena’dan. Floransa Santa Maria Novella tren istasyonundan bir aktarma ile kasabaya ulaşmanız mümkün. Çünkü Floransa’dan trenle San Gimignano’ya direkt ulaşım bulunmuyor. Tren sizi Poggibonsi kasabasında bırakıyor. Tren istasyonunun önünden kalkan 130 numaralı otobüse binip yarım saatte San Gimignano’ya gidebilirsiniz. San Gimignano küçük bir kasaba, gününüzü iyi planlarsanız yarım günde burayı bitirebilir, kalan zamanınızı Siena’da değerlendirebilirsiniz. Poggibonsi’den kalkarak San Gimignano’ya gelen 130 numaralı otobüs sizi yarım saatte Siena’ya götürüyor.

San Gimignano araç trafiğine kapalı olduğu için çok rahat gezebiliyorsunuz. Eğer arabayla geldiyseniz kasabanın girişinde geniş bir otopark da mevcut. Sağlı sollu dükkanlar girer girmez dikkatinizi çekiyor. Deri çanta, ayakkabı, eldiven satan mağazaların yanı sıra şarküteri ürünleriyle birlikte lokal şarap dükkanlarını da sıkça göreceksiniz. Buraya gelmişken nefis Toskana şaraplarını deneyebilir, San Gimignano’ya özgü Vernaccia beyaz şarabını satın alabilirsiniz. Şarap kültürüne önem veriyorsanız kasabadaki şarap müzesini de gezebilirsiniz. Museo del Vino’ya giriş ücretsiz, küçük bir ücret ödeyerek şarap tadımı yapabilirsiniz.

Sağlı sollu dükkanlar girer girmez dikkatinizi çekiyor.

San Gimignano’nun nefes kesen Toskana manzarasına bir de tepeden bakayım derseniz Torre Grossa’ya çıkabilirsiniz. 1298 yılından günümüze gelen kule tam 58 metre uzunluğunda. Kuleye çıkmak isterseniz 6 euro ödüyorsunuz ama manzara için değer! Piazza Della Cisterna ise kasabanın en canlı meydanlarından biri. Kahve molası için uğrayabilir, lezzetli Toskana pizzalarının tadına bakabilirsiniz. Meydandaki meşhur kuyuya para atıp dilek dilemeyi ise sakın unutmayın.

Meydandaki meşhur kuyuya para atıp dilek dilemeyi ise sakın unutmayın.
Dünyanın en lezzetli dondurmasını denemeye ne dersiniz?

San Gimignano şarapları kadar dondurmasıyla da ünlü. Bu nedenle sokaklarda dolaşan herkesin ellerinde külah görebilirsiniz. İki yıl üst üste dünyanın en iyi dondurması unvanını kazanan Gelateria Dondoli’nin önündeki kuyruk bir an olsun eksilmiyor. Kuyruğa aldırmayın ve sıraya girin, onlarca çeşit dondurma arasında seçim yapmakta zorlananlar için ufak bir tavsiye: Limoncello ve çilekliyi mutlaka deneyin. Belki dönüşte bir külah daha almak isteyebilirsiniz! Tarihi surları, kuleleri, otantik dükkanları ve bozulmamış yapısıyla San Gimignano İtalya’nın görülmesi gereken kasabalarından biri. Floransa’ya yolunuz düştüğünde yarım gününüzü bu Toskana güzeline mutlaka ayırın!

Seyahatlerime dair daha fazla fotoğraf ve video için Instagram ve YouTubeInstagram  hesaplarıma göz atabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Masal diyarları gibi bir rota: Alsace Şarap Yolu

Birten Çankaya: 2010 yılında Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli dergilerde editörlük yapmaya başladım. Yıllardır okumaya ve yazmaya dair yoğun bir ilgim vardı. Son dört-beş yıldır buna bir de seyahat tutkusu eklenince beni heyecanlandıran keşiflere doğru yola çıktım. Yeni bir ülkeye ayak basmak, bir şehrin sokaklarında kaybolmak en büyük motivasyon kaynağım haline geldi. Seyahat deneyimlerimi başkalarıyla da paylaşmak için www.seyahatimgeldi.com sitesini açtım. 3 yıldır bir içerik ajansında editör olarak çalışıyorum ve her fırsatta seyahat planları yapıyorum. Çünkü hayat gezince güzel!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale