X

Toplumsal kaygı bozukluğu ve toplumdaki yansımaları

Toplumsal kaygı bozukluğunda kişinin temel kaygısı, çevresindeki kişilerin arasında küçük düşeceği bir davranışta bulunmak ya da yargılanacağı bir düşünceyi ifade etme korkusudur.

Toplumsal kaygı bozukluğu olan kişilerin özellikleri arasında:

  • Reddedilme korkusu,
  • Eleştirilme kaygısı,
  • Göz önünde olma kaygısı,
  • Kendini ifade etme kaygısı,
  • Kendine güvenememe,
  • Değerlendirilme kaygısı 

bulunur. Toplumsal kaygı bozukluğu olan kişiler, olasılıkları abartma düşünce hatasını yaparlar. Kafalarında hep yaşanacaklara dair ‘felaket senaryoları’ mevcuttur.

Toplumsal kaygı bozukluğu olan kişiler, olasılıkları abartma düşünce hatasını yaparlar.

Olasılıkları abartma örnekleri ise şu şekildedir:

  • Sunum yaparken kıpkırmızı olacağım ve herkes bunu fark edecek.
  • Toplantıdaki herkes sunumundan sonra benim başarısız olduğumu düşünecek.
  • Hata yaparsam herkes benim aptal olduğumu düşünür.
  • Kimse benimle birlikte olmak istemez.
  • Çok saçma bir şey söyleyeceğim ve herkes bana gülecek.

Bu düşünce yapısı kişinin davranışlarının oldukça kısıtlı olmasına neden olur. Kişi genelde daha pasif ve görünmez olmayı seçer.

Toplumsal kaygı bozukluğu ve algıda seçicilik 

Toplumsal kaygı bozukluğu olan kişilerin yaptığı bir diğer düşünce yapısı hatası da algıda seçiciliktir. Algıda seçicilik, olumsuz olaylara odaklanıp, olumlu olan şeyleri gözden kaçırma durumudur.

  • İş yerinde, iyi yapılan işler, başarılar veya yöneticinin olumlu geri bildirimleri görmezden gelinip, olumsuz durumları olduklarından daha büyük algılama durumudur.
  • Sunum esnasında dinlemeyen kişilere odaklanıp, sunuma dikkat veren dinleyen kişileri görmezden gelmek
  • Yaptıkları bir konuşmanın genelinin akıcı ve iyi geçmesine rağmen, birkaç saniye susmuş ve söyleyecek bir şey bulamamış olmaya odaklanmak.
  • Olayların bu şekilde algılanması, kişinin kaygısını daha da arttırır. Kaygı arttıkça kişi daha pasif bir tutum sergiler ve bu bir tür kısır döngüye dönüşür.

Kişinin daha kaliteli ve akışında bir hayat yaşaması için bu düşüncelerin değiştirilmesi için çalışması gerekir.

Toplumsal kaygı bozukluğu olan kişilerin yaptığı bir diğer düşünce yapısı hatası da algıda seçiciliktir.

Kaygılı düşünmeyi değiştirme yöntemlerini bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım.

İlgili yazı: Meditasyon ile eğitim: Kaygıyı azaltırken farkındalığı arttırıyor

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale