X

Tommy Hilfiger 2016 ilkbahar-yaz global reklam kampanyasıyla egzotik bir yolculuğa çıkarıyor

Rahat ada stiline taze ve renkli bir yorum getiren 2016 ilkbahar-yaz kampanyası, Karayipler’de adalar arası bir yolculuğa çıkarıyor.

Tommy Hilfiger, 2016 ilkbahar-yaz koleksiyonunu “Wish You Were Here” adlı reklam kampanyası ile tanıtıyor. St. Vincent ve Grenadinler’deki egzotik destinasyonlara uzanan bir yolculuktan ilham alan kampanya, Karayipler’in yaşam tarzının tamamıyla Tommy’e özgü, eklektik ve eğlenceli bir yorumu niteliğinde. Arka planda turkuaz rengi suların ve beyaz kumlu plajların eşlik ettiği stillerde ada yaşamının rahatlığı sofistike bir dokunuşla buluşarak en ikonik tatil tarzını yaratıyor.

Tommy Hilfiger, Mustique Adası’ndan en içten dileklerini gönderirken Behati ve yakışıklı kazazedeler enerjik stilleriyle sahilde boy gösteriyor. Palmiye ağacına tırmanan veya dalgalarla oynayan Behati, adeta bir modern zaman kâşifi; kendi maceralarını yazmaya ve tatlı hayatın peşinden giderken ekibe liderlik etmeye hazır görünüyor. Adada yaşamın rahatlığı özgün bir yorumla sportif ve havalı bir stile dönüşüyor. Kırmızı, beyaz ve lacivert gibi denizci renkleri sofistike ve konforlu parçalarda doğal çiçek desenleriyle buluşuyor. Tığ işi örgüler, çizgili elbiseler, işlemeli kumaştan bluzlar, çiçekli polo yaka tişörtlerin üzerine giyilmiş blazer ceketler ve gömlekler koleksiyonda ön plana çıkıyor.

Tommy Hilfiger yeni reklam kampanyasını “2016 İlkbahar Yaz kampanyamız için sonsuz bir ada tatilinden ilham aldık. Ailecek Karayipler’i çok severiz, özellikle Mustique birlikte zaman geçirdiğimiz en favori yerlerden biri. Bu sezon ‘ada hayatının’ esintilerini eklektik yorumlarla renkli ve havalı kampanyamıza katıyoruz. Deniz çağrışımlarını ve tropik etkileri güneşte ağarmış bir renk paleti ve sportif detaylarla kombine ettik, plajın rahatlığına ihtişamlı dokunuşlar kattık.” sözleriyle anlatıyor.

Wish You Were Here kampanyasının çekimlerini Craig McDean, stil danışmanlığını Karl Templer ve sanat yönetmenliğini Laird + Partners’dan Trey Laird üstleniyor.

Tommy Hilfiger Global Marka ve Pazarlama Genel Müdürü Avery Baker ise kampanya hakkında şunları söylüyor: “2016 ilkbahar-yaz küresel reklam kampanyamız, markamızın kendine has görsel kimliğini ve kural tanımayan, eğlenceli ve havalı tarzını kucaklıyor. Kampanya aynı zamanda kadın giyimindeki yeni yönümüzü ve dünya genelinde kadın giyimine odaklı stratejimizi yansıtıyor. Tüm kadın kategorilerinde daha fazla büyüme potansiyeli görüyoruz, bu kampanya da tüm marka temas noktalarında tutarlılık sağlama çabalarımızda anahtar bir rol oynuyor. Dijital, basılı, açık hava ve doğrudan pazarlama kanallarımıza kapsamlı yatırım yaparak kampanyalarımızın daha çok insana ulaşması için çalışıyoruz.”

Çekimleri St. Vincent ve Grenadinler’deki Mustique adasında gerçekleştirilen kampanyanın yıldızı, ardı ardına üçüncü sezon için marka elçisi olan süper model Behati Prinsloo olurken Miles McMillan, Marlon Teixeira, Nathan Owens, Jordan Barrett ve Darius Trabalza Haynes gibi yakışıklılardan oluşan bir grup kendisine eşlik ediyor. Saçlar, Tomo Jidai, makyaj ise Francelle Daly imzası taşıyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale