X

Toksik arkadaşlar: Hayatınızdaki zehirli sarmaşıklardan kurtulma zamanı

Yazımıza konu olan tarzda bir arkadaşınız mutlaka olmuştur. Hani size oldukça kaba yorumlar yapıp, daha sonra da sizin bozulduğunuzu görünce “Aman canım sen de ne kadar alıngansın” diyen, sizi kırdığını bir türlü kabullenmek istemeyen arkadaşlar. Bu tip arkadaşlara toksik arkadaşlar diyoruz. Görünüşte iyi arkadaşlara benzeyen toksik arkadaşlar, aslında her daim sizin bir açığınızı yakalamak için fırsat kollarlar. Sık sık sizde bir tuhaflık olduğuna dair imalarda bulunurlar. Sizi destekler gibi gözüküp asla sizi desteklemezler. Onlara bir derdinizi anlattığınızda ya derdinizi küçümserler ya da sizi dünyanın tüm talihsizliklerini üzerinize çekme konusunda bir uzman olduğunuza ikna etmeye çalışırlar.

Peki bir insan neden kendine toksik arkadaşlar bulur? Bunun nedeni çoğu konuda olduğu gibi çocukluğumuzda gizlidir. Çocukken duygusal istismara maruz kalmış olan bireyler, yetişkin olduklarında da genelde, kendilerini duygusal olarak istismar edildikleri romantik ilişkilerin ve/veya arkadaşlık ilişkilerinin içine sokarlar. Toksik arkadaşınızla olan ilişkiniz çocukluğunuzda yaşadığınız duygusal istismarın bir yansıması olabilir.

Diyelim anne ya da babanız, belki her ikisi de, çocukluğunuzda size bir dönem çok iyi davranıyordu, daha sonra da bu dönemin ardından sizi kıyasıya eleştirdikleri ya da hakaret ettikleri başka bir dönem geliyordu. Annenizin (ya da babanızın) bu davranışı sonucu, çocuk zihniniz bu inişli çıkışlı ilişkiyi normal olarak görmeye başladı. Dahası siz, size bu şekilde davranılmasını tolere etmeyi öğrendiniz. Hatta belki en kötüsü bu tip davranışları hak ettiğinize inandınız.

Şimdi çocukluğunuz ve bir yetişkin olarak toksik ilişkilere duyduğunuz bağımlılık arasındaki bağlantıyı görebiliyor musunuz? Eğer siz çocukken anneniz ya da babanız sizi sık sık eleştirdilerse, size saygı göstermeyen davranışlar sergiledilerse, sizin de büyüdüğünüzde size tıpkı anneniz, babanız gibi davranan arkadaşlar bulma olasılığınız yüksektir. Bartholomew’a göre bebek ile bakıcısı arasında gelişen bağlanma stili bireyin gelecekteki ilişkilerini etkiler, başka bir deyişle sonraki sosyal ilişkilerinin prototipini oluşturur. Bağlanma ilişkileri, erişkinlerin duygusal yaşamında güçlü bir rol oynar (Bowlby, 1980).

Siz, toksik arkadaşlarınızın size olan kaba saba davranışlarını tolere edersiniz, çünkü bir yanınız bundan daha iyi davranışları hak etmediğinize inanmaktadır. Bu yüzden de arkadaşınızın kaba hareketlerini ya görmezden gelirsiniz, ya da onun kaba davranışlarına mazeretler bulmaya çalışırsınız. Ama varlığınızın bir diğer yanı da, bu tip kötü davranışları hak etmediğinizin son derece farkındadır. Toksik arkadaşlıklar bizim için tehlikelidir çünkü bu tip arkadaşlıklar hem psikolojik, hem de fiziksel sağlığımızı olumsuz etkileyebilirler. Örneğin 2014 yılında yapılan bir araştırma kötü arkadaşlık ilişkilerinin sağlığımızı olumsuz yönde etkilediğini ortaya çıkarmıştır (Crittenden, C. N., Pressman, S. 2014).

Eğer bu yazıyı okuyorsanız ve sizin de hayatınızda toksik bir arkadaş varsa kendinize şu soruları sormanızı istiyorum: “Bu insan neden benim hayatımda?” ve “Bu insanın hayatımda olmasından ne elde ediyorum?” Bu sorulara dürüst bir şekilde cevap verdikten sonra toksik arkadaşlara kimsenin ihtiyacı olmadığının iyice ayırdına varın. Arkadaşlık dünya var olduğundan beri insanların en temel ihtiyaçlarından biri. Ama emin olun bize, sözde sevgi kelebeği, ama özde zehirli sarmaşık olan arkadaşlar lazım değil. Gelin hazır ilkbaharı yaşadığımız şu günlerde kendinize bir iyilik yapın ve tıpkı birer zehirli sarmaşığa benzeyen bu arkadaşlarınıza veda edin. Kimse dört dörtlük değil diye kendinizi dört sıfırlık toksik arkadaşlara mahkum etmeyin. Siz bundan daha iyi arkadaşlıklara layıksınız, bundan emin olun.

Bu arada size bir eğitim haberim olacak. 27 Mayıs 2019 tarihinde başlayacak olan, WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık Öz Sevgi eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için bana rsolaker@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. 2019 yılını “Kendini Sevme” yılı ilan ettim. Kendini sevmekle ilgili psikoloji egzersizlerini #kendinisevmeyılı hashtagi ile paylaştığım Instagram hesabım @ranakutvan hesabından takip edebilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Bartholomew, K. & Horowitz, L. M. (1991). Attachment styles among young adults: A test of a four-category model. Journal of Personality and Social Psychology. 61 (2), 226-244.
Bowlby, J. (1980). Attachment and loss: Sadness and depression. New York: Basic Books.
Crittenden, C. N., Pressman, S. D., Cohen, S., Janicki-Deverts, D., Smith, B. W., & Seeman, T. E. (2014). Social integration and pulmonary function in the elderly. Health Psychology, 33(6), 535-543.
http://dx.doi.org/10.1037/hea0000029

İlginizi çekebilir: Pozitif psikolojiyi günlük hayatınızda nasıl uygulayabilirsiniz?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale