X

Titreşmek güzeldir, sizin frekansınız hangisi?

Hayatımız boyunca çok kere karşılaştığımız insanlar için içimizden şunları demişizdir: ‘Benim bu insana çok çabuk kanım ısındı’ veya ‘Ne kadar güzel anlaştık’ ya da ‘’Tam benim kafamda bir insan’ gibi… Peki kimilerimizin ‘’benzerlik’’,  ‘’iyi anlaşma’’ kimilerimizin ise aynı hamur ile yoğrulmuş olarak ifade edebileceği bu ‘’titreşim’’i hiç düşündünüz mü?

Sorunun cevabını belki bugüne kadar hiç haberdar olmadığınız bir yönden vereceğim; vücudunuzun yaydığı frekanstan! Evet yanlış okumadınız, vücudunuz sizin ruh haliniz ve genel oluşunuz itibariyle kocaman bir frekans yayıcı olarak çalışıyor. 

Araştırmalara göre insan bedeni gündüz yaklaşık 62-68 mHz (megahertz ) arasında bir frekansta titreşiyor.

Bu alanda bugüne kadar birçok araştırma yapıldı. Bu araştırmalara göre insan bedeni gündüz yaklaşık 62-68 mHz (megahertz ) arasında bir frekansta titreşiyor.

Asıl önemli olan faktör ise, bu frekansın çevresel etkilere göre yükselip alçalabilmesi. Araştırmanın diğer bir bölümü gösteriyor ki, hastalık ve rahatsızlıklar bu frekansın 58 mHz’e yaklaşması ile oluşuyor. Yine çalışmalarda olumsuz düşüncelerin bu frekansı yaklaşık 15 mHz kadar düşürürebildiğini ve olumlu düşüncelerin ise 10 mHz kadar yükseltebildiğini ortaya koydu.

İlgili yazı: Beyin dalgalarıyla müzik yaratan kadın: Lisa Park

Çalışmalar daha da öteye gittiğinde, her organın kendine has bir titreşimi olduğu ve bu aralıklar dışına çıktığında ise hastalıkların oluştuğu gösteriliyor. Yani bugün pek umursamadığımız bu titreşimler aslında vücudumuzun olmazsa olmazı.

Bu alanda tüm çalışmaların temelinde ise Tesla ve frekanslar hakkındaki teorisi yer alıyor. Tesla frekansların yani titreşimlerin sırrını kısmen de olsa çözmüştü. Tesla’ya göre evren kocaman bir titreşimdi ve hepimiz bu titreşimin küçük birer yansımasıydık. Ya da başka bir deyişle evren bir gitar, bizler de onun telleriyiz ve diğer tüm tellerle birlikte her an titreşiyoruz.

Biz farkında olmasak da vücudumuz, ve tabi ki vücudumuz kadar duygusal dengemiz de oldukça önemli. Eğer bu yazıyı okuyorsanız siz de hangi frekansta titreştiğinizi, sağlığınızı, gün içerisinde aklınıza gelen binlerce olumlu/olumsuz düşünceyi yeniden değerlendirin. Siz hangi frekansa titreşiyorsunuz ve çevrenize nasıl bir frekans yayıyorsunuz?

Çünkü frekansınız sizsiniz ve frekansınızı siz belirliyorsunuz…

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale