X

Tinder kullanmak özgüveninizi olumsuz etkileyebilir

Mobil flört uygulaması Tinder, binlerce kullanıcısıyla tüm dünyada gittikçe daha da popülerleşmeye ve her geçen gün flört arayan kişileri dakikalar içinde bir araya getirmeye devam ediyor. Tinder uygulamasının ne işe yaradığını ve nasıl kullanıldığını henüz keşfetmediyseniz Bilim erkeklere niçin Tinder kullandıklarını sordu: Cevaplar kadınlarınkinden daha farklı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Hayatımıza girişi son birkaç yıl içinde gerçekleşen Tinder ve benzeri çevrimiçi partner bulma uygulamalarının bu denli talep görmesi ve her geçen gün daha fazla kişi tarafından kullanılıyor olması bu uygulamaların ruh sağlığına olan etkileri konusunda yapılan araştırmaları da beraberinde getiriyor.

Amerikan Psikologlar Birliği’nin (American Psychological Association) yıllık toplantısında sunulan bir araştırmanın sonuçları, Tinder gibi çevrimiçi flört uygulamalarının kullanıcıların özgüvenlerini düşürdüğünü ve kendi bedenleriyle ilgili algılarını olumsuz yönde etkilediğini gösterdi.

Yaklaşık 700 kadın ve 120 erkek üniversite öğrencisinin yer aldığı bir araştırmada, Tinder kullanımının kadınların ve erkeklerin beden algısı ve duygu durumu üzerindeki etkileri incelendi.

Araştırmaya göre Tinder’da partner seçiminin yalnızca dış görünüş değerlendirilerek yapılması, kullanıcıların sürekli olarak kendilerini diğer kullanıcılarla kıyaslamasına ve dış görünüşleriyle elde ettikleri olumlu izlenimi sürdürmek için sürekli olarak diğer kullanıcılarla rekabet içinde olmalarına sebep oluyor. Kişinin benlik ve beden algısını başkalarıyla yaptığı karşılaştırmalar sonucu oluşturması, kendi bedenini olduğu gibi kabul etmemesi ve öz değerini yalnızca fiziksel özellikleri üzerinden konumlaması olumsuz duygular geliştirmesine ve kendisini değersiz hissetmesine neden oluyor.

Yapılan çalışmada katılımcılara Tinder kullanımı, beden memnuniyeti, özgüven, duygu durumu, fiziksel olarak sürekli iyi görünme baskısı gibi farklı konularda sorular soruldu. Yaklaşık 700 kadın ve 120 erkek üniversite öğrencisinin yer aldığı araştırmada, Tinder kullanımının kadınların ve erkeklerin beden algısı ve duygu durumu üzerindeki etkileri incelendi. Araştırmacılar, çevrimiçi flört uygulamalarının kişilerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin, uygulamaların gerçeklikten uzak oluşundan kaynaklandığının altını çiziyor.

Bazı araştırmacılara göre katılımcıların cinsiyet dağılımının eşit olmaması, yalnızca üniversite öğrencileri üzerinden veri toplanması ve elde edilen sonuçların küçük bir grubu yansıtması; tüm uygulama kullanıcılarının psikolojik problemler yaşayabileceği çıkarımını yapmak için yeterli değil.

Araştırmacılar, çevrimiçi flört uygulamalarının kişilerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin, uygulamaların gerçeklikten uzak oluşundan kaynaklandığının altını çiziyor.

Çevrimiçi flört uygulamalarının kullanıcıların ruh sağlığı üzerindeki etkisi tartışma konusu olsa da, yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar bu uygulamaların kişilerin psikolojik durumunu olumsuz etkileyebileceğinin sinyallerini veriyor. Bu uygulamaların kişilerin gerçek görünümlerini, gerçek yaşantılarını, yani gerçek dünyayı yansıtmadığının, kullanıcıların en iyi görünümleriyle o platformda yer aldıklarının bilincinde olmak ruh sağlığınızı korumanız için son derece önemli.

Kendi değerinizi yalnızca kaç kişinin sizinle eşleştiği ve fotoğrafınızı beğendiği üzerinden belirlemeniz ya da sizi hiç tanımayan birinin sizin kişiliğinizi, geçmişinizi, fikirlerinizi bilmeden yalnızca fotoğrafınız üzerinden değerlendirme yapması gerçeği yansıtmayan, oldukça sınırlı bir değerlendirme olacaktır. Sonuç olarak, Tinder’ınızı gönül rahatlığıyla kullanmaya devam edebilirsiniz ancak değerinizi yalnızca bu uygulamaya indirgemek konusunda dikkatli davranmanızı tavsiye ediyoruz.

 

İlginizi çekebilir: Kadınlar için güvenilir bir flört uygulaması olduğu söylenen Tinder’ın görünmeyen yüzü

Kaynak:
Mensfitness

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale