X

TikTok’un öne çıkan trendi Morning Shed gerçekten etkili mi?

Her geçen gün TikTok’ta farklı bir güzellik ve bakım trendi ile karşılaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde ise Morning Shed olarak bilinen TikTok trendi ön plana çıkıyor. Bu yazımızda, bu trendin detaylarını sizler için kaleme aldık.

Morning Shed nedir?

Morning Shed, yatağa ne kadar çirkin gidilirse sabah o kadar güzel uyanılacağını belirten bir trend. Otuz milyondan fazla izlenmeye sahip olan bu akım için uyumadan önce yüze çeşitli bakım ürünlerinin uygulanması gerekiyor. Bu ürünlerin sabah uyanıldığı zaman çıkartılması büyük bir önem taşıyor.

Bu trend sayesinde her sabah daha ışıltılı ve canlı bir cilde sahip olunabileceği vurgulanıyor. Bu trend kapsamında göz maskesi, ağız bandı, kırışıklık karşıtı bant ve bigudi gibi ürünlerin kullanılması öneriliyor. Şimdi, Morning Shed için bu ürünlerin nasıl kullanılabileceğini kısaca açıklamak istiyoruz.

Morning Shed nasıl uygulanır ve ne tür etkiler sunar?

Bu trend, ağız bandı, çene bandı, göz altı bantları, yüz bantları, kağıt maskeler, bone ve uyku bandı gibi ürünlere ev sahipliği yapıyor.

Uyumadan önce ağız bölgesine ağız bandı yapıştırılarak uyku esnasında ağızdan nefes almanın önüne geçiliyor. Pek çok insan ağız bantlamanın daha keskin bir çene hattını açığa çıkaracağını düşünse de sağlık profesyonelleri bu yöntemin yeteri kadar oksijen alımını engellediğini belirtiyor. Ayrıca, ağız bantlama sonucunda çeşitli uyku bozuklukları da yaşanabiliyor.

Bu trend için tercih edilen yöntemler arasında bulunan çene bantlama, çenenin altından kafanın tepesine kadar bir bandın sabitlenmesi olarak biliniyor. Birçok insan bu yöntemi daha sıkı bir cilt ve keskin bir çene hattı için uygulasa da bu yöntemin de bir faydası olmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, çene bantlamanın çene liposuctionından veya boyun germe işleminden sonra etkili olabileceğini vurguluyor.

Kırışıklıkları önlemek ve cilde pürüzsüzlük kazandırmak için uykudan önce uygulanan yüz bantları da kalıcı bir çözüm sağlamıyor. Bu bantların alındaki çizgiler gibi kırışıklıkları geçireceği düşünülse de uzmanlar bu bantlarla uyumanın cilt bariyerini tahriş edebileceğini ifade ediyor. Ayrıca, uzun bir süre bu bantların yüzde kalması gözenekleri tıkayarak sivilce oluşumuna yol açabiliyor.

Göz altı bantları Morning Shed’in popüler ürünleri arasında yer alıyor. Her ne kadar bu bantların göz altı morluğu gibi yaygın durumlara çözüm olabileceği düşünülse de bu bantlar hızlı bir şekilde nemlerini kaybediyorlar. Bu durum sonucunda da bu bantların etkisi kısa bir süre içinde bitiyor. Kısacası, göz altı bantlarını uyku esnasında takıyor olmak uzun vadede ciddi bir değişim sağlamıyor.

Ağız bandı, çene bandı, yüz bandı ve göz altı bandı Morning Shed kapsamında fayda yerine zarar getirse de bu trend için tercih edilen bazı ürünler avantaj sağlayabiliyor. Bu ürünler arasında uyku bandı, ipek bone ve dudak maskesi bulunuyor.

Yatağa girmeden önce sürülen dudak maskesi, gece boyunca yoğun bir nemlendirici etki sunabiliyor. İpek boneyle yatağa girmek ise sürtünmeyi, elektriklenmeyi ve saç kırılmasını azaltabiliyor. Uyku bandı da uyku esnasında ışığa maruz kalmayı engellediği için melatonin üretimini destekliyor.

Morning Shed’in dezavantajlarının avantajlarına göre daha fazla olduğunu belirtebiliriz. Bu trend, çoğu insanın zaman, enerji ve bütçe kaybı yaşamasına yol açabiliyor. Ayrıca, bu trend dolaylı yoldan öz güven düşüşüne, güzelleşme takıntısına ve aşırı ürün tüketimine de neden olabiliyor. Her ne kadar bu trend olumsuz bir rutin olsa da dünya çapında pek çok insan tarafından uygulanıyor. Aşağıdaki video aracılığıyla bu trendin somut bir örneğini inceleyebilirsiniz.

@yourfavfakeblonde.com

Morning shed! #morningshed #bonnet #chinstrap #mouthtape

♬ original sound – ELLA BEST♬ original sound –

 

İlginizi çekebilir: Sadelik ve doğallığın yükselişi: ‘Clean girl’ trendi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale