X

Tezahür sanatı 6: Her şeyin bir zamanı olduğu gerçeğinin farkında olmak

“Her şey vaktini bekler,
Ne gül vaktinden önce açar,
Ne güneş vaktinden erken doğar,
Bekle senin olan sana gelecektir…”

Mevlana Celaleddin Rumi

Tezahür sanatı yazı dizisi her hafta arklı yönleriyle tezahürü incelediğimiz çok heyecanlı bir yolculuk. İlk yazımda sizlerden hayatınızda gerçekleşmesini istediğiniz bir amacı belirlemenizi istemiştim. Ve takip eden her haftada buradan sizlere tezahür hakkında farklı çalışmalar önermeye devam edeceğim. Eğer bu önerileri uygulayacak olursanız, belki de birlikte çıktığımız bu yolculukta yolumuz bir yerlerde kesişir!

Bu hafta ele alacağımız konu ise tezahür ve zaman denklemi. Zamanı düşündüğümüzde birçoğumuzun aklına gelen ilk kavram beklemek oluyor. Bugün bu yazımda sizlerle birlikte bekleyebilmek ve hatta beklemeyi bilmek (!) üzerine biraz daha yorum yapalım istiyorum. Özellikle bir dileğimiz olduğunda neden zaman kavramına karşı duruşumuz değişiverir? Herhangi bir dilek için bazen iki saat dediğimiz toplam 120 dakika bile uzundur değil mi? Ve hatta “Hemen!” deriz “Hemen olsun istiyorum, bugün olsun, hemen gelsin, hemen alınsın, hemen teklif edilsin!”

Peki tezahür akışında zaman nasıl çalışıyor? Bunu hiç düşündük mü? Şöyle bir örnekle biraz daha yakından inceleyelim. Birçoğumuz internet üzerinden kitap siparişi vermişizdir. İlk aşama kitapları seçmemizle başlar. Bizler bir sepet oluştururuz. Mesela kitap alışverişini düşünelim. Kitapların listesini site üzerinden onaylarız ve adresi gireriz, yani sisteme gönderimin nereye yapılması gerektiğini söyleriz. Tezahür de işte tam olarak böyle çalışır; bizler dileğimizi, bu istek bir araba olsun mesela, detaylı olarak tanımlar ve beklediğimizi o muhteşem güce iletiriz.

Son aşama ise artık kitap siparişlerimizin teslim edilmesini beklemektir, hatta bugün uygulamalar üzerinden kitaplarımızın yola çıktığını, hangi kargo şubesine geçtiğini ve evimize tahmini olarak ne zaman ulaşabileceğini bile takip edebiliyoruz. Şimdi şöyle bir durum düşünelim: Kitap siparişlerimizi verdik ve durmadan sipariş verdiğimiz firmayı arayarak “Kitaplarım ne zaman  gelecek?’’ diye soruyoruz. Karşı taraftan ne cevap alırdık? “Yola çıktı, en kısa zamanda evinize teslim edilecektir.”

Yani siparişimiz ile teslimatı arasındaki bu zaman kavramı tezahür için de aynı şekilde çalışmaktadır. Fakat bizler özellikle dileklerimizin gerçeğe dönmesi konusunda o kadar sabırsız davranırız ki firmayı sürekli arayan o müşteri haline dönüşürüz. Oysaki evrenin de aynı kitap teslimatında olduğu gibi bir hazırlık ve teslim süresine ihtiyacı vardır. Tüm koşulların en doğru hizaya ulaşması, tezahürün hazırlanması ve bize ulaşmasına kadar geçen süreç işte bu hazırlığa karşılık gelmektedir. Yani zaman gerektirmektedir. Bizler bir dilek paylaştığımızda, evrenin hazırlanma sürecini göz ardı ederiz. Hatta bu sürede karşımıza sonuç çıkmadığı için sabırsızca davranır, “Olmayacak!’’ der geçeriz. Oysa evren çalışmaktadır, koşulları hazırlamaktadır ve bizden tıpkı kitap siparişimizi takip ettiğimiz gibi işaretleri takip ederek, sabırla ve aynı güzel enerjiyle teslimatı beklememizi istemektedir.

Bugün bu tezahür yolculuğunda bana eşlik ediyorsanız, zaman kavramına ve dileğinizin evren tarafından hazırlandığı bu önemli döneme sabırla ve en güzel enerjilerle yaklaşmanızı dilerim. Size doğru gelmekte olan, evren tarafından çoktan kabul edilmiş dileklerinizin “gerçekten” zamanı geldiğinde sizleri bulması dileklerimle!

İlginizi çekebilir: Tezahür sanatı 5: Olanları ve olmayanları aynı olgunlukla kabul edebilmek

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale