X

Terk edilmemek için terk etmek: Duygusal savunmanın ilişkilerdeki rolü

Çoğu insan, ilişkilerinde hissettiği duygusal tehditlerle başa çıkmak için farkında olmadan bazı savunma mekanizmaları geliştirebilir. Bu mekanizmalardan biri, terk edilme korkusunun önüne geçmek için önce terk etmeyi seçmektir. Bu davranış, yüzeyde kararlı ve güçlü bir tavır gibi görünse de derinlerde incinme korkusunun bir yansımasıdır.

Terk edilme korkusu, genellikle geçmişteki acı deneyimlerle bağlantılıdır. Çocuklukta yaşanan duygusal ihmal, güvensizlik hissi ya da sevgiyi koşullara bağlayan bir ortam, bireyin duygusal dünyasında derin izler bırakabilir. Bu izler, yetişkinlikte bir ilişki içindeyken de tetiklenebilir. Bir başkasının sevgisine ve bağlılığına güvenmekte zorlanan kişi, bir gün o sevgiyi kaybedeceğini düşünerek kendini hazırlamaya çalışır. Ancak bu hazırlık, gerçek bir çözüm değil, yalnızca duygusal bir kaçış yoludur. İlişkide terk edilmeyi beklemek yerine terk etmeyi seçen kişi, bu kararıyla kontrolü elinde tuttuğunu hisseder. “Bu ilişkiyi bitiren ben oldum, dolayısıyla yaralanmadım.” düşüncesi, kısa vadede kişiye bir tür rahatlama sağlar. Ancak uzun vadede, bu durum kişinin yalnızlık hissini derinleştirebilir. Çünkü bu davranış, aslında kişinin kendisinden kaçışıdır.

Sevgiye dair korkularla yüzleşmek yerine, o korkuları yok saymayı seçmek, kişiyi gerçek bir yakınlıktan uzaklaştırır. Bu döngü, ilişkilerde hem terk eden hem de terk edilen taraf için karmaşık bir yıkıma yol açabilir. Terk eden kişi, bir yandan kendini koruma çabası içindeyken diğer yandan suçluluk ve pişmanlık hislerine bürünebilir. Terk edilen kişi ise çoğu zaman bu kararın nedenini anlayamaz, hatta kendini yetersiz ya da değersiz hissetmeye başlayabilir. Oysa terk eden kişinin motivasyonu, partnerinin kişiliği ya da ilişki dinamiklerinden ziyade kendi içsel korkularıdır.

Bu korkularla başa çıkmanın yolu, kişinin kendisiyle daha derin bir bağ kurmasından geçer. Terk edilme korkusu, hayatın bir gerçeğiyle yüzleşmekten kaçınmanın bir biçimidir. Tüm insanlar incinebilir, sevgi ve bağlılık her zaman belli riskleri taşır. Ancak bu riskler, aynı zamanda ilişkilerin anlamını ve güzelliğini de içinde barındırır. Kendi duygusal dünyasını anlamaya istekli olan bir kişi, bu döngüyü kırabilir. Terk edilme korkusunu fark etmek, o korkunun hayatını yönlendirmesine izin vermek yerine, onunla yüzleşmeyi seçmek anlamına gelir.

Bu süreçte, kişinin geçmiş yaralarını incelemesi, hangi deneyimlerin onu bu noktaya getirdiğini anlaması büyük bir fark yaratabilir. Profesyonel destek almak, bu tür duygusal dönüşümlerin daha sağlıklı bir zeminde gerçekleşmesine olanak tanır. Terk edilmemek için terk etmeyi seçmek, kontrol edilemeyen bir durumu kontrol altına alma çabasıdır. Ancak bu çaba, insanı hem ilişkilerden hem de kendisinden uzaklaştırır. Sevgi, her zaman belli belirsizlikleri beraberinde getirir. Ancak bu belirsizlik, aynı zamanda bir özgürlük alanıdır. Korkuların gölgesinde yaşamaktansa, sevginin sunduğu o özgürlükte kendine yer açmak, duygusal olgunluğun bir göstergesidir.

İlişkiler, risk almadan anlam kazanmaz. Terk edilme korkusu, bir duygusal savunma mekanizması olarak devreye girse de onun bizi yönetmesine izin vermemek bir seçimdir. Sevgi, kontrolün ötesinde bir teslimiyettir; hem kendinize hem de bir başkasına güven duymanın cesaretidir. Gerçek bir yakınlık, korkulara rağmen kalmayı ve birlikte büyümeyi seçtiğimizde başlar.

Sevgilerimle,

@klinikpsikologbetulcavlak, @payepsikolojimerkezi

İlginizi çekebilir: Mevsimsel depresyon: Kış gelince ruhumuz neden hüzünlenir?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale