X

Tercihlerimizi yaparken nasıl daha mutlu olabiliriz?

Doğduğumuz andan itibaren sürekli farklı tercihler arasından seçimler yapıp farklı yolculuklar deneyimliyoruz. Henüz bebeklik döneminde ışığın geldiği yönü seçiyoruz veya karanlığın içindeki ufacık bir izi seçiyoruz. Renkleri hayatımızın 4. ayından itibaren seçmeye başladığımız vakit, renkli oyuncaklarımız içinden bize en keyif vereni seçiyoruz. Her an büyüyoruz, bilinçli tercihlere başladığımızda seçenekler arasından kendimizce uygununa karar veriyoruz. Peki seçimlerimizin temelinde neler var ve bu seçimleri nasıl daha kolay yaparız? Her seçim sonrasında nasıl daha mutlu olabiliriz?

Öncelikle seçim için seçeneklerin hepsini önüne alıp ince eleyip sık dokuyan biri misiniz, yoksa birkaç alternatif gelişince hızlıca birine karar veren ve diğer alternatifleri tekrar düşünmeyen biri mi? İlk seçenek evet ise, muhtemelen geride bıraktığınız seçenekler uzun süre zihninizi kurcalıyor. “Bu seçimi yaptım ama doğru mu?”, “Diğer yolda çok daha fazla fırsat
varmış, tüh! Kaçırdım!“, “Artık iş işten geçti, bu seçimimin sonucuna razı geleceğim”, “Keşke kararımı verirken bir de şu kişinin fikrini alsaydım!” Bu liste uzayıp gidebilir.

Çok fazla seçeneğin olması kişiye özgürlük alanı yaratıyorken bir yandan da onu kısıtlıyor. Bary Schwatz, kitabı Paradox of Choice’ta bu iki tip kişi arasından kararını maksimize etmek için her seçeneği değerlendirenlerin uzun vadede mutsuz olduğunu ortaya koyuyor.

İnsanların belirli sınır ve seçenekler içerisinde kalması, çok daha az üzülmesi ve hayal kırıklığı yaşaması için belki de daha gerekli. Eğer ikinci seçenek sizin için geçerliyse, o zaman şanslı bir azınlıkta olduğunuzu söylemek gerek. Seçimlerinizin sorumluluğunu alıyor, sonuçları ne olursa olsun çok fazla hayal kırıklığı yaşamadan yolunuza devam edebiliyorsunuz. Çok seçenek yaratmak için harcadığınız efor, sizi karar verirken hayal kırıklığına uğratabiliyor.

Kendinizi daha çok eğlendirerek, dinlendirerek aslında zihninizi daha çok düşünmek yerine daha azı ile meşgul ederek, sonunda mutlu olacağınız seçimler yapmak mümkün. Tüm bunları düşününce aslında iyi gibi gözüken çok fazla fırsat, seçenek bolluğu  yerine, hayatınızı daha sade, daha yalın, daha azaltarak yaşamaya ne dersiniz? Hayatınızda fazlalık olarak gördüğünüz seçenekleri, eşyaları, düşünceleri ve aklınıza gelen, zihninize fazla yük yaratan her şeyi biraz azaltıp, karar süreçlerinize tekrar bakmaya başlayabilirsiniz. Seçtiğiniz her ne olursa olsun, geride kalanlar ile vedalaşmak ve geleceğe bakabilme cesaretine sahip olmak size de iyi hissettirecek.

İlginizi çekebilir: Pandemi dönemini keyifle atlatmak için birkaç öneri

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale