X

Tembellikle nasıl başa çıkılır?

Üretkenlik üzerine yazılar okuyup, yapılacak işler listeleri tutup ve her ayın başında artık üretken olacağınıza dair kendinize söz verdiğiniz halde hala tembelliğe devam ediyorsanız, tembelliğinizle başa çıkmanın yollarını bu yazıda bulabilirsiniz.

Tembellik sorununu herkes yaşayabilir

Gerçekten tembel misiniz yoksa bunalmış mı?

Birçok aktif ve üretken insan, hoşlandıkları işleri yaptıkları zaman kendilerini tembel olarak kabul ediyor. Hatta bu işlerle uğraştıkları zaman, büyük bir hataymışçasına davranıyorlar. Eğer böyle bir durumun içerisindeyseniz ve kendinizi tembel olarak görüyorsanız, bir dakika surum ve doğru düşündüğünüzden emin olmaya çalışın. Çünkü yanılıyor olabilirsiniz.

Psikolog Leon F. Seltzer, tembel kelimesini kullanmayı tamamen bırakmamız gerektiğini düşünüyor. En azından bu kelimenin bir kişinin bütün kişiliğini tanımlar nitelikte kullanılmaması gerektiğine inanıyor. Dr. Seltzer’e göre bir kişi kişisel disiplin ya da motivasyon sorunu yaşıyor olabilir. Eğer biz bunu toptan tembellik olarak tanımlarsak, sorunun çözümünü iyice zorlaştırmış oluruz.

Eğer tembellik sizin karakterinizi tam olarak tarif etmiyorsa alternatifler üzerinde durabilirsiniz. Bir kağıda haftalık olarak ne yaptığı teker teker yazabilirsiniz. Bu bilgiyi çıkardıktan sonra aşağıdaki gibi kategorizasyona gidebilirsiniz:

Kişisel disiplin: Eğer programınız çok dolu olduğu halde, yapmanız gereken işleri yapamıyorsanız bir kişisel disiplin sorununuz olabilir. Çözüm olarak hayatınızda yaratan öğeleri yok edebilirsiniz.

Gerçekçi olmayan beklentiler: Eğer programınız dolu ve gerçekten işlerinizi tamamladığınız halde hala daha kendinizi tatminkar bulmuyorsanız, kendinize çok yükleniyor olabilirsiniz.

Motivasyon: Eğer programınız kısmen doluysa ve siz zamanınızın çoğunu uyuyarak ya da başka aktivitelerle geçiriyorsanız, motivasyon sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Motivasyon sorunu, ne yapacağınız bilmemekle ya da depresyon sebebiyle ortaya çıkıyor olabilir. Bu sorun herkeste görülebileceği gibi, yine herkes bir şekilde bu sorunun üstesinden gelmeyi de başarıyor.

Görüldüğü üzere, tembellikle başa çıkmanın yolu, sizin için neyin önemli olduğunda yatıyor. Kendinize biraz zaman ayırmanız ve zayıflıklarınızı tespit etmeniz bu meselenin çözümünün en önemli aşamasını oluşturuyor.

İşinizi değerli kılmanın yollarını arayın

Her işin önem verilecek değerli bir yanı vardır

Çağımızın en önemli sorunlarından birisini, herkesin yaptığı işten neredeyse nefret etmesi oluşturuyor. Aslında, her ne kadar kendi ruhunuza uygun, mükemmel mesleği bulamasanız da, yaptığınız işten zevk almak son derece mümkün bir durumdur. Bunun için sadece yaptığınız işe değer vermeniz gerekiyor. En azından bunu öğrenmeniz hayati önemde.

İşinize karşı alaycı bir tavır takınmanızın size hiçbir yararı olmayacaktır. Bunun yerine aşağıdaki sınıflandırma üzerinde çalışabilirsiniz:

İşinizin yararlarını yazın: Her işin bir faydası vardır ve önemli olan bunların farkında olmaktır. En küçük detayları bile not edebilirsiniz.

Çalışırken eğlendiğiniz anların tadını çıkarın: Her işte çalışırken insanın eğlendiği, iyi vakit geçirdiği zamanlar oluyordur. İşte tam olarak o zamanların farkına varın ve bunu başkalarına da anlatın.

Zihninizdeki çalışma kavramını yenide tanımlayın: Çalışmanın değerli bir şey olduğu düşüncesini zihninize iyice yerleştirin. Bunu yaptığınızda bile çok büyük bir anlayış değişikliği yaşayabilirsiniz.

Hobilerinizi değiştirin

Eğer eve geldiğinizde yaptığınız ilk iş, kanepeye uzanıp televizyonu açmak ve bir yandan da Facebook’a girmek oluyorsa, bu verimsiz bir akşam geçireceğiniz anlamına geliyordur. Kaldı ki her zaman aynı şekilde hayatınıza devam ediyorsanız bu da sizin kısır bir döngüye girmenize sebep olabilir. Bunların yerine daha sosyal hobiler edinebilirsiniz ve bu sizin üretkenliğiniz üzerinde etkili olabilir.

Yaratacağınız yeni hobilerin sizin üretkenliğine fayda sağlayacak şeyler olmasına da dikkat edin. Mesela tembelliğinizi üzerinizden atacak aktivitelerle ya da bedensel hareket sağlayacak işlerle ilgilenebilirsiniz.

İstikrarlı olun ve gelişmenizi gözlemleyin

Kişisel gelişiminiz açısından istikrar çok önemlidir

Eğer ciddi bir davranışsal değişiklik yapmak istiyorsanız, istikrarlı olmanız gerekebilir. Yapılacak işleri, hedeflerinizi belirleyin ve bir yerlere not edin. Bunları yaptıkça da, üzerlerine bir tik koyun. Sürekli olarak ilerlemenizi de gözlem altında tutun. Bu sayede siz de başarıya ulaşabilirsiniz.

Kaynak:
Lifehacker

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale