X

Telefonunuzun mükemmel bir şekilde çalışmasının sırrı ne?

Onca para harcayıp yeni bir telefon aldığınızda, en son isteyeceğiniz şey telefonun birkaç gün sonra bozulmasıdır.

Bu yüzden üreticiler, ürünü ayrıntılı testlere tabi tutarak her bir aygıtını incelerler. Samsung da Galaxy serisi için aynı testleri uyguluyor, özellikle de amiral gemisi Galaxy S5 için. Samsung’un Güney Kore’nin Suwon şehrinde yer alan ana merkezine gittiğinizde ürünleri sınayıcı programları inceleyebilirsiniz. Orada mühendisler, telefonun düşmeye ne kadar dayanıklı olduğundan herhangi bir tuşa kaç kere dokunduğunuzda kırabileceğinize kadar birçok farklı sorunun cevabını bulmaya çalışıyorlar. Gelin dilerseniz bu test odalarını birlikte inceleyelim:

Samsung bu odayı telefonda bulunan radyoyu test etmek için kullanıyor. Odadaki köpük materyali duvarsız ve tam açık bir ortam oluşturuyor ve radyo dalgalarını absorbe ediyor.

Samsung bu antenleri kullanarak aletlerindeki radyasyonun evdeki diğer elektronik eşyaları ne kadar etkilediğini test ediyor.

Likit tüpler insanların vücudunda bulunan sıvı maddeyi taklit ediyor. Samsung, bu odada insan vücudunun telefonlarından ne kadar radyasyon absorbe ettiğini test ediyor.

Fotoğrafını gördüğünüz sonda aleti, radyasyonu ölçüyor. Her ülkenin radyasyon seviyesi birbirinden farklı. Eğer Samsung, bir ülkenin gerekliliklerini yerine getiremezse, telefonlarını o ülkede satamıyor.

Samsung Galaxy S5, suya ve toza dayanaklı. Bu odada telefon tozla kaplanıyor. Daha sonra mühendisler, telefonun içerisine toz girip girmediğini kontrol ediyor.

Samsung , termal kameralar kullanarak telefondan çıkan ısı miktarını ölçümlüyor. Test cihazları telefonun, kullanıcının verdiği görevleri yaparken ısınmadığından emin olmak istiyor.

Statik elektrik telefona zarar verebiliyor. Bu odada, statik elektrik silahıyla telefona vurarak, telefonun şoka dayanıklı olup olmadığından emin olması isteniyor.

Telefonunuzu kullandığınız sürece  ana ekran tuşuna kaç kere basıyorsunuzdur? Samsung, bu makine yardımıyla bunun daha uzun sürmesi için çalışıyor.

Yukarıda gördüğünüz bu küçük tokmaklar sürekli ana ekran tuşuna defalarca basarak, telefonun dayanıklılığını ölçüyor.

Fotoğraftaki aletler, telefonun yere düşmesini test ediyor. Samsung çok hızlı kameraları sayesinde düşme anını saniye saniye kaydediyor ve bu sayede mühendisler, düştükten sonra telefonun hangi kısmında bükülme ve kırılma ihtimali olduğunu söyleyebiliyorlar.

Samsung, telefonlarını çeşitli kamera testlerine de tabi tutuluyor. Görmüş olduğunuz bu mühendis, kameranın flaş özelliğini test ediyor.

Galaxy S5 aynı zamanda işitsel testlere de tabi tutuluyor. Bu odalarda mühendisler, çevredeki farklı sesler olduğunda telefonun ses kalitesini ölçümlüyorlar.

Ses mühendisleri kulaklarında mikrofon bulunan mankenleri kullanarak görüşme kalitesini test ediyorlar. Aynı zamanda mankenin ağzına yerleştirdikleri hoparlör sayesinde telefonun hoparlör kalitesini de ölçebiliyorlar.

Mühendisler, odaya yüksek desibellerde arka plan sesleri uygulayarak telefonun ne kadar dayanabileceğini test ediyorlar. Gerçekte, telefonlar bölgelere göre ayrılarak, bölgelerdeki aynı tarzdaki seslere göre test ediliyor. Yani Avrupa’ya satılacak telefonlar için farklı bir ayarlama yapılırken, Çin için başka bir ayarlama yapılıyor.

Kaynak:

rocketnews24.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale