X

Teknolojinin hayatlarımıza getirdiği beklenmedik sonuçlar

Teknoloji, hayatlarımıza girdiğinden beri işimizi büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Özellikle son yıllarda bunu çok daha hızlı bir biçimde yaşıyoruz. 10 yıl öncesine kadar asla düşünemeyeceğimiz teknolojik yenilikler şu an hepimizin kullanımında. Ancak teknolojinin bize getirdiği tek şey işleri kolaylaştırması değil tabii. Bununla birlikte bazı istenmeyen sonuçlarla da karşı karşıyayız.

Radyo ve TV sunucusu Chuck Nice, bilim komedisi yapmasıyla ünlenmiş bir medyacı. Nice’ın teknolojinin istenmeyen sonuçlarına eğlenceli bir bakış açısıyla dikkat çektiği konuşması yazının sonunda yer alıyor. Ancak öncesinde Nice’ın düşüncelerine yer verelim:

Sosyal medya

Sosyal medya ilk ortaya çıkmaya başladığı sıralarda hepimizin aklında kuracağımız daha güçlü iletişim ağları vardı. Beklediğimiz şey sosyal medyanın bizi bir kent meydanına toplaması ve bu sayede başkalarıyla fikir ve tartışmalarımız üzerinde etkileşime geçebilmekti. Bunun hiçbir şekilde sağlanamadığını söylemek yanlış olur. Ancak elimize geçen şey bundan ziyade troller oldu. Bireylerin gerçek kimliklerini saklayarak görüş beyan edebilmeleri, çok fazla dezenformasyona ve bilgi kirliliğine sebebiyet verdi. Bugün gelinen noktada internette rastladığımız pek çok bilginin güvenilirliği şüpheli ve doğruluğu kesin değil.

Buna ek olarak; yine sosyal medyanın gelişimiyle birlikte yeni bir bağımlılık türü de görülmeye başlandı: Sosyal medya bağımlılığı. Artık elimizdeki cihazlara her şeyden çok bağımlıyız. Onlar olmadan bakkala bile gitmiyor, onlarsız adım atmıyoruz. Literatüre ‘dijital detoks’ gibi kavramlar girmeye başladı. Hatta konu öyle bir noktaya geldi ki, bir araya gelen arkadaşlar birlikte sohbet edip eğlenmek yerine sosyal medya üzerinden yazışmaya başladı. Nice, bunu “Göz göze gelmekle uğraşmadan birbiriyle konuşan insanlar” şeklinde ifade ediyor.

İlginizi çekebilir: Dijital detoks nedir? Nasıl yapılır?

Siber zorbalık

Trollerden bahsetmişken siber zorbalığa değinmeden olmazdı. Eski kuşakların anlamakta zorlandığı bir konu olan siber zorbalık, yine gerçek kimliklerinin bilinmemesinin arkasına saklanarak zorbalığı internet ortamında yapan kişiler için kullanılıyor. Ortada herhangi bir vurma, darp, şiddet vs. olmadan sanal bir saldırının söz konusu olduğu bu zorbalık türü, her ne kadar önemsizmiş gibi görünse de en az gerçek hayattaki zorbalık kadar yaralayıcı olabiliyor. Ama bunu büyükannelerimiz ve büyükbabalarımızın anlaması biraz imkansız olabilir tabi.

Yapay zeka

Yapay zekanın imkansız göründüğü ve bu yüzden şakalara konu olduğu bir zaman vardı. Ama artık bu mesele hiç komik değil. Stephen Hawking, Elon Musk ve Bill Gates gibi insanların çıkıp yapay zekayla ilgili bilgiler paylaşması, konunun ciddiyetini daha iyi anlamamıza neden oldu. Şu an makineler; gerçekten düşünmeyi, insan davranışlarını anlamayı ve kendilerini savunmayı öğreniyorlar. Ve tabi bu teknolojik yeniliğin de istenmeyen sonuçlarının olması hayli olası. Nice’ın bu konuya esprili bir öneri getiriyor: “Yapay zekayı mükemmel kılmadan önce yapay duyguları mükemmel kılmamız gerekiyor. Bu sayede robotlara ve makinelere bizi karşılıksız sevmeyi öğretebiliriz.”

İlginizi çekebilir: Yapay zekanın tasarımında duyguların yeri var mı?

Teknolojinin hayatımıza getirdiği yenilikler ve istenmeyen sonuçlar bunlarla sınırlı değil. Artık yeni flört etme şekillerimiz, biyolojik mühendislik sayesinde artmasını umduğumuz yaşam süremiz ve yakın gelecekte kargomuzu kapıya kadar getirecek robotlarımız var. Tüm bunlar büyük bir hızla gerçekleşmeye devam ederken hayatımıza tahmin edilmeyen bazı sonuçları da getirdiği bir gerçek.

Chuck Nice’ın teknolojinin istenmeyen sonuçlarıyla ilgili konuşmasını izlemek için aşağıdaki videoya tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Tinder kullanmak özgüveninizi olumsuz etkileyebilir

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale