X

TED konuşmacısı Helen Fisher, aşıkken beynimizde neler olup bittiğini açıklıyor

“Aşk nedir?” sorusuna şüphesiz hepimizin vereceği bir cevap var. Binlerce yıldır üzerine düşünülen, hakkında eserler verilen bu kavram herkesin bildiği tanıdığı bir duygu olsa da; ilginçtir ki bunun nedenleri ve ne olduğuyla ilgili hala elimizde tam olarak kesin bilgiler mevcut değil.

Neden aşık olduğumuzu, bunu sağlayan koşulların ne olduğunu bilim şimdiye kadar sadece belli bir oranda açıklayabilmiş durumda. Vücudun kimyasıyla alakalı olan bu durum, genellikle farkında olmaksızın biyolojik olarak kendimize ve soyumuzu devam ettirmeye en uygun kişiyi seçmemiz sayesinde gerçekleşiyor. Ancak bir insanı uğruna her şeyi yapacak, hatta hayati tehlikeleri göze alacak kadar çok sevmenin nedeni yine de henüz tam anlamıyla kavranmış değil.

Aşıkken veya terk edildiğimizde beynimizde neler oluyor?

Helen Fisher, aşk konusunda uzmanlaşmış bir antropolog. Şimdiye kadar bununla ilgili birçok çalışması olan Fisher, yürüttüğü son araştırmada aşık insanların ve yakın zamanda terk edilenlerin beyin MR’larını çekerek, aşkın beyinde yarattığı etkileri gözlemlemeyi amaçladı.

Çalışmaya, çok aşık 37 kişinin katılımı sağlandı. Bunların 17’si mutlu, 15’i ise henüz terk edilmişti. Geri kalanlarsa 10 ila 25 yıllık evli olup hala aşık olduğunu belirtenlerdi. Çalışmanın sonunda özellikle terk edilen aşıkların beyninde farklı bölgelerle ilgili ilginç sonuçlar tespit edildi. Bu sonuçlardan biri terk edilen kişinin beyninde olup bitenin sadece romantik duygularla ilgili olmadığıydı. Öte yandan bireyin terk edildiğinde yapması gereken şeyin normalde, eski ilişkisini unutup yenisine devam etmek olmasına rağmen, tam tersi olduğu gözlemlendi. Bir başka deyişle, terk edilen kişi, eski sevgilisine daha çok aşık oluyordu.

Aşağıdaki videoda Helen Fisher’ın konuşmasının tamamını ve çalışmanın ortaya koyduğu diğer sonuçları bulabilirsiniz:

Kaynak:

ted.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale