X

Tazelenip yenileneceğimiz yepyeni anlara koşalım

Öyle bir yerdeyim ki uçtu, gitti bildik telaşlar, çok uzaktaymış gibi gözüküp de beyni kemiren kaygılar, geleceğe doğru uzanan masalımsı kurgular… Ben varım sadece, bir de doğa. Baş başayız, kucak kucağa, sırt sırtayız.

TV’de izlediğim bir filmin ardından belgesele takıldı gözüm geçenlerde; tembel hayvan bana bakıyordu ekranda. Kamera slow motion çekiyor gibi gözükse de hayvanın hareket eder haliydi o aslında. Zihnim tembel hayvan olmaktan, kirpiğimi kırparken 5 kere düşünmekten yanaydı bir süredir; ama içinde de bir çita oturuyordu, sabırsız, devinime aç biçimde. “Kalk, hareketlen, tazelen.’ diyordu adeta. ‘Durma! Sen ilerledikçe, ilerleyecek her şey.” Eminim ki çoğumuz için kolay bir zaman değildi geçen haftalar. Toparlanmak emek gerektiriyordu, çabaya ihtiyaç duyuluyordu. Zordu. Her zaman olduğu gibi, bu sefer de her şeye rağmen cevap kendimizde; tembel hayvan mıyız yoksa çita mı?

Kimse kimseye %100 sorunlar karşısında yardımcı olamıyor, yol yordam gösteriyor, adresi tarif ediyor; ama sapma payı bırakıyor, her şeye merhem olamıyor, olamıyoruz.

Doğru yer doğru zaman: Runfire

Runfire Cappadocia

Ben çözümü yine kendimi doğanın kollarına atmakta buldum. Öyle güzel bir zamana denk geldi ki Runfire; neye, nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Sevgi var burada, birliktelik var ve en önemlisi her şey, herkes, her olan biten gerçek; doğa da, insanlar da.

Aslında bir şeylerin hala var olduğunu kanıtlayan bir kampta, uyku tulumunun içinde yazıyorum bu satırları. Yarın sabahtan itibaren 4 gün boyunca Kapadokya’yı koşarak fethedeceğim. Şu anda Aksaray-Güzelyurt’tayım, yarın sabah Ihlara’ya doğru atacağım adımlarımı.

Biliyorum ki koştukça hafifleyecek, hafifledikçe yeniden güzelliklerle dolmanın tatlı heyecanını yaşayacağım.

Fotoğraf: Itır Erhart

Daha ilk gündeki birkaç saatten yukarıda gördüğünüz fotoğraflar çıktı, yarış tamamlanana kadar neler olacak ben de merak ediyorum.

4 güne ait değerlendirmemi haftaya yazacağım. Eğer doğanın sizi gerçekten büyülemesine razıysanız eylülde, yine Uzun Etap tarafından organize edilen Likya Yolu Ultra Maratonu‘nda buluşalım, seneye de yine Runfire’da.

Tazelenip, yenileneceğiniz tertemiz anlar dileğiyle.

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg
İlgili Makale