X

Tatilde cildinizde leke oluşumunu engelleyecek 4 besin

Besinlerin vücudumuz üzerindeki etkileri sonsuzdur. Cildimiz, saçımız, tırnaklarımız beslenme alışkanlıklarımızın birer dışa vurumudur. Hal böyleyken besin seçimine dikkat etmek fiziksel görünüşümüz için de oldukça önem kazanmaktadır. Cilt sağlığı ve leke oluşumu dediğimizde özellikle kompleks karbonhidratlar, çinko, A ve E vitaminleri, omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar bakımından zengin yiyecekler aklımıza gelmelidir. Yüksek oranda bu bileşenleri içeren cilt dostu bu 4 besine mutlaka bir şans verin derim.

Tatlı patates

A vitamini cilt sağlığı için elzemdir. A vitaminine dönüştürülen beta karoten, tatlı patateslerin güzel turuncu renklerine sahip olmasının nedenlerinden biridir. Tatlı patates yedikten sonra, vücudunuz beta karoteni A vitaminine dönüştürecektir. Bu vitamin, genellikle serbest radikallerin getirdiği renk değişikliğine, iltihaplanmaya ve tıkanmış gözeneklere karşı bir cilt bariyeri görevi görecek özelliklere sahiptir. Haşlanmış tatlı patatesleri salatanıza ekleyebilir veya garnitür şeklinde tüketebilirsiniz.

Kırmızı meyveler

Kırmızı meyveler tam bir C vitamini deposudur. Yeterli C vitamini alımı lekeli cilde karşı güçlü bir silahtır. Meyvelerden gelen antioksidanlar lekelere karşı bir kombinasyon saldırısı gibi davranır ve ilk etapta oluşmalarını önler.

Somon

Omega-3’ler cildinizi güneş hasarına karşı koruyarak uzun süreli güneşe maruz kalmanın getirdiği cilt kanseri ve kahverengi lekelere yakalanma riskinizi azaltır. Somon omega-3 yağ asitleri için en iyi kaynaktır. Ayrıca sardalya, uskumru ve hamsi de mükemmel seçimlerdir.

Avokado

Cilt sağlığı üzerindeki yararları saymakla bitmeyen avokadonun bu etkileri, içeriğindeki antioksidan bileşenlerden gelmektedir. Bu antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak cildinizi UV ışınlarından korur ve leke oluşumunu en düşük seviyede tutmaya yardımcı olur.

İlginizi çekebilir: Kış ödemlerini atıyoruz: Ferahlatırken ödem söktüren 2 tarif

Gamze Altınay: Diyetisyen, aromaterapist, voleybolcu, hemşire, doğal ve organik yaşam aşığı biri olarak %100 burslu olarak okuduğum İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik ile aynı anda Hemşirelik bölümlerinden çift ana dal programı onur öğrencisi olarak mezun olarak mesleğime ilk adımımı attım. Koç Üniversite Hastanesi, Liv Hospital, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi başta olmak üzere ondan fazla hastane ve sağlık kuruluşunda çalışarak akademik bilgimi pratikle buluşturdum. Şuan Acıbadem Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimime devam ederken edindiğim teorik bilgileri Bağdat Caddesi’nde yer alan ofisimde siz değerli danışanlarıma aktarmaya devam etmekteyim.
İlgili Makale