X

Taştan başını uzatan bir filizin düşündürdükleri: Hayat her zaman kendi ritminde akar

Bir süredir sabah uyandığım ilk bir saat telefon, televizyon gibi dijital aletlere hiç yanaşmıyorum. Bilgi kirliliğinden uzak, temiz bir şekilde başlıyorum günüme. Zihnim, henüz dışarıdan bombardımana tutulmadığı için daha temiz, daha net görüyorum etrafımı. Bu sabah günüm yine bu şekilde başladı. Uyandım, suyumu içtim ve sonra içimden geldi, kalktım salondaki koltuğa yerleşip dışarıyı izlemeye koyuldum.

Kalbim yeşilin içine yerleşirken dikkatimi çekti: Taş verandanın içinden kendisine bir yol bulup gökyüzüne doğru uzanmış olan küçük yeşil. Bir süre öylece bakakaldım ona. Üzerine bir sürü beton, şap, ilaç vb. dökülen bir noktadan nasıl da uzatabilmişti kafasını dışarıya doğru?

Kendi yolunu bulmuş hayata bağlanmıştı. Endişelenmemiş, bir yol bulabilecek miyim acaba diye panik yapmamış, aksine kendisini güven ve teslimiyet içerisinde hayata bırakmış ve nefes almaya başlamıştı. Eğer o çiçeğin orada, içerilerde bir yerde olduğunu bilseydim önceden, çok yüksek ihtimalle: “Acaba gelebilecek mi? Nasıl çıkacak ki oradan? Bir şey yapmalıyım! Ya çıkamazsa oradan? Uzun zaman oldu hala çıkamadı, demek ki öldü” diye binbir endişe, beklenti, panik, öfke, hayal kırıklığı ve sonsuz dramanın içerisinde kaybolurdum.

Sonra düşündüm ki, ben onun için istediğim kadar endişeye, beklentiye gireyim, tepkilerim ne olursa olsun, bu onu hiç etkilemeyecekti. O, ben ne yaparsam yapayım kendi bildiği yoldan kendi zamanlamasında ve kendine özel hızında, kendi bildiği gibi rahat bir şekilde çıkacaktı yine.

Küçük yeşilin sadece kendi yoluyla ilgilendiğini hissettim o an çok net bir şekilde. Birçoğumuzun aksine onun tek baktığı kendi yoluydu; çevresindeki herhangi bir şeyin duruşuyla, tepkisiyle veya herhangi bir şeyiyle ilgilenmiyordu. Birileri onu bekliyor mu, beklemiyor mu, ne düşünüyorlar; bunların hiçbirine ne baktığı vardı, ne de duyuyordu. Tüm dikkati sadece kendisinde, gözleri sadece kendi hayat yolundaydı.

Küçük yeşil, o mağrur duruşuyla bana çok da güzel hatırlatmıştı: Tepkilerimizle tek yaptığımız kendi hayatımızı sıkıştırmaktı. Hayat, zaten kendi akışında akmaya devam ediyor ve hep de kendi bildiği gibi akmaya devam edecekti. Yaşama açılan kilit evrene güvenmek ve teslim olmaktan geçiyordu. Evrene olan aşktı nefes olan, can katan. Evrene olan inanç, güven, saygıydı yaşamda hafiflikle, rahatça akmamızı sağlayan.

Teşekkür ederim küçük yeşil. Bana bu sabah hatırlattığın bu muazzam bilgi için. Seni seviyorum. Hep bildiğin gibi var ol. Aşkla…

İlginizi çekebilir: Bir bahçenin öğrettikleri: Acele etmeden, sallanmadan, tam doğru zamanda olmak

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale