X

Tarihe geçen en ünlü 10 gelinlik

Tarihteki ünlü gelinlikler

Bazı gelinlikler, onlar taşıyan kadınlar gibi ikonik seviyeye erişip tarihe geçerler.  Gelinlik konusunda en ilgisiz olanlarımız bile bu gelinlikleri az çok hatırlar. Hatta bazı gelinlikler o kadar ikonik olur ki benzerleri, taklitleri moda olur.

Uplifers okurları için bu hafta, tarihten favori ikonik gelinlikleri  derledim;

1. Audrey Hepburn

Bilek hizasında biten ve çok zarif bu gelinlik tam Audrey’nin fiziğine göre. Ayrıca bilek hizasında biten (“tea length”) ve ayakkabıların gözüktüğü genlinlik tasarımların da önünü açtı.

2. Jackie Kennedy

  

Ben bu kadının sade ama şık, aynı anda da zamansız olan tarzını çok beğeniyorum. Ancak konu gelinlik olunca hem saten hem dantel duvak hem desen hem tül hem de kocaman bir çiçek çok fazla gelmiş. Jackie O’ya bir konuda hakkını vermek gerek ama; o kocaman gelinliğin içerisinde ince vücudu ile çok zarif duruyor. Ayrıca saç ve makyajda abartıya kaçmamış.

En güzel aksesuarı? Kesinlikle John F Kennedy!

3. Grace Kelly

Monaco Prensesi’nin giyeceği gelinlik tasarımına karar vermek gerçekten zor iş. 7’den 70’e , alakalı alakasız herkesin bazı beklentileri var ve az çok karşılanması gerek. Genelde sıkıcı ve kocaman bir cupcake gibi olan Prenses gelinliği kavramını kendi zarif ve biraz mesafeli tarzına göre yorumlamış. Bence sonuç harika. Gelmiş geçmiş tüm zamanların favori Prenses gelinliği!

4. Prenses Diana 

İngiltere Monarşisi neden gelinlerini çirkinleştirmek istiyor? Kraliçe’den açıklama bekliyorum! Bu zarif ve uzun kadını, detaylı dantel işçiliği olan bir Elie Saab veya çok zarif bir Oscar de la Renta içerisinde görsek ne kadar harika olmaz mıydı?

Üzgünüm ama Diana’yı kocaman, kat kat bir pastaya benzetmişler. Dünya’nın en uzun duvağı konusunda girmek bile istemiyorum. Elindeki çelenkten bozma çiçek ise üzücü.

5. Elizabeth Taylor

Kendisi sekiz defa evlendi ancak benim hafızamda ilk gelinliği ile yer alıyor. Kabarık, bol tüllü ve yarım uzunluktaki duvaklı bir model siyah saçları ve menekşe gözleri ön plana çıkararak tarihin ikonik gelinlikleri arasına yerini aldı. İlk eşi kimdi derseniz? Conrad Hilton.

6. Bianca Jagger

Tarzını Studio 54 günlerinden çok sevdiğim bu müthiş kadın, evlenirken 4 aylık hamileydi. Resimde hiç belli olmuyor. Ceket, etek ve tüllü şapkası ile daha sade gelinlerin önünü açmış oldu. Mick Jagger da üç parçalı takımı ile çok şık.

7. Yoko Ono

  

Bir kadının adı “Denizin Çocuğu/Sea Child” anlamına geliyorsa, rahat ve akıcı bir tarzı olması kaçınılmazdır.  Evlilik listesi şöyle olmalı: Beyaz elbisesi, beyaz şapkaı, beyaz çorap ve spor ayakkabılar… bir de John Lennon.

8. Ava Gardner

Frank Sinatra ile ikinci evliliğini yapan Avan Gardner, kendi tarzı olan, göğüsleri vurgulayan, üst tarafı beyaz bir elbise giydi. Okuduğum her Sinatra biyografisinde, Ava’nın hayatının aşkı olduğu defalarca yazıyor. Sinatra’nın resimdeki ifadesinden de çok net anlaşılıyor bence.

9. Kate Middleton

Sonunda halktan biri İngiliz Kraliyet gelinliklerine daha vücuda oturan, sade ve modern bir tarz getirdi. O kocaman gelin çiçeğini de minimize etti. Kate’in gelinliğinin kol kısmındaki dantel detayı evleneli 2 yıldan fazla olmasına karşı hala gelinlik modasında etkilerini sürdürmekte.

10. Marilyn Monroe

Dünya’nın en masum ve seksi suratı, en canlı sarı saçları, en seksi kum saati vücuduna sahip bir kadının beyaz ve tüllü birşeyler giymesini bekleyenler yanıldı. Marilyn, siyah dar elbisesi ile evlenerek en cesur ikonik gelinler arasında yerini aldı.

Yanındaki kim? Joe Dimaggio.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Zeynep Cansoylu Samancıoğlu: Gündüzleri çok uluslu bir firmada kozmetik kanalı müşteri yöneticisi. Geceleri saç & cilt bakımı, moda, trendler, gezme, yeme ve içme yazan araştırmacı blogger. Doğal ortamları olan alışverişte, sergide, balede, operada, müzikalde, vapurda, boğazda, müzede, gezmede, yemekte sıklıkla gözlemlenebilir. Hep güzel insanların ve şeylerin peşinde.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale