X

Takıntılı düşüncelerden kurtulmak için 5 yöntem

Sadi Şirazi’ye sormuşlar “İnsan nedir?” diye; “İnsan üç beş damla kan, binbir endişedir” demiş. Endişe, vesvese, obsesyon, takıntı…

İnsan doğası gereği böyledir. Zihin takıntılı, kuruntulu düşünceler üretmeye meyillidir. Kafamızın içerinde bizi rahatsız eden bazı düşünceler, ki bunlar genelde negatiftir, aklımıza geldiğinde bile rahatsızlık verir ve biz düşünmek istemedikçe daha da büyüyerek zihnimizde yer eder. Büyüdükçe de hayatı felç edecek hale gelebilir.

Peki hangi konularda takıntılı düşüncelere saplanırız?

Cinsel, dini, maddi ve şüpheye dayalı konular genel anlamda takıntılı düşüncelere en açık olunan alanlar. Takıntılı düşüncelere en çok meyilli olan insanlar ise mükemmeliyetçiözl yapıdaki insanlardır. Her şeyi doğru yapmaya çalışan, hata yapmaktan çekinen insanlar obsesyona daha fazla yakalanıyor.

Zihinden biraz uzaklaşıp gerçek dünyaya döndüğümüzde ise şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir şeyi düşünüyor olmamız, onu istediğimiz veya yaptığımız anlamına gelmiyor. Düşünceler ve gerçekler etkileşim içerisinde olsa dahi farklı iki dünya.

Peki zihnimizin susmadığı, daha çok konuşup devamlı düşünce ürettiği zamanlarda ne yapmak gerekiyor? Savaşmamak ve onlara zihinde yer açmak… Onlarla mücadele etmeyi bırakmak, düşüncelerin suyun üzerinde yüzmelerine izin vermek gerekiyor. Takıntılı düşüncelerin anı etkilemesine izin vermemek ve yaptığın şeyi yapmaya devam etmek. Böylece takıntılı düşünceler daha az önemli hale gelecek.

Takıntılı düşüncelerden kurtulmak için uygulanabilecek beş yol ise şu şekilde… 

1- Takıntıları tanımlamak: Akılımıza gelen negatif düşünceleri yazmak faydalı olabilir. Düşüncenin farkına varmak önemli.
2- Olumlu tarafları ve alternatif çözümleri düşünmek: Negatif düşüncelerin başımıza gelme olasılığını düşünmek. “Gelse ne yapabilirim ve hayatıma nasıl devam edebilirim?” şeklinde çözümler üretmek.
3- Pozitif insanlarla vakit geçirmek: Bizi aşağı değil, yukarı çeken insanlarla vakit geçirmek.
4- Spor, yoga, pilates veya yürüyüş yapmak: Bu aktiviteler doğal yoldan seratonin hormonunu sergiler, mutlu insanlar daha az takıntılı düşüncelerle karşı karşıya kalır.
5- Uyku: Uzmanlar yetişkin insanların günde 7-8 saat arasında uyuması gerektiğini belirtiyor. Eğer uyku düzenininiz iyiyse ve yeteri kadar uykunuzu alıyorsanız zihniniz daha sağlıklı düşünür ve negatif düşüncelere daha az meyilli olur.

İlginizi çekebilir: Duyguları yoğun yaşamak: Ayrılık acısını neden bir taraf kolay atlatır, diğer taraf çok ağır yaşar?

Özlem Özkılınç: Yatırım Planlama Yöneticisi olan Özlem Özkılınç, 1987 yılında Karamürsel’de doğdu. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladıktan sonra lojistik alanında çalıştı, hala otomotiv sektöründe çalışmaya devam etmektedir. 2020 yılında Başkent Üniversitesi’nde Yaşam Koçluğu eğitimi aldı. Yazmayı, okumayı, yoga yapmayı seven Özlem’in yaşama dair notları şu şekildedir; “Yargılardan ve başkalarının beklentilerinden arınmış bir alanda kendim olmaya, kendimden ilham almaya, aynada gördüklerimin ötesini fark etmeye çalışıyorum. Çalışan, üreten, hayatın içinde yer alan, yaşama iştahı olan bir insan olduğum için mutluyum. “

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale