X

Suskunluk ne anlatır: “Söylediklerimi değil, sustuklarımı duy benim”

“Kadın konuşuyorsa korkmayın hala sizden gitmemiş demektir. Bir kadın konuştuğunda mücadele ediyordur fakat sustuğunda korkun çünkü o pes etmiş, gitmiş demektir” derler bilirsiniz. Bugün biraz bundan bahsetmek istiyorum. Söylenen her sözün biraz bilimsel tarafını eşelemeyi seviyorum. İletişim şeklidir aslında susmak. Sessiz çığlıklardır. Asildir. Kabulleniş değil, vazgeçiştir.

İletişimin her yönünü anlatıp susmayı anlatmamak olmazdı, düşündüğümüzün aksine çok yoğun bir iletişim şeklidir susmak. Bir iletişimi bitirip başka bir boyuta geçmektir. Onlarca kelimeyle veya davranışla anlatamadığınızı bazen susarak anlatırsınız. Kelimeler çoğaldıkça kişi tüm kelimelerden anlayabildiğini seçer ve bazen asıl anlatmak istediğinizin es geçildiğini görürsünüz fakat “susma” o kadar sihirlidir ki, pas geçilecek tarafı yoktur, tam olarak aktarırsınız hislerinizi susarak.

Sözsüz iletişim bilindiğinin aksine yalnızca beden dili (beden duruşu, mimikler ve jestler, başın kullanımı, oturmak için seçilen yer, giyim, göz teması, ayakların kullanımı, oturma biçimi, mesafe, kullanılan aksesuarlar) değildir.

Beden dili gibi sözsüz iletişimin alt dallarını oluşturan sözsüz göstergeler kapsamında “susma” belki de en gizemli olanıdır. Evet, susan insan gizemlidir. Susan insan cesurdur. Kaybetmekten korkmaz. Kendinden emindir.

Susmak, gerekli olduğu durumlar dışında bireye çoğu kez sıkıntı ve kimi zaman acı veren bir olgudur aslında. Çok uzun süre susmak ya da başkalarının sürüp giden sessizliği gerilimlere neden olabilir. Ve tabii aslında tehlikelidir susmalar. Zira kişilerarası iletişimde iletişim yokluğu, kötü bir iletişimden daha olumsuz sonuçlara da yol açabilir. Uzun süre susmak ya da başkalarının sessizliğine mazur kalmak ilişkilerde gerilime neden olabilir. Bazen geri dönülmez noktalara da getirebilir.

Psikologlar tarafından yapılan araştırmalar kişilerarası iletişimlerde, iletişim yokluğunun, sürekli tartışmanın yaşandığı gerilim dolu iletişimlerden daha olumsuz sonuçlara neden olduğunu ortaya koymuştur. O zaman susmak bazen konuşmaktan çok daha tehlikelidir de diyebiliriz. Çünkü iletişim, tartışma ve sorunu çözmede, başlangıç oluşturmada önemlidir. Ancak susmak tüm bunları yok eder.

Peki, neden susarız? İletişimde susmak/sessizlik rastlantısal değildir. Susmanın ya da sessiz kalmanın değişik nedenleri vardır. Her susmanın iletişimde değişik yorumlara ve sonuçlara yol açabilecek kendine özgü anlamları vardır: Kimi zaman insan kızgın olduğu için dişlerini sıkarak, kimi zaman yorulduğu ve umudu kalmadığı için, kimi zaman anlaşılmadığı için susar ve bazen de ne kadar konuşsa da sonuç alamayacağını bildiği için susar. Kısaca, iletişimde suskunluk değişik iletileri ya da yanıtları yansıtır. Ve en kötüsü de özünde vazgeçtiği için susar insan. Gittiği için susar.

Susma para-linguistik kapsamında incelenen sesli iletişimin sessiz yönünü oluşturan bir olgudur. Sessizlik, gerekli olduğu durumlar dışında kişilerarası iletişimlerde sorunlara neden olan bir durum olarak görülür.

Fakat bazen konuşarak anlatamadıklarınızı sadece susarak anlatabilirsiniz, belki artık anlatmaya bile gerek duymazsınız. Kendiliğinden susarsınız. Bilinçdışı susmalardır bunlar. Susmalarınıza bir göz gezdirin derim ben. Bazı suskunluklar sonsuza kadar sürebilir.

İlginizi çekebilir: Susmak bir eylem değil, devrimdir: Suskunluğun anlattıkları

Çiğdem Acarsoy: Okur-yazar, vejetaryen, iflah olmaz bir optimist, gezenti bir yay burcu, kahvekolik, duygu durumu değişken... Okuma aşkı okumayı öğrenince başladı ve bitmiyor; yanına yazma aşkı da geldi. Kendini bildi bileli yazıyor. İnsan sevgisi onu Davranış Bilimleri okumaya yöneltti, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yaptığı psikoloji stajı hayatının dönüm noktası oldu. Hayata bakışı değişti. Birçok psikoloji ve koçluk eğitimlerine katıldı, hayatın yaşamaya değer olduğunu anlatmaya çalıştı, motivasyon ve kişisel gelişim üzerine bir kitap yazdı. Kurumlara eğitimler veriyor ve yazıyor, yazıyor, yazıyor… :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale