X

Şükretmenin dayanılmaz hafifliği: 7 adımda şükran duygusunu hayatınıza yerleştirin

Günlük hayatın keşmekeşinin içinde şükrettiğimiz anlar bize hayatımızdaki iyi şeyleri hatırlatır ve de onlara sımsıkı tutunmayı, değerini bilmeyi…

Desem ki tek bir şey var; hem fiziksel sağlığı iyileştirir, uyku kalitesini artırır, ruhsal sağlığı iyileştirir hem de empatiyi artırır. Yeni bir bakış açısı kazandırır, öz saygıyı yükseltir ve sosyal ilişkileri geliştirir. Sence mümkün mü?

Tek başına şükretmek ve bunu hayatın bir parçası haline getirmek tüm bunları yapabiliyor. Ben değil, bu konuda yapılan pek çok bilimsel araştırma söylüyor bunu ve bu klinik faydaları.

Peki, şükretmeyi hayatımıza nasıl yerleştirebiliriz? Bu konuda birkaç ipucu paylaşmak istiyorum…

1. Görsel hatırlatıcılar

Evinde, şükrettiğin şeyleri görselleştirerek kendini motive edebilirsin. Örneğin, sevdiklerinin fotoğrafları, onları anımsatan objeler, minnettar olduğun şeyleri kağıda döktüğün bir pano… Eşyaları sık sık göreceğin yerlere yerleştirebilirsin, böylece her gördüğünde o an durup şükredebilirsin.

2. Şükran günlüğü

Araştırmalara göre bu en yaygın ve etkili şükran pratiklerinden biridir. Bir deftere ya da bir günlüğe bugün şükrettiğin 3 şeyi yazabilirsin. Bu bir anı, bir kişi, yaşanan bir olay olabilir. Büyük ya da küçük fark etmez. Hepsi uygun. Bunu her gece uyumadan önce ya da haftada 1-2 gün yaparak rutin haline getirebilirsin. Önemli olan ne sıklıkta yaptığın değil, ne kadar düzenli ve içinden gelerek yaptığın.

3. Teşekkür / şükür mektubu ve ziyaret

Hayatında güçlü bir etkisi olduğunu düşündüğün birine bir teşekkür mektubu yaz. Ve bu mektubu ona oku. Dilersen e-posta ya da mesaj olarak da gönderebilirsin. Ancak o kişiye bizzat okumak yapabileceğin en güçlü şükran uygulamalarından biridir.

4. Sabah rutinleri ya da egzersiz

Her sabah egzersiz mi yapıyorsun? Ya da belki 10 dakika mindfulness pratiği? Belki de her sabah 5 dakika pencereden dışarı bakarak kahveni içiyorsun… Bu tür rutinleri yaparken bir yandan şükrettiğin şeyleri düşünebilir, listeleyebilirsin. Eğer dışarıdaysan önce çevreni, ağaçları, doğayı, havanın seninle temasını fark ederek başla. Her gün yepyeni şeyler oluyor. Beraberinde ise şükrettiğin şeyleri düşünebilirsin.

5. Teşekkür

Daha sık teşekkür edebilirsin. Sadece söylemekle başla. Bu her şey için olabilir. İnsan kendisine teşekkür edilmesinden hoşlanır ve sen de bunu dile getirdiğin için inan kendini daha iyi ve mutlu hissedeceksin. İşte teşekkür etmenin birkaç yolu:

  • Biri kalbine dokunacak bir şey yaptığında ona küçük bir teşekkür notu yazarak verebilirsin. Örneğin, “Arkadaşlığımız için minnettarım, sen hep aklımdasın.”
  • Sevdiklerine teşekkür mesajı atabilirsin. “Hayatımda olduğun için minnettarım!” “Bugün evi toparladığın için teşekkür ederim.” “Bu sabah kardeşine bu kadar nazik davrandığın için teşekkürler.”

6. Mindfulness

Her anın değerini anlamak, bilmek ve farkında olmak için mindfulness pratiği yapabilirsin. Şimdiki ana odaklan. Etrafında neler olup bittiğine dikkat et. Tüm duyularını kullanabilirsin. Ne görüyorsun, ne hissediyorsun, ne tadıyorsun, ne kokluyorsun? Etrafında olan her şeyin farkında olmak, minnettarlık duygusunu yaşamanı sağlar.

7. 3 şükür pratiği

İşte bu harika bir aile etkinliği olabilir. Akşam yemeğinde ya da uyumadan önce sohbet ederken çocuğuna, eşine o gün yaşadıkları ve şükrettikleri 3 şeyi sorabilirsin. Bu aktiviteye sen de cevabınla katılmayı unutma. Hatta bunları bir yere not alıp, daha sonra derleyerek “Aile Şükür Defteri” haline getirebilirsin. Çünkü neden olmasın? Bu aynı zamanda aile bireylerinden biri eğer kötü bir gün geçirdiyse onun için de iyi bir aktivite olcaktır. Çünkü hayatta ne olursa olsun, şükrettiğimiz şeyler her zaman orada, her an bizimle… Yeter ki biz onları görelim ve fark edelim.

8. Değiştirme gücü

Bazen kendini “İş arkadaşım asla işini doğru yapmıyor” diye düşünürken yakalıyor musun? İşte o an dur ve bu cümleye şükrettiğin bir şey ekle. “Yine de gerçekten başarmak için çabaladığını biliyorum.”

Düşüncelerini fark ettiğin anda sorgulayıp daha minnet dolu bir düşünceye dönüştürmeyi öğrenmek çok güzel bir şey. Çünkü bu sana hayatını değiştirme gücü verir.

Bir sonraki yazıda buluşana kadar Instagram hesabımdan daha fazla bilgiye ulaşabilir, DM üzerinden benimle iletişime geçebilirsin…

İlginizi çekebilir: Mindful bir oyuna var mısın: Gülümsemenin gücünü keşfet

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale