X

Su şişenizi ne sıklıkla yıkamalısınız?

Yeniden kullanılabilir su şişeleri, göz önünde durarak gün içinde su içmeyi hatırlattığı gibi tek kullanımlık plastik şişelerden de uzaklaşılmasını sağlıyor. Her ne kadar bu şişeler hatırlatıcı ve sürdürülebilir olsalar da hızla kirlenebiliyorlar. Bu şişelerin dış kısımlarından ağız bölgelerine kadar neredeyse her noktalarında bakteriler birikebiliyor. Bu nedenle, yeniden kullanılabilir su şişelerini düzenli olarak temizlemek gerekiyor. Bu yazımızda, su şişenizi yeteri kadar temizlemediğinizde olabilecekleri ve onu nasıl temizleyebileceğinizi kaleme aldık.

Neden su şişenizi yıkamalısınız?

2022’de bin katılımcıyla yürütülmüş olan bir anket, pek çok insanın su şişesini yeterli sıklıkta yıkamadığını gösteriyor. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların %25’i şişelerini haftada birkaç defa temizlerken %13’lük kısım da ayda birkaç kez yıkamayı tercih ediyor. Bu değerler, uzmanların önerdiğinin çok gerisinde kalıyor.

Bulaşıcı hastalıklar uzmanı olan Yuriko Fukuta, su şişelerinin nemli ve kapalı bir ortam sağlayarak bakteri gelişimi için mükemmel bir fırsat yarattığını söylüyor. Gıda güvenliği uzmanı Carl Behnke de bakterilerin üremek için neme, besine ve sıcak ortama ihtiyaç duyduğunu ve su şişelerinin bu bileşenleri sağladığını belirtiyor. Klinik mikrobiyoloji uzmanı Primrose Freestone da insanlarda enfeksiyona yol açabilen bakterilerin 37 santigrat derecede üreyebildiğini fakat 20 santigrat derecenin de bu üreme için yeterli olabildiğini vurguluyor. Kısacası, bir şişedeki su oda sıcaklığında ne kadar uzun süre beklerse bakteri oluşumu da o kadar artıyor.

Bazı bakteriler bizim için zararsız ve hatta bazıları da insan sağlığına fayda sunuyor. Bir diğer yandan, E.coli gibi bakteriler enfeksiyona yol açabiliyor. Örneğin, E. coli içeren şişeden su içildiği zaman ishal ve kusma gibi durumlar deneyimlenebiliyor.

Başta karmaşık tasarımlı su şişelerini kullanan kişiler olmak üzere, pek çok insan şişesini temizlemeye üşenerek yeniden dolduruyor. Bu durum da uzmanların su şişesinde bakteri üremesiyle ilgili yaptığı açıklamalarla tamamen çelişiyor.

Uzmanlar ne sıklıkla su şişenizi yıkamanızı öneriyor?

Fukuta, her kullanımdan sonra su şişesini temizlemeyi öneriyor. Bir başka deyişle, yeniden kullanılan su şişelerinin günlük yıkanması ve haftada en az bir defa da derinlemesine temizlenmesi gerekiyor.

Çeşitli araştırmalar, kahve, çay ve meyve suyu içeren yeniden kullanılabilir şişelerin su içeren şişelere göre daha fazla kirlendiğini kanıtlıyor. Bu sıvılar, şişede şeker gibi mikropların büyümesine izin veren kalıntılar bırakabiliyor. Bu nedenle, düzenli olarak bu içeceklerin konulduğu şişeler için minimum günlük yıkama öneriliyor.

Su şişenizi nasıl temizleyebilirsiniz?

Düzenli olarak kullandığınız su şişenizi hem bulaşık makinesine atabilirsiniz hem de elinizde yıkayabilirsiniz. Tercih ettiğiniz yöntemden bağımsız olarak ılık su ve sabun kullanmalısınız çünkü soğuk su şişenin iç yüzeyinde oluşabilen kaygan bakteri tabakasını tam olarak temizleyemiyor.

Şişenizi elle temizlemeye başlamadan önce ellerinizi yıkamalısınız. Daha sonra, şişenizi parçalarına ayırmalısınız ve temiz bir fırça, temizleyici ürün ve ılık su aracılığıyla her parçayı yıkamalısınız. Yıkama işlemi bittikten sonra, su şişenizi tamamen kuruyana kadar bekletmelisiniz.

Eğer şişeniz ‘’bulaşık makinesinde yıkanabilir’’ etiketine sahipse onu makineye atabilirsiniz. Bulaşık makinesi, sıcak su döngüleri aracılığıyla su şişelerini etkili bir şekilde dezenfekte edebiliyor.

Elinizin altında temizlik malzemesi bulunmadığı zaman şişenizi sıcak suyla durulayabilirsiniz. Yıkamalar ve kullanımlar arasında şişenizi tamamen kuru tutmaya da özen göstermelisiniz.

Su şişesi temizliğinde dikkat etmeniz gereken diğer durumlar

Su şişenize yalnızca temiz su koymalısınız ve şekerli içecekleri başka kaplarda muhafaza etmelisiniz. Bununla birlikte, yıkanmamış ellerle su şişenize dokunmaktan da kaçınmalısınız. Ayrıca, havanın sıcak olduğu zamanlarda şişenizi arabada bırakmamalısınız. Çatlamış, çizilmiş ve yıkamanıza rağmen kötü kokusu gitmeyen şişelerden de acilen kurtulmalısınız.

Plastik mikrop yuvası olabilecek bir yapıya sahip olduğu için paslanmaz çelik ve cam şişelerden yana tercih yapabilirsiniz. Eğer plastik şişe kullanmak istiyorsanız BPA içermeyen bir versiyon seçmelisiniz ve plastik şişenizi sık sık değiştirmelisiniz.

Tekrar tekrar kullandığınız su şişenizi yeteri kadar temizlemezseniz gıda zehirlenmesi semptomlarına benzer durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden, su şişenizden kötü bir tat veya koku almayı beklemeden düzenli bir yıkama rutini geliştirmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Günlük su tüketiminizi artırmanıza yardımcı olacak öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale