X

Stres yönetimi: Stres ve dünyayı algılayış şeklimiz arasında nasıl bir ilişki var?

Stres… Sık sık duyduğumuz bu kelimenin tam olarak ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

Stresi nasıl yöneteceğimizi öğreneceğimiz bu yazı dizisinde stresi her yönüyle inceleyeceğiz. Hazırsanız başlıyoruz. Bizi zorlayan, kısıtlayan, dengemizi bozan olaylar karşısında verdiğimiz duygusal, fiziksel, zihinsel veya davranışsal tepkilere stres diyoruz.

Çoğunlukla stresin hoş olmayan, zarar verici yönleri ele alınarak olumsuz stresten bahsedilir ve stresin en önemli özelliklerinden biri olan olumlu yanı göz ardı edilir.

Hayatta stressiz olan bir tek insan çeşidi var onlar da ölüler. Biz yaşadığımız müddetçe, stres bizim hayatımızda olmaya devam edecek. Stres aslında hayatın normal bir parçası. Unutmayın stresi yok edemez, ondan kaçamaz ve stresten kurtulamazsınız. Stres karşısında uygulamanız gereken tek akıllıca davranış stresin hayatınızdaki yerini kabullenip, onunla uyumlu bir şekilde yaşamanın yollarını öğrenmektir. 

Stresin iki türü vardır. 1956 yılında Hans Selye, stresi olumsuzun yanı sıra olumlu bir durumun etkisi ile de oluşabilecek, vücudun verdiği genel tepkiler olarak tanımlamıştır. Tanımlamasında stresi pozitif (östres) ve negatif (distres) olarak ikiye ayırmıştır. Negatif streste kişi sürekli olarak kendini sıkışmış çaresiz hisseder. Finansal problemler, kronik bir hastalıkla uğraşmak distressin çeşitlerindendir. Östres ise yaşamdaki olumlu durum ve olaylara karşı hissedilen stres türüdür. Östres örneklerine mezun olmayı ya da evlenmeyi verebiliriz.

Çoğunlukla stresin hoş olmayan, zarar verici yönleri ele alınarak olumsuz stresten bahsedilir ve stresin en önemli özelliklerinden biri olan olumlu yanı göz ardı edilir. Oysaki olumlu stres kişiyi motive edici bir rol oynar. Örneğin iş yerinde yetiştirmek zorunda olduğunuz raporu bitirmeniz için sizi teşvik eden östres yani pozitif strestir. 

Stres ve dünyayı algılayış şeklimiz arasında birebir bir ilişki var.

Genelde iki neden yüzünden strese gireriz:

  1. Bir olayı tehlikeli, zor ya da acı verici olarak algıladığımızda
  2. Bir olayın üstesinden gelebilecek yeterli güce sahip olmadığımızı düşündüğümüzde

Stres kaynakları farklı olabilir, stres düzeyleri ve sonuçları da insandan insana değişebilir. Ancak stres tetikçisi olumsuz bir etki yapıyorsa, tepki genelde hemen hemen aynıdır.

Dr. Walter Cannon, stresin biyolojik etkilerini belirleyen ilk kişi olmuştur. Bu da ‘savaş ya da kaç tepkisi‘dir. Mağara devri insanları yabani hayvanlar, yangın, sel gibi tehlikelerle karşı karşıya kaldıklarında iki seçenekleri vardı. Savaşacak ya da kaçacaklardı. Atalarımızın vücutlarının biyokimyası yaptıkları seçimle başa çıkmalarına yardımcı olacak şekilde değişirdi. Bu, hayatta kalabilmek için mükemmel bir uyumdu.

Mağara adamı döneminde savaş ya da kaç tepkisi insan ırkının devam etmesi için oldukça önemli bir olaydı. Bir mağara adamının gördüğü bir kaplanın karşısında hayatta kalabilmesi savaş ya da kaç tepkisine bağlıydı. Savaş ya da kaç deprem gibi felaketlerde biz modern insanlar için de oldukça faydalı bir olay. Ancak çoğu insan kronik stres yüzünden sürekli olarak savaş ya da kaç tepkisine maruz kalıyor ve bu durum sağlıklarını olumsuz bir şekilde etkiliyor. Stres hakkında bilmeniz gereken en önemli olay şu:

Stres ve dünyayı algılayış şeklimiz arasında birebir bir ilişki var.

Stres, onu zihinde taşıyan kişiye aittir. Stres olgusu incelenirken stres verici durumlar kadar onlarla karşılaşan bireyin psikolojik özelliklerinin de ele alınması ve değerlendirilmesi gerekir. Stres tepkisi, ortamda ne olduğuna bağlı olarak değil, kişinin olaya verdiği tepkiye bağlı olarak ortaya çıkar. Aynı olay farklı kişilerde, hatta bazen aynı insanda farklı zamanlarda farklı tepkiler ortaya çıkarır.

Hemen bir örnek vereyim. Sıkışmış bir trafikte arabaları yan yana olan iki sürücü olsun. Bu sürücülerden birincisi kendini sürekli olarak kurban rolünde gören biri olsun. Trafiğin açılmasını beklerken, içinden geçen düşünceler “zaten tüm şanssızlıklar beni bulur” tarzında negatif düşünceler. Zihninin içindeki düşünceler, trafikle birleşince, birinci sürücümüzün stres seviyesi giderek yukarı çıkıyor. Sinirli bir halde durmadan arabanın klaksonuna basıyor.

İkinci sürücümüzse hayata daha olumlu bakan bir kişi. Şu an sinirlenmenin de, durmadan klaksona basmanın da trafiğin açılması üzerinde hiçbir rol oynamayacağını bildiğinden, radyoda sevdiği bir programı dinleyerek, sakin bir şekilde trafiğin açılmasını bekliyor. Yani aynı durum iki ayrı insanda farklı tepkilere yol açıyor.

Dünyanın kontrolü bizim elimizde değil ancak başımıza gelenlere nasıl tepkiler vereceğimiz bizim elimizde.

Demek istediğim şu; önemli olan başımıza gelenler değil başımıza gelenlere nasıl tepki verdiğimiz. Unutmayın dünyanın kontrolü bizim elimizde değil. Trafik sıkışıklığı, banka kuyruğunda duyulan sıkıntı gibi olaylar günlük hayatta hepimizin başına geliyor. Evet, dünyanın kontrolü bizim elimizde değil ancak başımıza gelenlere nasıl tepkiler vereceğimiz bizim elimizde. Bu dünyada kontrol edebileceğimiz tek şey kendi davranışlarımız.

Yazı dizimizin gelecek bölümünde stresi nasıl yöneteceğimizi ele alacağız. Tekrar görüşmek üzere diyor, size stresi büyük bir ustalıkla yöneteceğiniz günler diliyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Tepeden tırnağa: Stresin vücudumuza 17 negatif etkisi

 

Kaynaklar:
Kring, A. M., Davison, G.C., Neale, J.M & Johnson, S.L. (2009) 11TH ed. Stress and Health. Chapter 7, Abnormal Psychology. John Wiley and Sons, NY.

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale