X

Startup’larda çalışanların motivasyonunu ve üretkenliğini artırmanın 4 yolu

Büyük şirketlerden ziyade Starup’larda üretkenlik bir şirketin bel kemiğidir. İşlerin halledilmesi ve toplantıların yapılması konusu Startup’lar için hayati önem taşır.

Genelde yöneticiler üretkenliği artırmak için kamçılarını hazırlayıp, baskı uygulayıp, saatler boyunca çalışanlarını zorlamayı tercih ederler. Ancak bu gibi yöntemler üretkenliği de, performansı da artırıcı işlevler görmekten çok uzakta kalır. Üretkenliği artırmak için daha profesyonelce hareket etmek gerekebilir.

Üretkenlik Startup’lar için çok önemlidir

Uplifers olarak Startup’larda performansı artıracak 4 yönetimsel ilkeyi sizler için hazırladık.

1.Çalışanların dinlenmesine müsaade edin

Çalışanlar eğer dinlenecek vakit bulamazsa, bu onların daha verimsiz olmasını sağlayabilir. İş esnasında bazı periyotların daha sakin geçmesi, uzun vadede daha başarılı ve üretken bir çalışma ortamı sağlayabilir.

2. Çalışanlarınıza yatırımcılarınız gibi muamele edin

Çalışanlarınıza, onların önemli olduğunu hissettirin

Üretkenliği artırmanızın bir diğer yolu da yatırımcılarınızla paylaştığınız bilgileri, çalışanlarınızla da paylaşarak onların ne kadar değerli olduğunu hissettirmeniz olabilir. Bu seviyede bir şeffaflık sağlamanız halinde, karşılıklı güveniniz artar ve çalışanlarınızın şirkete olan bağlılığı daha üst seviyelere gelir. Herkes farklılık yarattığını duymak ister. Eğer siz de çalışanlarınızın daha üretken olduğunu görmek istiyorsanız, zaman zaman onların işiniz üzerindeki etkisinden bahsederek, kendilerini önemli hissetmelerini sağlayabilirsiniz. Bu onları saatlerce çalıştırmaktan daha fazla bir etkiye sahip olabilir.

3. Değişime ayak uydurabilecek bir ortam yaratın

Hızla değişen iş dünyasında, Startup’ların da değişime ayak uydurmaları gerekir. Bunu yapabilmek için çalışanlarınıza yeteri kadar alan bırakabilmelisiniz. Eğer çalışma arkadaşlarınız aşırı derecede işlerine gömülmüş halde olurlarsa, onları yeni imkanlara, fırsatlara yönlendirmeniz daha zor olacaktır. İstediğiniz, size faydalı olacak bir alana yönlendirmedikten sonra, insanları çok fazla çalıştırmanızın ne gibi bir anlamı olabilir ki?

4. Performans tablosu yerine zaman çizelgesi kullanın

Takım çalışmalarında zaman çizelgesi kullanmak, herkesin dahil olmasını sağlayacağı için, süreçlerle alakalı olarak daha bilgi sahibi olmalarını sağlayacak ve böylelikle daha verimli bir ortam yaratacaktır. Çalışanlarınızın etkili olma konusundaki algılarına şekil vermeniz ve yeni metotları öğretmeniz halinde işinizde daha başarılı bir konuma gelebilirsiniz.

Çalışanlarınızın sizden korkması yerine, onların bir şeyler yapmasını sağlayacak duyguları hissetmelerini sağlayabilirseniz, daha başarılı bir çalışma ortamı yaratabilirsiniz.

Kaynak:
Entrepreneur

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Başarılı insanların masraf gerektirmeyen faydalı alışkanlıkları

Kişilik özellikleriniz zor zamanlarınızda nasıl davranışlar doğuruyor?

Amaçlara giden yolda motivasyon kaynaklarını belirlemek için “Neden?” sorusunu sormak

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale