X

Sosyal medyada pozitif mesajlar daha hızlı yayılıyor

Sosyal medyada yapılan durum güncellemeleri, kullanıcılar arasında bulaşıcı özellikler taşıyor. Üstelik, pozitif duygu bildirimleri negatif olanlara göre daha güçlü bir şekilde yayılıyor.

Kaliforniya, San Diego ve Yale üniversitelerinden araştırmacılar, iki yıldan uzun bir süre boyunca 1 milyondan fazla Facebook paylaşımlarını inceleyerek Facebook üzerine şimdiye kadar yapılmış en geniş kapsamlı çalışmaya imza attılar.

Sosyal medyada yapılan durum güncellemeleri, kullanıcılar arasında bulaşıcı özellikler taşıyor.

Facebook’ta duygu bildiren paylaşımları bir takım yazılım araçlarıyla inceleyen araştırmacılar, rastgele bir seçim yaparak duygu bildiren paylaşımları gruplandırdılar. Örneğin “yağmur” kavramını ele aldıklarında sosyal medya kullanıcılarının daha çok negatif paylaşımlarda bulunduklarını fark ettiler. Araştırmacılar, yaşadıkları şehirde yağmur yağmayan kişiler arasında bile yağmurla ilgili bu paylaşımların yayıldığını tespit ettiler.

Hem kendimize benzeyen kişileri seçiyoruz hem de arkadaşlarımızı etkiliyoruz

Buradan hareketle, Facebook’ta yapılan duygu paylaşımlarının bulaşıcı olduğunu söylemek mümkün. Araştırmanın başındaki James Fowler, bu durumu şöyle açıklıyor:

Yaptığımız çalışma, insanların iletişim kurmak için sadece kendisine benzer kişileri seçmekle kalmayıp aynı zamanda arkadaşlarının duygusal ifadelerini değiştirdiklerini gösteriyor.

Facebookta paylaştığınız duygular, düşündüğünüzden daha uzağa erişiyor olabilir.

Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri de pozitif paylaşımların negatif paylaşımlara göre daha güçlü bir şekilde yayıldığı gerçeği. Araştırmacılar, internet üzerinden duygu yayılımının, bu çalışmayla ölçülenden daha fazla olabileceğini bile söylüyor. Bu da duyguların sosyal medya üzerinden bile mutlu ve mutsuz bireyleri eşzamanlı olarak harekete geçirebileceğini gösteriyor. Araştırmacılar yeni teknolojilerle bu eşzamanlılık olgusunun geliştirilmesi durumunda, insanların sosyal açıdan daha fazla iletişim kurabileceğine işaret ediyor.

Bu yazıyı okuduktan sonra Facebook’tan paylaşımda bulunurken bir kez daha düşünün, duygularınız düşündüğünüzden daha uzağa erişiyor olabilir!

Kaynak:
Psy Blog

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale