X

Sosyal medya fiziksel ve zihinsel sağlığımızı etkiliyor mu?

Teknoloji, birçok insanın yaşamını iyileştirdi; ABD’li yetişkinlerin neredeyse yarısı, akıllı telefonu olmadan yaşamı hayal dahi edemiyor.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin bu yıl gerçekleştirdiği Ulusal Stres Araştırması, yetişkinlerin yüzde 99’unun elektronik bir cihaza sahip olduğunu, yaklaşık %86’sının bir bilgisayara, %74’ünün akıllı telefona ve %55’inin ise tablete sahip olduğuna işaret ediyor.

AP-NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi tarafından yapılan son araştırma anketinin ana bulgularına göre, gençlerin yaklaşık yüzde 76’sı Instagram’ı, yüzde 75’i Snapchat’i, yüzde 66’sı Facebook’u, yüzde 47’si Twitter’ı ve yüzde 30’undan azı Tumblr, Twitch veya LinkedIn’i kullanıyor.

Sürekli kontrolcülerin (constant checkers) ortaya çıkışı

Sürekli kontrolcü, e-postalarını, mesajlarını ve sosyal medya hesaplarını sürekli, neredeyse takıntılı bir şekilde kontrol eden bir kişiye denir. Bu profil, ABD’li bireylerin yüzde 43’ünü oluşturuyor.

ABD’de ortalama bir günde, yetişkinlerin %65’i kişisel e-postalarını sürekli kontrol ederken, %52 ve %44’ü sırasıyla mesajları ve sosyal medyayı, %28’i ise iş e-postalarını sürekli kontrol ediyor.

Sürekli kontrolcülerin yüzde 42’si sosyal medyanın fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerindeki etkisi konusunda endişelenirken, diğer bireylerde ise bu oran yüzde 27’dir.

İlginizi çekebilir: Sanal dünyadan gerçekliğe: Sosyal medya kullanımının ilişkiler üzerindeki etkisi

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzm. Fizyoterapist Mehmet Toprak: Uzman Fizyoterapistim. Yüksek lisans tezimi postür bozukluğu üzerine yazdım. Omurga üzerine çalışmalar yapıyorum. Bahçeşehir Üniversitesi'nde akademisyenim. 2. yüksek lisansımı Kayropraktik üzerine yapıyorum. Bir yandan da Hacettepe Üniversitesi'nde doktora eğitimim devam ediyor. Special Olympics Fizyoterapi ekibinde yer alarak engelli sporculara gönüllü hizmet veriyorum. Sağlık Bakanlığı tarafından ödüllendirilen Dumansız Kampüs projesinde yer aldım (40 bin kişi sigarayı bıraktı). Dünya Omurga Günü'nde düzenlenen fidan bağışı projesi gibi sağlıklı yaşam farkındalık kampanyaları düzenliyorum. Türkiye'de yalnızca Bahçeşehir Üniversitesi'nde olan Kayropraktik YL programının kurucularından biriyim. Bu programı temsilen Oslo ve Dubai kongrelerinde yer aldık. Aynı zamanda BAU Kayropraktik Topluluğu Başkanlığını yürütmekteyim. mehmet.toprak@hes.bau.edu.tr

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale