X

Sonbahar depresyonu (Mevsimsel Duygulanım Bozukluğu) yaşıyor olabilir misiniz?

Bol güneşli günlerin geride kaldığı şu günlerde, bu mevsimsel değişikliklerden etkilenmememiz mümkün değil. İşte bu mevsim değişiklikleri sonucu yaşanabilen sonbahar depresyonu veya mevsimsel duygulanım bozukluğu (Seasonal affective disorder-SAD) kendini enerji düşüklüğü ve isteksizlik şeklinde gösteriyor. Kışın yaklaşmasıyla birlikte havaların soğumasına bağlı olarak fiziksel aktivitenin azalması ve evde vakit geçirme isteğinin artması gayet normal. Ancak dökülen yapraklar ve yağan yağmur kimilerine romantik ve sıcak gelirken, kimileri için hüzün ve mutsuzluk demek.

Adı üzerinde mevsimsel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan sonbahar depresyonunun, mevsimsel geçişe uyum sağlayınca belirtilerinin sonlandığı da gözlemlenmiştir. Ancak kimi zaman bu sürecin uzadığını ve kişinin okul, iş ve aile hayatında işlevselliğini bozduğunu görüyoruz. Bu durumda mutlaka bir uzmandan (psikolog/psikolojik danışman/psikiyatrist) destek alınması gerektiğini hatırlatarak sonbahar depresyonunun belirtilerine bir göz atalım:

Sonbahar depresyonunun (mevsimsel duygulanım bozukluğu) belirtileri nelerdir?

  • Neredeyse her gün, günün çoğunda depresif (çökkün) hissetmek,
  • Daha önce yapmaktan keyif aldığınız aktivitelere karşı ilginizin azalması,
  • Kolunuzu kaldıramayacak kadar düşük enerjili olmak,
  • Halsiz ve tedirgin hissetmek,
  • Bir şeylere odaklanmakta güçlük çekmek,
  • Umutsuz, değersiz ve suçlu hissetmek,
  • Sık ölüm ve intihar düşünceleri,
  • Aşırı uyku,
  • İştahta artış, özellikle ekmek, makarna gibi karbonhidrat içeriği yüksek yiyeceklere yönelme,
  • Hızlı kilo artışı,
  • Sürekli yorgunluk. 

Sonbahar depresyonunun (mevsimsel duygulanım bozukluğu) sebepleri nelerdir?

  • Güneş ışığının azalması. Yaz mevsiminde oldukça cömert olan D vitamini deposu güneşin artık ışınlarını daha az göndermeye başlaması biyolojik saatinizin değişmesine sebep olur. Güneş ışığındaki bu düşüş vücudunuzun iç saatini bozabilir ve depresif (çökkün) hissetmenize yol açabilir.
  • Mutluluk hormonu (serotonin) seviyesinde düşüş. Mutlu olmayı sağlayan beyin kimyasalı serotonin, yine güneş ışığının azalmasıyla daha az salgılanır. Serotoninin düşmesi de depresif belirtilere yol açar.
  • Uyku hormonu (melatonin) seviyesindeki değişmeler. Mevsimsel değişim, vücudun uyku düzeninde ve ruh halinde etkili olan uyku hormonu (melatonin) seviyesinin dengesini bozabilir. Bu durum da depresif hissettirebilir. 

Kimler sonbahar depresyonuna daha meyillidir?

  • Mevsimsel depresyon, kadınlarda erkeklere nazaran, genç yetişkinlerde yaşlılara nazaran daha sık gözlemlenir.
  • Ailenizde depresyon öyküsü olması sonbahar depresyonuna girme olasılığınızı artırır. Anne, babanız, kardeşleriniz veya akrabalarınızda majör depresyon veya bipolar bozukluk olması sonbahar depresyonu yaşama olasılığınızı kuvvetlendirir.
  • Güneş ışığını az alan bir coğrafyada yaşamak da sonbahar depresyonu olasılığını artırır. Kuzey yarımkürede yaşayan bireylerde, daha kuzeyde yaşayanlar için sonbahar depresyonu yaşama riski daha fazladır.

Mevsimsel duygulanım bozukluğu (sonbahar depresyonu) belirtilerinin her ne kadar mevsimsel değişimle beraber ortadan kalkma olasılığı bulunsa da, bu semptomları ciddiye almak gerekir. Diğer depresyon türlerinde olduğu gibi mevsimsel depresyon da kötüleşebilir ve müdahale edilmezse sorunlara yol açabilir. Bu sorunlar; insanlardan uzaklaşma, okul ve iş problemleri, madde bağımlılığı, kaygı ve yeme bozuklukları gibi ruhsal problemlerdir. Özellikle belirtiler kötüleşmeden bir uzmana (psikolog/psikolojik danışman/psikiyatrist) başvurmak, daha büyük sorunların önüne geçecektir. Benden yüz yüze veya online psikolojik danışmanlık almak isterseniz ayselkeskin2004@yahoo.com vasıtasıyla ulaşabilirsiniz. Akıl ve beden sağlığınızın bir bütün ve en önemli şey olduğunu hatırlatır, sağlıklı günler dilerim.

Kaynak: mayoclinic.org

İlginizi çekebilir: Duygusal yeme: Bilinçli farkındalıkla nasıl üstesinden gelinir?

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale