X

Sokaktaki canlarımız için yapabileceklerimiz var

Bugün sizlere sokaklardaki canlarımızdan bahsetmek istiyorum. Özellikle soğuk kış günlerinde bilhassa daha fazla hassasiyet göstermemiz gerektiği konusunda herkes hemfikirdir diye düşünüyorum. Ama bir de kendini dünyanın hakimi sanan bazı insan oğlu insanlar (!) var ki, bırakın duyarlı olmalarını beklemeyi, tam tersi şuursuzca kendi eksikliğini bastırmak için hayvanlara zulmediyorlar. Bunu hiçbir şekilde anlayamıyorum. Bir insan konuşamayan, üstelik yardıma muhtaç zararsız bir varlığa nasıl işkence edebilir? Bu gerçekten kalbimin dayanamadığı bir durum. Bu nasıl bir sapıklıktır? Bu nasıl bir hasta ruhluluktur? Bu tarz haberleri duydukça ne aklım alıyor ne de kalbim dayanabiliyor.

Geçenlerde dışarıda bir yere giderken bir köpek hızlı hızlı yanımdan yürümeye başladı. Biraz konuşup sevmek için köpeğe doğru adım attığımda köpek korkar vaziyette yanımdan uzaklaştı. Sonra bir an durdu geriye döndü. Gülümsedim ve göz kontağı kurarak tekrar ona doğru bir adım daha attım yavaşça. Yine de emin olamadı. Korktu gitti. İçim cız etti. “Kim bilir nasıl korkuttular hayvanı?” dedim kendi kendime, çok üzüldüm. Kim bilir nasıl kötü davrandılar?

Yine geçenlerde bir videoya denk geldim. Hepiniz görmüşsünüzdür. Maalesef tecavüze uğramış bir köpek yemek yemeyi reddediyordu. Bakımını gerçekleştiren kişi onun bulunduğu yere girip onunla birlikte yemeğini yiyordu. Sırf onu yemek yemeye ikna etmek için…

Böyle haberleri görünce içim ısınıyor. Umudum yeşeriyor. İçimde çiçekler açıyor. Ama o köpeğin korkmuş halini görünce kelimelerim yetmiyor, boğazım düğümleniyor. Bu tarz şeylerle karşılaştığımda “hayvan oğlu hayvan” deyiminin hakaret olarak kullanılmasının ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha anlıyorum.

Sokak hayvanları bizim dilsiz canlarımız. Ben hiçbir hayvanın durduk yere kimseye saldırdığını görmedim sokakta. Fakat durduk yere hayvana tecavüz eden, işkence eden insan görünümlü yaratık çok gördüm. Üstelik gerçekten sevgiyle yaklaştığınızda çoğu insandan daha vefalılar.

Her imkana, her şeye sahibiz. Sığınacak evimiz var, sıcacık evlerde yaşıyoruz. Yiyecek ekmeğimiz var. İçecek suyumuz var. Evimizin önüne koyacağımız bir kap su, bir kap mama ile onlara fayda sağlamak ne kadar zor olabilir ki? Sadece asıl sorunumuz dikkatimizi o yöne çevirememek, hepsi bu! Bunu aşmak bu kadar güç olmamalı. Özellikle bu soğuk kış günlerinde kapımızın önüne bir kap su ve mama koymayı unutmayalım lütfen! Bir de yine bu soğuk kış günlerinde özellikle ısınmak için arabanın altına giren hayvanlar için arabayı çalıştırmadan önce kaputa vurmayı unutmamalıyız.

Çoğumuz gözü kapalı nefes alıyor. Gözü kapalı çalışıp gözü kapalı yaşıyor gidiyor bir hengame içinde. Gözümüzü açabildiğimiz noktada birazcık duyarlı olabilirsek ve farkındalığımızı geliştirebilirsek, düşünsenize, dünya çok daha güzel bir yer olmaz mı?

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Dinlemeyi öğrenmek, işte bütün mesele bu!

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale