X

Sizi mutluluktan alıkoyan tek bir kelime: “Ama”

Bazı günler vardır, iş yerinde önemli bir başarıya ulaşırsınız, sonra uzun zamandır istediğiniz o yoga dersine yazılırsınız. Gökyüzünde parıldayan güneşin tadını çıkararak yoga dersine giderken kendinizi mutlu, hafiflemiş bir şekilde hissedersiniz. Hayata karşı olumlu düşüncelerle, gelecekte nelerin beklediğini düşünürsünüz Ta ki “ama” kelimesi gelene kadar… Evet, iyi bir ay geçirmiş, hedeflerinize ulaşmış olabilirsiniz ama sizden büyük insanlar hala size kötü davranıyor olabilir. İyi bir başlangıç yapmış olabilirsiniz ama bir süre sonra düşüşe geçebilir.

Gökyüzünde parıldayan güneşin tadını çıkararak yoga dersine giderken kendinizi mutlu, hafiflemiş bir şekilde hissedersiniz.

Eğer hayatta karşınıza çıkan olumlu şeylerin ardından sizi mutsuzluğa sürükleyen bir şey varsa, o da “ama” kelimesinin kendisi. Oysa hayatta güzel olan her şeyin arkasından “ama” gelmek zorunda değil. Maalesef birçoğumuzun zihni bu şekilde çalışıyor. Oysa bunu bu şekilde devam ettirmek zorunda değilsiniz. Bir örnek vermek gerekirse; “Her şeyi başardın. Hem çocuğunla ilgilenip hem iş hayatının yoğunluğuna aldırmadan dışarı eğlenmeye çıkabiliyorsun” cümlesine birçok kişinin verdiği muhtemel yanıt şöyle olur: “Evet ama birçok annenin katıldığı okul aile birliği toplantılarına katılamıyorum. Sanırım bazı konularda başarısızım.”

Oysa bunun yerine şöyle yanıt vermek daha iyi olmaz mıydı? “Teşekkür ederim. İşimi seviyorum, mutlu bir ailem var, arkadaşlarımla iyiyim. Ayrıca iyi bir bakıcımız olduğu için de şanslıyım.”

Cildin harika görünüyor” cümlesine bazılarının verdiği muhtemel yanıt şöyle oluyor; “Son zamanda çok kilo aldığım için cildimden başka iltifat edecek bir şey bulamamış olabilirsin.” Oysa bunun yerine şöyle yanıt vermek daha iyi olmaz mıydı; “Teşekkür ederim. Sanırım artık cildim konusunda endişelenmeme gerek kalmadı. Harika bir şey bu.”

“Teşekkür ederim. Sanırım artık cildim konusunda endişelenmeme gerek kalmadı. Harika bir şey bu.”

Sizin mutluluğunuza engel olan “ama”larınız neler, hiç düşündünüz mü? İyi enerji, uyum ve huzurun size geçmesini engelleyecek neler yapıyorsunuz? Aldığınız iltifatlara, güzel sözlere, takdir cümlelerine nasıl karşılık veriyorsunuz?

Kendi diyaloglarınızı gözden geçirin ve “ama” kelimesini hayatınızdan çıkarın. Böylelikle daha üretken ve daha mutlu bir insan olduğunuzu siz de göreceksiniz.

 

Kaynaklar:
Greatest
BruceMayhew Blog

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale