X

İğneada Turu: Şirinler diyarında koşmak

Üzülüyorum ‘burada çok kişi olmalı’ dediğim yerde sadece 2-3 kişi olunca, ‘başka yapacak şey mi yok’ dediğim yer ve zamanda birçok kişiyle karşılaşınca. Herkesin kendi tercihi tabii ki ama yine de takılıyor işte. Kafa bu; azıcık devreler karışık, belki sigortalar ‘yanlış’ bağlanmış olsa da kafa.

Pek yorgundu kafam; biraz karışık, biraz bulanık, 24 saate artılar, haftanın günlerine günler katmak ister haldeydim. Her ne kadar zaman kavramına bir yenilik getirmekse de amaç, bazen de zamanı durdurmak, susmak istiyor bu deli gönül.

Benim durmam tamamen hareketsiz kalmak, patates gibi koltuğa yayılıp, kalmak değil. Bilmediğim, hiç gitmediğim yerleri keşfederken, hareketlenerek duruluyor, huzur buluyorum.

Karadeniz her zamanki gibi dev dalgalarla gösterisine devam ediyordu.

Deniz lazımdı bana, orman lazımdı, koşmam, rahatlamam lazımdı. Hepsi bir arada olmalı, beni yeni haftaya hazırlamalıydı. ‘Yakınlarda bir yerde, acaba nerede?’ diye düşünürken İğneada alternatifi çıktı karşıma. Ve hoop oradaydım.

Niyetim İğneada’da çalmadık kapı bırakmamaktı.

Su kıyısından başlayan keşif, longozlara doğru devam etti. Yolda karşıma çıkan nimetlerden yararlandım elbette.

Ormanın derinliklerinde bir sürpriz bekliyordu.

Longoza, yani su içinde yetişmiş ormana adım adım yaklaşırken Şirinler’den hallice hissettim kendimi. Her tarafta mantar vardı; rengarenk, şekil şekil. Elbet içlerinde pek lezzetli olanlar, yumurtaya, ete anlam katacaklar vardı ama tanımadığımdan baktım, geçtim. Mantar bu, şakaya gelmez.

Longozun ortasındaki mantar cenneti

Doğayı bulmuşken koşmamak olmazdı.

İğneada civarında koşmak ve yürümek için pek çok parkur mevcut

Birileri benden daha çok beğenmiş olmalılar ki iz bırakmışlardı oralarda. Ama sanırım sadece çöp atmaya gelmişler, zira kimsecikler yoktu ortada. Yazık!

Her türlü çöpünüzü çöp kutusuna atmayı unutmayınız.

Neredeyse bir haftadır limoni olan hava Pazar günü açılıp, saçılmaya karar verdi ki bu pek güzel bir hediyeydi.

İğneada sahilinde

Dönmek lazımdı artık sürprizlere açık bir şekilde. Belki de yolda bir şeyler çıkıverirdi karşıma. Ve çıktı da. Binlerce yıldır şıp şıp damlayan sular kayaları yontmuş, oymuş ve Dupnisa Mağarası oluşmuştu. Gördüklerim karşısında büyülenmedim desem yalan olur.

Yolunuz Kırklareli civarına düşerse Dupnisa Mağarası’na uğramayı unutmayın.

Tüm bu güzelliklerin içinde bir nükleer santral kendine nasıl yer bulur bilemiyorum gerçekten. Santralin kurulması demek, ormanın yok edilmesi, habitatın canına okunması anlamına gelir.

İğneada’ya nükleer santrale hayır!

Herkesin, panjuru olmasa da kendi pembe olan gönlündeki evinde mutluluğu yakalaması dileğiyle.

İğneada’da adeta masaldan fırlamış bir ev

İyilik notu:  Online yardımseverlik platformu İyilik Peşinde Koş yayına girdi. ipk.adimadim.org ‘a girerek, STK’nızı seçebilir ve İstanbul Maratonu’nda koşarak, gönlünüzdeki proje için kaynak yaratabilirsiniz.

Hareketli yaşamla ilgili sorularınızı bekliyorum: kivergu@gmail.com

İlginizi çekebilecek diğer yazılar :

Koşarak büyümek

Koşucu sakatlıkları: Plantar fasciitis ve kolay tedavi yöntemi

 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg
İlgili Makale