X

Sıradan olmanın hafifletici gücü: Kimse özel değil ama herkes eşsiz

Vizyoner bir iş adamı, başarılı bir futbolcu, yetenekli bir oyuncu… Kimi doğuştan yetenekli ve öngörülü, kimi ise çok çalışan, azimli kişiler. Fakat biz onları “özel” olarak yaftalamaya, “şanslı doğmuşlar” diye düşünmeye epey meyilliyiz. Böylece kendi açığımızı ya da kendimizde eksiklik olarak gördüğümüz nitelikleri, bizim dışımızdaki olgulara bağlayarak kendimizi rahatlatıyoruz belki de. Bir şeylerin olması için özel olmamız gerektiğine inanıyoruz. Aksi elimizden gelmiyor.

“Çünkü onlar özel, biz değiliz”

Olayların bizim dışımızda geliştiğini düşünme kaderciliği bir yandan rahatlatıcı olmakla beraber, öte yandan insanı çözümsüzlüğe iten yanlış bir düşünce. Aslında hepimiz özeliz, siz buna değersiniz gibi bir mesaj vermeye çalışmıyoruz. Aksine, herkesin özel olduğu bir dünyada bu durumun bir norm haline geleceğini ve anlamsızlaşacağını iddia ediyoruz.

Hal böyleyken, çoğumuzun özel olmaya dair bir takıntısı var. Henüz çocukken ebeveynler tarafından beynimize yerleştirilen bu takıntı, büyüyüp de benzer insanlarla karşılaştıkça ve hayatın öyle çok da kolay olmadığını anladıkça bir çeşit küskünlüğe dönüşüyor. Hani çok özel, çok değerliydik, o halde neden en güzel şeyler bizim değil de başkalarının başına geliyor gibi bir isyana kapılabiliyoruz. Bu da kendinden memnuniyetsiz olma, özgüven eksikliği ve depresyonu beraberinde getiriyor.

Hepimiz sıradanız ve bu sıradanlığımız içinde eşsiz birey bireyiz.
Sıradan bireyler olmayı başarabilmek

Gerçek şu ki hepimiz sıradanız ve bu sıradanlığımız içinde eşsiz birey bireyiz. Başkalarında olmayan özelliklerimiz, bizi nev-i şahsına münhasır birer insan haline getiren niteliklerimiz ve hatta tuhaflıklarımız var. Bunlar bizi özel değil ama kendi içimizde eşsiz yapan özellikler. Bunların farkında olup, bir çeşit sarhoşluğa kapılmadan, kibir ve aşırı özgüven içinde olmadan yaşamak mümkün. Hatta özel insan olduğuna dair kibir sahibi olmak, kişinin kendi kusur ve hatalarını görememesine neden olan, insanı körleştiren tehlikeli bir özellik olduğu için, bundan hemen vazgeçmek gerekiyor.

Kendisinin farkında olan kişi somut ve tarafsız bir değerlendirmeyi daha iyi yapıyor. İyi ve kötü yanlarını, elinden gelen ve gelmeyenleri, başkalarının hangi konularda kendisinden iyi olabileceğini daha iyi kavrıyor.

Üstelik, sıradanlığı kabullenmek son derece özgürleştirici bir tavır. Çünkü kimsenin özel olmaması, geldikleri yer ya da elde ettiklerinin bir imtiyaz olmadığı, çalışılarak kazanılabileceği anlamına geliyor. Böylece bizim de istediğimiz şey olamamak için ortaya koyduğumuz bahaneler ortadan kalkıyor ve daha güçlü, daha muktedir hale geliyoruz.

Kaynaklar:
Life Hack
Time

 

İlginizi çekebilir: Narsisizm: Hayranlık, övülme ve ilgi döngüsü içinde hapsolma

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale