X

Sindirim sağlığı çözümleriyle öne çıkan startuplar

Sindirim sağlığı, genel iyilik halinin temeli olarak karşımıza çıkıyor. Sağlıklı bağırsaklar sayesinde bağışık sistemi güçleniyor ve mental sağlık da destekleniyor. Bu nedenle, sindirim sistemimize gerekli özeni göstermemiz gerekiyor. Bu gerekliliğe yönelik çalışan girişimler, beslenme alışkanlıklarından teknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede sindirim sağlığını optimize etmeyi hedefliyor. Bu yazımızda, sağlıklı bir yaşamın anahtarı olan sindirim sistemini güçlendirmek için çözümler üreten beş girişimi derinlemesine inceliyoruz.

Phathom Pharmaceuticals

2018’de kurulmuş olan Phathom Pharmaceuticals, asit kaynaklı gastrointestinal rahatsızlıklara odaklanıyor. Bu girişim, yaygın görülen sindirim sistemi sorunlarına özel yenilikçi tedavi çözümleri geliştiriyor.

Phathom, vonoprazan isimli bir potasyum rekabetçi asit bloğu (PCAB) tedavisi tasarlıyor. Vonoprazan bir ilaç olup gastroözofageal reflü hastalığı ve diğer asitle ilişkili bozuklukların tedavisi için geliştiriliyor. Bu ilaç sayesinde reflü kaynaklı kalp yanması ve yemek borusundaki hasarlar iyileştiriliyor. Yetişkinlerin kullanımına uygun olan bu ilaç, tablet formunda olup 10 ve 20 miligram olmak üzere iki türe sahip. Ayrıca, girişim idrar yolu enfeksiyonundan akut orta kulak iltihabına kadar pek çok enfeksiyonun tedavisinde kullanılan amoksisilin kapsülü de geliştiriyor. Bu kapsül, 500 miligram olup antibiyotik görevi görüyor. Bunlara ek olarak, girişim bakteriyel enfeksiyonları ve cilt enfeksiyonlarını merkeze alan 500 miligramlık klaritromisin tablet üzerine de operasyonlarına devam ediyor.

Phathom, bu yıl aldığı 130 milyon dolarlık yatırımla toplam fon miktarını 660.3 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, vonoprazanın daha geniş bir uygulama yelpazesi için onay almasını ve pazar penetrasyonunu artırmayı amaçlıyor.

CapsoVision

Görsel: capsovision.com

2006 kuruluşlu CapsoVision, sindirim sisteminin tanısal görüntülenmesi üzerine çalışıyor. Bu girişim, tıbbi cihaz sektöründe sık sık adından söz ettiriyor.

CapsoVision, CapsoCam Plus isimli cihazıyla tanınıyor. Bu cihaz, küçük bir bağırsak kapsül endoskopisi olup 360 derece panoramik görüntüleme yapabiliyor. Geleneksel endoskopik yöntemleri geride bırakan bu cihaz aracılığıyla ince bağırsağın yüksek çözünürlüklü görüntülerine ulaşılıyor. Yerleşik kameraya sahip cihaz, endoskopi yaptırmaktan korkan insanlara rahatlık sunuyor. CapsoCam Plus, divertikülit, ülser ve gastrik antral vasküler ektazi gibi hastalıkların teşhisini kolaylaştırıyor.

Seri E finansmanda bulunan CapsoVision, 2020’de aldığı 980 bin dolarlık yatırımla toplam fon miktarını 71 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, kapsül endoskopi süreçlerini iyileştirmeyi ve hastaların ve doktorların bu teknolojiyi benimsemesini sağlamayı hedefliyor.

Tiny Health

2020’de kurulmuş olan Tiny Health, temelde annelerin ve bebeklerin sindirim sağlığına odaklanıyor. Bu girişim, aileler için tasarlanmış testleriyle dikkat çekiyor.

Tiny Health, geliştirdiği mikrobiyom testleri ile hem çocukların hem de yetişkinlerin sağlığını iyileştirmeyi amaçlıyor. Ebeveynler, bu testler sayesinde hem kendilerinin hem de çocuklarının mikrobiyom sağlığını izleyebiliyorlar. Bu vücut ve bağırsak testleri, mikrobiyomu yani sindirim sistemi gibi belirli ortamlarda bulunan yararlı ve zararlı tüm mikroorganizmaları analiz ediyor. Bu analiz sonucunda kapsamlı tespitler ortaya çıkıyor ve bu tespitler doğrultusunda da kişiye özel öneriler sunuluyor. Yüksek kalite standartlarına sahip laboratuvarlarda geliştirilen bu testler, kabızlık, egzama, alerji ve diğer bağırsak sorunlarının erken tespitini sağlıyor. Girişim, 0-3 ve 3-18 yaş gruplarıyla birlikte 18 yaşından büyük bireylere özel testlerin satışını yapıyor. Mikrobiyom testlerine ek olarak, bu girişimin vajinal sağlığa yönelik hizmetler geliştirdiğini de belirtmek istiyoruz.

Seri A finansmandaki Tiny Health, bu yıl düzenlediği yatırım turuyla 8.5 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 13 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, yenilikçi çözümleriyle ailelerin sağlık yolculuklarını destekliyor.

CoapTech

Görsel: coaptech.com

2016 kuruluşlu CoapTech, bir medikal cihaz şirketi olup sindirim sistemini hedef alan cihazlar geliştiriyor. Bu girişim, yüksek performans, güvenlik ve hız ilkelerine bağlı kalarak faaliyetlerine devam ediyor.

CoapTech, PUMA-G isimli bir sistem tasarlıyor. Bu sistem, ultrasondan yararlanarak beslenme tüpü yerleştirme işlemini basitleştiriyor. Hastane odalarında rahatlıkla kullanılabilen bu sistem, geleneksel yöntemlere kıyasla komplikasyon risklerini azaltıyor ve maliyetleri düşürüyor. Hastanede kalış süresini de azaltan bu sistem, mide duvarından yüzeye kadar dokuların görüntülenmesini sağlayarak organ hasarı, enfeksiyon ve kanser risklerini de azaltabiliyor.

Seri B finansmanda bulunan CoapTech, bu yıl düzenlediği yatırım turuyla 7.07 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 11.9 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, PUMA-G sisteminin pazarını genişleterek sağlık hizmetlerini iyileştirmeyi hedefliyor.

Atmo Biosciences

2018’de kurulmuş olan Atmo Biosciences, bağırsak mikrobiyomunun analizi üzerine çalışıyor. Bu girişim, bağırsak sağlığını takip etmeye yardımcı oluyor.

Atmo Biosciences, Atmo Gas Capsule isimli bir ürün geliştiriyor. Bu ürün, yutulabilir bir kapsül olup gazı algılıyor. Bu kapsül sayesinde ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve kolon geçiş süreleri ölçülüyor. Bu ölçümler sayesinde kabızlık ve gastroparezi gibi hareketlilik bozuklukları değerlendiriliyor. Şu anda klinik araştırma aşamasında olan bu ürün, onay aldıktan sonra satışa sunulacak.

Atmo Biosciences, geçen yıl düzenlediği yatırım turuyla toplam fon miktarını 11.5 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, bağırsak sağlığının izlenmesi üzerine yürüttüğü araştırmalarına devam ediyor.

Kaynak: Invenia Group, VentureRadar, Crunchbase, Tracxn, PitchBook

İlginizi çekebilir: Obezite odaklı yenilikçi çözümler üreten girişimler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale