X

Şimdiki anı yaşamanızın önündeki en büyük engel: Ego

Siz de mutlu olmak için hedeflediğiniz o şeyin olmasını, size istediğiniz gibi davranılmasını bekleyenlerden misiniz? Ya da geçmişte gerçekleşmeyen bir beklentinizden dolayı asla mutlu olamayacağını düşünenlerden mi? Mutlu olmamız için ne çok “engel” var, değil mi?

Acaba gerçekten öyle mi, yoksa bir ayrıntıyı gözden kaçırıyor olabilir miyiz?

Zihnimiz mutlu olmak için zamana bel bağlamaya meyillidir. Ya geçmişe takılı kalır ya da gelecekten medet umar. İstisnalar dışında şimdiki anı tam anlamıyla yaşayamayıp geçmiş ya da gelecek zamanı evirip çevirip durur. Bunu fark edenler zaman zaman kendilerine dönüp “E hadi o zaman anı yaşayayım artık!” diyebilse de maalesef o kadar kolay bir geçiş pek mümkün değildir. Çünkü bir ayrıntıyı gözden kaçırırlar: Çok sevgili egomuzu!

Ego üzerine yazılabilecek sayfalarca detay mevcut. Ama en yalın haliyle “ben/benim” şeklinde hikayelerle kendimiz olarak gördüğümüz, kendimizi tanımladığımız her şeyi içinde barındırdığı söylenebilir. Kendimizi özdeşleştirdiğimiz, tekrarlanan duygu, düşünce, tepki kalıplarının hepsi egoyu oluşturan etmenlerdir. Örneklendirecek olursak güzel-çirkin hissetmeniz, başarılı-başarısız olma algınız ve kriterleriniz, bu kriterlere göre başarısız hissettiğinizde ortaya çıkan duygular, olan ya da olmayan olaylara karşı verdiğiniz öfkeli tepkiler ve daha yüzlercesi egonuzun, yani “benlik” hikayenizin parçalarıdır. Egonuzun yarattığı tüm bu düşünceler, duygular, tepkiler sonucu açığa çıkan olumsuz enerji nedeniyle de şimdiki anda yaşamanız pek mümkün olmaz. Çünkü tüm bunlar, gözünüze taktığınız gözlük gibi hayata bakarken olayları bu filtrelerden geçirmenize ve ona göre algılamanıza neden olur.

Eckhart Tolle, Var Olmanın Gücü adlı kitabında bu konuyu özetleyen çok doğru bir cümleye yer verir: “Ego, şimdiki anla sürdürülen bozuk bir ilişkidir.”

Bu cümleyi ve kitaptaki ilgili bölümün devamını okurken gelen ilham ile bu konu hakkında yazmaya karar verdim. Çünkü hem bende büyük bir farkındalık yarattı ve konuyu daha rahat anlamama vesile oldu. Hem de birçok kişide okurken uyandıracağı farkındalığı düşünerek heyecanlandım. Eckhart Tolle, kitabında farkındalık, ego gibi ilişkili birçok konunun arasındaki bağlantıyı çok anlaşılır bir dille okuyucularına sunarken bana ilham olan bölümde de ego ve şimdiki anın çarpık ilişkisini ele alıyor.

Egomuzun, şimdiki anla olan bozuk ilişkisinin üç şekilde olabileceğini belirtiyor ve açıklıyor. Birinci ilişki tipinde, ego şimdiki anı amacına ulaşmak için bir araç olarak görür. Mevcut anda sürekli olarak başka bir yere gitmeye çalıştığınız için de hiçbir zaman tam olarak burada olamazsınız. Buna gelecekteki mutlu günler için şu anda yaptığınız şeyleri ve bu esnada şu anı tam olarak yaşayamayışınızı örnek olarak verebiliriz. İkincisinde, ego şimdiki anı aşılması gereken bir engel olarak görür. Hedefine ulaşana kadar yaşadığı anı hiçe sayıp o anları sabırsızlık, stres içinde geçirir. Tanıdık gelmeye başladı mı? Üçüncüde ise, ego şimdiki anı düşmanı olarak görür. Yaptığınız şeylerden, bulunduğunuz çevreden hoşlanmamak ve şikayetlerde, suçlamalarda bulunmak buna örnek olarak verilebilir.

Eğer şimdiki an ile barışmak ve geçmiş ya da gelecek yerine daha çok şimdiki anda yaşamak istiyorsanız ilk yapmanız gereken egonuzu tanımaya başlamak ve onun şimdiki anla olan ilişkisini fark etmektir. Bunun için kendinize sık sık “Şimdiki anla ilişkim nedir?” diye sorabilir ve bulunduğunuz durumu bu üç ilişki tipine göre sınıflandırabilirsiniz. Ve bu soruyu tek seferliğine değil, her aklınıza geldiğinde tekrar tekrar sormanız dönüşümün anahtarı olacaktır.

Mutlu olmayı istemekle, gerçekten öyle olmak arasında bazı engeller bulunması doğamızın gereği. Bunu değiştirmekse bizim yapabileceğimiz bir seçim. Bu engelleri aşmak için en önemli adımlardan birisi de egomuzu ve egomuzun şimdiki an ile olan ilişkisini tanımak. Bunu tanımaya ve fark etmeye başladıkça mutluluğa giden engellerin de ortadan kalkmaya başladığını ve mutlu olma hallerinizin çoğaldığını gözlemleyebilirsiniz.

Soru ve yorumlarınız olursa Instagram hesabımdan iletebilirsiniz.

Sevgilerimle…

Kaynak:

Var Olmanın Gücü, Eckhart Tolle

İlginizi çekebilir: Marie Kondo ile Hayatına Neşe Kat: Günlük yaşantımıza uyarlama yolları

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale