Şimdiki anı yaşamanızın önündeki en büyük engel: Ego

Siz de mutlu olmak için hedeflediğiniz o şeyin olmasını, size istediğiniz gibi davranılmasını bekleyenlerden misiniz? Ya da geçmişte gerçekleşmeyen bir beklentinizden dolayı asla mutlu olamayacağını düşünenlerden mi? Mutlu olmamız için ne çok “engel” var, değil mi?

Acaba gerçekten öyle mi, yoksa bir ayrıntıyı gözden kaçırıyor olabilir miyiz?

Zihnimiz mutlu olmak için zamana bel bağlamaya meyillidir. Ya geçmişe takılı kalır ya da gelecekten medet umar. İstisnalar dışında şimdiki anı tam anlamıyla yaşayamayıp geçmiş ya da gelecek zamanı evirip çevirip durur. Bunu fark edenler zaman zaman kendilerine dönüp “E hadi o zaman anı yaşayayım artık!” diyebilse de maalesef o kadar kolay bir geçiş pek mümkün değildir. Çünkü bir ayrıntıyı gözden kaçırırlar: Çok sevgili egomuzu!

Ego üzerine yazılabilecek sayfalarca detay mevcut. Ama en yalın haliyle “ben/benim” şeklinde hikayelerle kendimiz olarak gördüğümüz, kendimizi tanımladığımız her şeyi içinde barındırdığı söylenebilir. Kendimizi özdeşleştirdiğimiz, tekrarlanan duygu, düşünce, tepki kalıplarının hepsi egoyu oluşturan etmenlerdir. Örneklendirecek olursak güzel-çirkin hissetmeniz, başarılı-başarısız olma algınız ve kriterleriniz, bu kriterlere göre başarısız hissettiğinizde ortaya çıkan duygular, olan ya da olmayan olaylara karşı verdiğiniz öfkeli tepkiler ve daha yüzlercesi egonuzun, yani “benlik” hikayenizin parçalarıdır. Egonuzun yarattığı tüm bu düşünceler, duygular, tepkiler sonucu açığa çıkan olumsuz enerji nedeniyle de şimdiki anda yaşamanız pek mümkün olmaz. Çünkü tüm bunlar, gözünüze taktığınız gözlük gibi hayata bakarken olayları bu filtrelerden geçirmenize ve ona göre algılamanıza neden olur.

Eckhart Tolle, Var Olmanın Gücü adlı kitabında bu konuyu özetleyen çok doğru bir cümleye yer verir: “Ego, şimdiki anla sürdürülen bozuk bir ilişkidir.”

Bu cümleyi ve kitaptaki ilgili bölümün devamını okurken gelen ilham ile bu konu hakkında yazmaya karar verdim. Çünkü hem bende büyük bir farkındalık yarattı ve konuyu daha rahat anlamama vesile oldu. Hem de birçok kişide okurken uyandıracağı farkındalığı düşünerek heyecanlandım. Eckhart Tolle, kitabında farkındalık, ego gibi ilişkili birçok konunun arasındaki bağlantıyı çok anlaşılır bir dille okuyucularına sunarken bana ilham olan bölümde de ego ve şimdiki anın çarpık ilişkisini ele alıyor.

Egomuzun, şimdiki anla olan bozuk ilişkisinin üç şekilde olabileceğini belirtiyor ve açıklıyor. Birinci ilişki tipinde, ego şimdiki anı amacına ulaşmak için bir araç olarak görür. Mevcut anda sürekli olarak başka bir yere gitmeye çalıştığınız için de hiçbir zaman tam olarak burada olamazsınız. Buna gelecekteki mutlu günler için şu anda yaptığınız şeyleri ve bu esnada şu anı tam olarak yaşayamayışınızı örnek olarak verebiliriz. İkincisinde, ego şimdiki anı aşılması gereken bir engel olarak görür. Hedefine ulaşana kadar yaşadığı anı hiçe sayıp o anları sabırsızlık, stres içinde geçirir. Tanıdık gelmeye başladı mı? Üçüncüde ise, ego şimdiki anı düşmanı olarak görür. Yaptığınız şeylerden, bulunduğunuz çevreden hoşlanmamak ve şikayetlerde, suçlamalarda bulunmak buna örnek olarak verilebilir.

Eğer şimdiki an ile barışmak ve geçmiş ya da gelecek yerine daha çok şimdiki anda yaşamak istiyorsanız ilk yapmanız gereken egonuzu tanımaya başlamak ve onun şimdiki anla olan ilişkisini fark etmektir. Bunun için kendinize sık sık “Şimdiki anla ilişkim nedir?” diye sorabilir ve bulunduğunuz durumu bu üç ilişki tipine göre sınıflandırabilirsiniz. Ve bu soruyu tek seferliğine değil, her aklınıza geldiğinde tekrar tekrar sormanız dönüşümün anahtarı olacaktır.

Mutlu olmayı istemekle, gerçekten öyle olmak arasında bazı engeller bulunması doğamızın gereği. Bunu değiştirmekse bizim yapabileceğimiz bir seçim. Bu engelleri aşmak için en önemli adımlardan birisi de egomuzu ve egomuzun şimdiki an ile olan ilişkisini tanımak. Bunu tanımaya ve fark etmeye başladıkça mutluluğa giden engellerin de ortadan kalkmaya başladığını ve mutlu olma hallerinizin çoğaldığını gözlemleyebilirsiniz.

Soru ve yorumlarınız olursa Instagram hesabımdan iletebilirsiniz.

Sevgilerimle…

Kaynak:

Var Olmanın Gücü, Eckhart Tolle

İlginizi çekebilir: Marie Kondo ile Hayatına Neşe Kat: Günlük yaşantımıza uyarlama yolları

Sibel Okan
Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum ve şu anda özel sektörde pazarlama alanında çalışıyorum. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce ... Devam