X

Sigarayı bırakamama bahaneleri: “Sigarayı çok seviyorum”

Okumaya başlamadan önce biraz düşünmenizi istiyorum:

  • Sevdiğiniz için herkesin bol bol sigara içmesini istiyorsunuz değil mi? İstemez misiniz? Aa neden ki, insan severek yaptığı şeyleri sevdikleri de yapsın istemez mi?
  • Çocuğunuza, anne-babanıza, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza sık sık sigara hediye ediyorsunuzdur? Etmiyor musunuz? Neden? Genelde sevdiğimiz “şeyleri” sevdiklerimize de vermek isteriz değil mi?
Sigara, insan ve doğa tarafından tasarlanmış en sinsi, en kurnaz tuzaktır.

Sigarayı gerçekten sevdiğiniz için mi içtiğinizi zannediyorsunuz?

“Ben sigara içmeyi çok seviyorum, pek de bırakmayı düşünmüyorum…” diyen birçok insanla yaşadığım bir diyalog örneği:

Ben: “Çocuğunuz var mı?”
Sigara içen: “Evet, neden sordunuz?”
Ben: “Sigarayı sevdiğinizi ve çok keyifle içtiğinizi söylüyorsunuz, bu durumda çocuğunuzun da bu keyfi kaçırmasını istemezsiniz değil mi, bir an evvel başlasın o da…”
Sigara içen: “Aman aman, Allah korusun, umarım hiç başlamaz…”
Ben: “Neden böyle diyorsunuz? İnsan çok keyif aldığı bir şeyi çocuğu da yapsın istemez mi, o da keyif alsın?

Evet, duruma bu açıdan baktığınızda anlarız ki aslında her tiryaki çıkamadığı bir “tuzağın” içinde olduğunun farkındadır ve “yavrusu” aynı tuzağa düşsün istemez.

Sinsi tuzak sigara

Sigara, insan ve doğa tarafından tasarlanmış en sinsi, en kurnaz tuzaktır. Bizi başlangıçta bu tuzağa düşüren, tuzağın içindeki binlerce yetişkindir. Hepsinin çok eğlenceli, çok keyif alarak yaptıkları bir şey olduğunu zannederiz. Halbuki, bunun böyle olmadığını bize sık sık söylemişlerdir. Sigaranın dünyanın parasına mal olan, hastalıklara yol açan pis bir alışkanlık olduğunu söylemelerine rağmen biz onların hiç keyif almadıklarına inanamayız. Hatta bu tuzağa düşebilmek için de baya baya uğraşırız.

Yemi, peyniri olmayan tek tuzak sigaradır. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes değil iğrenç tadıdır. O ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan beynimiz hiçbir zaman buna bağımlı olmayacağını sanır ve zevk almadığımızdan dolayı ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi düşünürüz. Bunun böyle olmadığını anladığımızda ise aradan yıllar geçmiştir ve biz çoktan tuzağın dibine kadar inmişizdir. Bile bile lades işte böyle bir şey.

Sağlıklı düşünen bir yetişkinin beyni gün boyunca ortalama 20 defa yaptığı bir şeyi kendine açıklamak zorundadır. Sigara içmemiz için “mantıklı” hiçbir açıklama bulamadığımızdan duygusal bir açıklama bularak, kendimizi yatıştırırız.

Bizi başlangıçta bu tuzağa düşüren, tuzağın içindeki binlerce yetişkindir.

“Madem ben bu kadar zararlı olduğunu bile bile halen içiyorsam, demek ki benim için çok özel bir şey, demek ki SEVİYORUM”.

Bir kişi karşınızda “seviyorum” derse, diyebilecek hiçbir sözünüz kalmaz. Hepiniz hayatınızdan veya çevrenizden bilirsiniz bu durumu:

“Bu adam/kadın/arkadaş/iş/hobi hiç sana göre değil, bak seni çok üzüyor ve çok yoruyor ve bu hiçbir zaman değişmeyecek, biraz düşün lütfen” dersiniz, “Ne yapayım, seviyorum işte…” der ve bu konuşma orada biter!

Bugüne kadar tek bir sigaranızı bile sevdiğiniz veya keyif aldığınız için içmediniz! Bu gerçeği kabul etmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Sigara içmeniz için tek bir gerçek sebep var: Madde bağımlılığı.

Bunun dışında kendimize ve çevremize inandırmaya çalıştığımız her şey yalan. Madde bağımlılıkların ortak özelliklerinden biri de bir süre sonra hem kendimize hem çevremize yalan söyletmesidir. Bu da kabul edilmesi zor bir gerçek daha..

Bugüne kadar tek bir sigaranızı bile sevdiğiniz veya keyif aldığınız için içmediniz!
Sigara içiyorsanız lütfen kendinizi test edin

Eğer vücudunuzda bir düğme olsaydı, bu düğmeye basınca ertesi sabah hayatınızda hiç sigara içmemiş gibi uyansaydınız, bu düğmeye basar mıydınız?

Evet, her sigara içicisi bunu zaman zaman hayal eder, değil mi?

Neden sevdiğimiz bir şeyden hem kurtulmak, hem de hiç yapmamış olmak isteriz ki? Çünkü o yaptığımız “şey” sevdiğimiz bir şey değil! Halen “seviyorum” diyorsanız lütfen hemen beni arayın!

Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa bana www.ilknurustunucar.com/tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Sigarayı bırakmak için adım adım: Neden sigara içilir?

İlginizi çekebilir: Dünya ikiye ayrılır: Nikotin bağımlısı olanlar ve olmayanlar

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale