X

Sıçramanın vücutta yarattığı 5 muhteşem etki

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim yoğunluk daha da artmış vaziyette; ama yine de bu kez haftalık yazımı 2 günlük gecikmeyle de olsa yazıp gönderebildim. Çünkü geçen hafta söylediğim gibi sabah rutinlerime yeniden başladım. Hatırlamanıza yardımcı olması açısından aşağıda bir haftadır rutinime kattıklarımı yazıyorum: (İlgili yazıyı okumak için tıklayın.)

  • Her sabah birazcık daha erken kalkarak, kalkış saatimi 6’ya çekmeyi başardım.
  • Spiritüel bağlantı için dönüşümlü olarak meditasyon, nefes ve Kabala çalışmaları yapıyorum.
  • Her sabah minnet duyduğum 3 şeyi hatırlamayı da yapıyorum.
  • Egzersizler ve jogging de tamam.
  • Bu egzersizler boyunca limonlu suya Green Super Food karışımını da ekleyerek yaptığım 1 litrelik karışımı içiyorum.
  • Akabinde aldığım duşun son bölümünü soğuk suyla yapıyorum.
  • Bu zaten beni “En yüksek halim”e sokuyor.
  • Niyet etmek, ajandayı planlama ve En Değerli Aksiyon kısmında henüz tam hedeflediğim yerde değilim, onlara da bu hafta başlıyorum.

Yaptığım egzersizlerin arasında trambolinde sıçramak da var ve bu da bizi bu haftaki konumuza getiriyor. Geçen hafta söz verdiğim gibi bu haftanın yazısı sıçramanın faydaları üzerine. Hiçbir egzersiz aletinin vücudunuzda bir trambolinin yarattığı etkiyi yaratamayacağını söylesem çok da abartmış olmam.

Hiçbir egzersiz aletinin vücudunuzda bir trambolinin yarattığı etkiyi yaratamıyor.

Sıçramanın faydaları: Sağlıklı, dinamik ve eğlenceli

Sıçramak sağlık ve fitness açısından başka hiçbir egzersizde bulamayacağınız kombine faydalar yaratıyor. Bu faydaları anlatmaya başlamadan önce Yeliz Rüzgar’a beni sıçramayla tanıştırdığı için teşekkür etmek isterim. İlk bakışta “çocukça” gelen sıçrama egzersizi, gerçekten güne başlarken kendinize yapabileceğiniz en iyi şeylerin başında geliyor.

Sıçrama egzersizi hayranları arasında:

  • Bu egzersizi her fırsatta öneren İş ve Yaşam Stratejisti Tony Robbins,
  • Sağlık ve Beslenme Uzmanı David Wolfe,
  • Vücut Ekolojisi Diyeti’nin yaratıcısı ve Beslenme Danışmanı Donna Gates,
  • Doğu ve Batı tıbbının birçok alanında uzman olan tıp doktoru Gabriel Cousens,
  • Eski aktör ve ABD Başkanı Ronald Reagan ve
  • Amerikalı oyuncu ve komedyen Bob Hope da var.

Bakalım bütün dünyada yavaş fakat tutarlı bir biçimde yayılan sıçramanın ne gibi faydaları varmış?

1. Lenfatik sıvı ve toksinlerin atılması

Vücuttaki en önemli sıvı lenfatik sıvıdır. Bakterilere, virüslere, parazitlere, mantarlara ve kanser hücrelerine karşı vücudumuzu koruyan akyuvarlarımızın üçte ikisi bu sıvının içinde bulunuyor. Sıçramak lenfatik sıvının dolaşımını hızlandırıyor.

Artan lenfatik sıvının dolaşımının hızlanması, vücuttaki zararlı kimyasalların atılmasını da hızlandırıyor (detoks). Ve lenfatik sıvı akışını ne kadar çok hızlandırırsak, organlarımızı ve dokularımızı o kadar çok temizleyebiliyoruz. Sıçrarken yarattığımız anlık ağırlıksızlık durumu ve hemen ardından yere inerken gelen çifte yer çekimi etkisi; çift yönlü bir pompa gibi zararlı kimyasalları hücrelerden çekerken yerine kan dolaşımından gelen oksijen ve besinleri basıyor.

2. Düşük etkili, güvenli kardiyo ve adios kaloriler

Yaptığınız egzersiz kalp atış hızınızı artırıyorsa ona “Kardiyovasküler Egzersiz” diyoruz. Mesela; koşma, hafif koşu ya da tempolu yürüyüş gibi egzersizleri kardiyovasküler egzersizler arasında sayabiliriz. Kalbi çalıştırmak elbette harika, ama bununla birlikte kalbi çalıştıran egzersizler; ayaklarınızı bileklerinizi, bacaklarınızı, dizlerinizi, kalçalarınızı, sırtınızı ve disklerinizi yani vücudunuzun neredeyse her yerini gereğinden fazla zorluyor ve sarsıyor. Koşuyu bir trambolinin üstünde yaptığınızdaysa bu sarsıntı ve zorlama  %95’e varan oranda azalıyor. Üstelik kalbinizi de koştuğunuzda çalıştırdığınızdan daha fazla çalıştırıyorsunuz. (12 dakikalık bir sıçramada 12 dakikalık koşudan 10 kalori daha fazla yakıyor.)

Yani fazla yağlardan kurtulmak için sokağa çıkıp betonun üstünde koşmanız gerekmiyor, trambolinde zıplayarak da bol bol kalori yakabilirsiniz.

3. Hücrelerin gücü adına

Tüm organ, doku ve eklemlerinizdeki her hücrenin güçlü, sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını istiyorsanız, eve bir trambolin alıp sıçramaya başlayın! Çünkü eğer hücreleriniz zayıfsa çabucak bozulmaya teşne oluyorlar ve bağışıklık sisteminizi zayıflatarak çeşit çeşit semptomdan semptom beğenmeye, buluttan nem kapıp hastalıklar üretmeye başlıyorlar. Oysa hücreler güçlüyse, bağışıklık sistemi de güçleniyor ve bünyenize bir sağlık, canlılık ve enerji geliveriyor.

Bunun sebebi sıçradığınızda artan yer çekimi kuvveti. Vücudunuzdaki tüm hücreler güçlenerek bağışıklık hücrelerinizin normalden 5 kat daha aktif çalışmasını sağlıyor.

4. Kemiğine kuvvet

Yapılan bir araştırmaya göre, sıçrama hareketi çocuklarda kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı oluyor.

Sıçramak kemik yoğunluğunu da artırıyor. Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmada, 8 ay süreyle günde 10 veya daha fazla sıçrama hareketi yapan çocukların, normal okul aktivite programındaki çocuklara göre kemik yoğunluklarında yüzde 1,2 oranında artma tespit edildi. Yüzde 1,2 kulağa küçük bir rakam gibi gelebilir; ama gelmesin! Kemik yoğunluğundaki yüzde 5 oranındaki artışın, osteoporotik kırılma riskini yüzde 40 azalttığı göz önüne alınırsa; yüzde 1’lik bir artışın bile ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir.

5. Yenilenme

Kısaca her sabah bir trambolin üzerinde yapacağınız sıçrama egzersizi hem vücudunuzu güçlendirerek yeniliyor, hem de stresi azaltarak zihninizin de tazelenmesini sağlıyor. Aynı zamanda denge kazanıyorsunuz. Bir başka deyişle, vücudunuz daha dengeli hale geliyor.

Bunlar sizi kesmiyorsa, sıçramak aşağıdaki faydaları da sağlıyor. Okuyun onları da, sonra bir ara buluşup kangurular gibi sıçrarız belki! Artık biliyorsunuz, bana ulaşmak istiyorsanız tolga@powercoaching.us adresine bir e-posta atın. Bütünsel koçluk üzerine sorularınız olursa cevaplamaktan mutluluk duyarım.

Sıçramanın diğer faydaları

  • 20 dakikalık sıkı bir sıçrama idmanı, kardiyovasküler açıdan 1 saatlik koşunun yaptığını yapıyor.
  • Metabolizmayı ve dolayısıyla kalori yakmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı oluyor.
  • Dolaşımı ve oksijen akışını hızlandırdığı için doğal bir ağrı kesici etkisi var, özellikle de baş, boyun ve sırt bölgesinde.
  • Damarları genişleterek kan basıncını düşürüyor ve daha rahat bir kan akışı sağlıyor.
  • Bütün yıl boyunca ister dışarıda ister evde kolaylıkla yapabileceğiniz bir egzersiz.
  • Endorfin hormonunun artmasını sağlıyor ve böylece sinir sistemini dengeleyerek strese karşı koruyor.

Soğuk duşun vücuttaki etkilerinden söz edeceğim bir sonraki yazıya kadar; sevinçten, keyiften ve enerjiden sıçrayıp durduğunuz çok enerjik bir hafta diliyorum!

V. Tolga Hancı: Doğma büyüme İstanbul'lu Tolga, 20 yıllık reklamcılık kariyerini danışmanlığa, ve oradan da koçluk ve eğitmenliğe dönüştürmüş bir yüksek performans stratejisti. Çalıştığı kişi ve kurumların; hayatın her alanında sınırsız potansiyellerinin % 100'ünü kullanarak, daima yüksek performansta kalabilmeleri için stratejiler üretiyor. Power Coaching'in ve Anthony Robbins Türkiye oluşumlarının kurucu ortağı. Birlikte çalışacağı kişi ve kurumların hedef ve hayallerini merak ediyor ve şöyle söylüyor: "İstiyorsan yaparsın! Asıl soru şu: Harekete geçmek için ne kadar isteklisin?"

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale