X

Seyahatlerinizde bisiklet kiralamanız için 5 sebep

Bisiklet denilince bir anda çocukluğuma gidiyor aklım. Dört teker üzerinde başlayan bisiklet serüvenim iki teker üzerine taşınınca benim için yürümek kadar önemli bir milat oldu hayatımda. Defalarca düşüp dizlerimi yaralasam da, kapının önünden ayrılıp annemin yüreğini ağzına getirsem de, kardeşimle en çok bisiklet yüzünden kavga etsem de bisiklete binmek hep özgürlük benim için.

İnsanın tutku duyduğu şeyleri hayatında bir araya getirmesi ve aktif olarak yapması beraberinde mutluluğu getiriyor. Seyahat etmeyi de bisiklete binmeyi de çok seviyorum. Her ikisini bir arada yapabildiğim anlarda ise mutluluğum ikiye katlanıyor. Bu yüzden seyahat ederken bisiklet kiralamak ve şehri bisiklet üzerinde keşfetmek, yapmaktan çok keyif aldığım ve çocukluk rüyası bisiklet olanlara tavsiye ettiğim bir aktivite.

Seyahatlerinizde bisiklet kiralamanız için işte size sebepler:

1. Sizi gideceğiniz yere daha çabuk ulaştırır; hızlıdır

Şehri bisikletle gezmek kısıtlı vaktinizi etkili bir şekilde kullanmanıza yardımcı olur.

Seyahat ederken genellikle görülecek yerler listemiz oldukça kabarık ve vaktimizse kısıtlı oluyor. Şehri bisiklet kiralayarak gezmek özellikle haftasonu gezilerinde vakti etkili bir şekilde kullanmamızı sağlıyor. Şehrin en merkezi yerlerini yürüyerek gezip, daha uzak lokasyonları bisikletle gezebilirsiniz. Üstelik yurt dışında bisiklet bir ulaşım aracı olarak kullanıldığından bisikletinizi park etmekte hiç zorlanmayacak; bisikletinizi park edip, görmek istediğiniz müzeyi gezebileceksiniz.

2. Seyahatte yaptığınız kaçamakları minimize eder; sağlıklıdır

Şu bir gerçek ki, rutinimizde ne kadar sağlıklı beslenmeye özen göstersek de seyahat ederken elimiz menünün en tehlikeli yerlerine gidebiliyor. ‘İtalya’da pizza yemeyeceğim de nerede yiyeceğimler’, ‘Buranında şu tatlısı meşhurmuş.’ diye devam ediyor ve sağlıklı beslenme rutinimize kısa süreliğine de olsa ara veriyoruz. İşte bu noktada imdadımıza bisiklet yetişiyor. Seyahat ederken hem yemek yiyip hem de spor yapabilirsiniz. Bisiklet sürmekten daha özgür hissettiren, daha keyifli bir egzersiz mi var?

Bisiklete binmek vücudumuzdaki birçok kası çalıştırır ve metabolizma hızımızı artırır. Seyahatlerinizde en azından bir günü bisiklet kiralayarak gezerseniz aldığınız fazla kalorileri yakarak rutininize stressiz bir şekilde geri dönersiniz.

3. Keşfetme dürtülerinizi harekete geçirir; zevklidir

Bir şehri keşfetmenin en keyifli yollarından biri haritayı çantaya kaldırıp, sokaklarda kaybolmaktır. Yürümek tabii ki çok güzel, ama bir süre sonra yorduğu için bir sokağa girerken sizi düşünmeye iter. Bisiklet üzerindeyken bilmediğiniz sokaklara girmek için hiç düşünmezsiniz. Hiç bilmediğiniz sokaklarda pedallamak hem zevkli hem de güvenlidir. Çünkü gittiğiniz şehirler bisikletin bir ulaşım aracı olarak kullanılmasından ötürü genellikle bisikletliye saygı duyulan yerlerdir.

4. Cep yakmaz; ekonomiktir

Bisikletın kirası dışında hiçbir masrafı yoktur. Benzin almak, park yeri ücreti ödemek, trafikte kalarak, tren bekleyerek zaman kaybetmek gibi şeyleri yoktur; ekonomiktir. Üstelik bisikleti ister günlük, ister saatlik olarak çok ucuza kiralayabilirsiniz. Seyahat etmeden önce gideceğiniz şehrin bisiklet kiralama sistemini okumanızı mutlaka tavsiye ederim.

5. Tüm bu faydalarının yanı sıra, çevrecidir

Kendimizi doğanın içindeyken daha iyi hissediyoruz, ama trafikteki araçlardan atmosfere yayılan sera gazı salınımı yüzünden ozon deliği büyümeye devam ediyor. Gelin doğa için büyük, sizin için küçücük bir şey yapın ve bisiklet kiralayarak şehri keşfedin.

Öznur Demirhan: Bu hayatta en çok heyecan duyarak yaptığım şey seyahat etmek, beni en çok motive eden şey yeni yerler görmek, olmaktan en mutluluk duyduğum yerler hava alanları, tren garları, otobüs durakları… Tek isteğim hikayemi tutkuyla ve heyecanla yaşamak, hatırımdan gitmesin diye yazmak. Ben hikayemde dünyayı keşfediyorum. Senin hikayen ne?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale