X

Seyahatlerinizde Airbnb Kullanmanız İçin 5 Sebep

Biraz önce e-mail kutuma Airbnb’den gelen “ birlikte nice senelere” e-maili ile bu yazımı Airbnb hakkında yazmaya karar verdim.

Son bir yılda 18 ülkeye gerçekleştirdiğim seyahatlerimde yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve yeni kültürler tanımanın dışında benim için yeni olan bir şey daha vardı: Çok sadık bir Booking.com kullanıcısıyken birden yolum Airbnb ile kesişti ve çok sadık bir Airbnb kullanıcısı oluverdim. Dilerseniz önce gelin Airbnb nedir onu konuşalım.

Facebook, Trip advisor, Twitter, Google gibi Airbnb de bir Amerikan girişimi ve hikayesi 2007 yılında San Fransisco’da başlıyor. Brian ve Joe adında iki kafadar kiralarını ödemekte zorlanınca oturma odasında yere üç tane yatak atıp çok basit bir web sitesi kuruyorlar ve burada konaklayacak olanlara evde hazırlanmış kahvaltı vereceklerini söylüyorlar. Bunun üzerine iki erkek ve bir kız kişi başı 80$’dan rezervasyon yaptırıyor ve hikaye başlıyor.

2007 yılında başlayan hikâye müthiş bir başarı yakaladı ve şu anda tüm dünyaya yayılarak devam ediyor. Bu başarının en önemli sebeplerinden birinin verimlilik olduğunu düşünüyorum. Zira benim çok sadık bir Airbnb kullanıcı olmamdaki en büyük sebep sistemin verimliliği.

Peki, seyahatlerinizde neden Airbnb kullanmalısınız? İşte Airbnb’nin hayatımıza katacağı 5 güzellik:

1. En uygun rakamlara rüya gibi evlerde kalmanızı sağlar

Airbnb kullanmaya başladığınızda harika evlerde çok uygun fiyatlara konaklama şansını yakalayabilirsiniz. Şehir merkezinde kalıp, manzaralı bir odaya servet ödemenin zamanı çoktan geçti. Seyahat ettiğiniz yerin pahalılık/ucuzluk durumuna göre bütçenize uygun bir ev bulacağınızdan eminim.

2. En merkezi lokasyonlarda kalmanızı sağlar

Airbnb’den seçeceğiniz evler dağ, deniz veya orman manzaralı seçeneklerine rağmen fiyatları oteller kadar pahalı değildir

Airbnb ile en merkezi lokasyonlarda ister evin bir odasını ister evin tamamını kiralayabilirsiniz. Beş yıldızlı otellerin yüksek ücretlerden kapattığı okyanus, deniz, dağ manzaralı odaları Airbnb’de kolaylıkla bulabilir, şehrin merkezinde kalarak şehri yürüyerek keşfedebilirsiniz.

3. Yerel insanlarla tanışmanızı sağlar

Seyahat severlerin seyahatlerinde en mest oldukları şeyin başında yerel insanlarla tanışıp, şehirlerin gezi kitaplarında bahsedilmeyen yerlerini keşfetmek gelir. Airbnb ise yerel insanlarla tanışıp, onlardan hem şehirle ilgili hem de yerel lezzetlerle ilgili bilgi almanın en zevkli yoludur. Hatta bazen ev sahibi ile arkadaş olup, kendinizi bir arkadaş partisinde bile bulabilirsiniz, tecrübe ile sabittir 🙂

İlgili yazı: Turist değil gezgin gibi davranmanın altın kuralları

4. İletişiminizi geliştirmenizi sağlar

Airbnb ile konaklama iletişim becerisi çok iyi olan birinin bile iletişimini geliştirir; çünkü otel, hostel, misafirhane gibi yerlerde rezervasyonunuzu tek tıkla yaparken Airbnb’de rezervasyon yaptırmak istediğiniz evin sahibine kendinizden bahseden kısa bir mesaj atıp, evin müsait olup olmadığını sormalısınız. Bununla birlikte havaalanından eve nasıl gideceğiniz, nerede buluşup anahtarı alacağınız gibi sorularla iletişimde kalır ve bu becerinizi geliştirebilirsiniz. Airbnb bazen sizi, mahalledeki restorana gidip “şey, Andrew anahtarı buraya bırakacağını söylemişti” demek zorunda bile bırakabilir 🙂

5. Süprizlerle doludur 

Airbnb sayesinde seyahatlerimde rüya gibi evlerde konaklıyorum ve gittiğim yerlerden yeni arkadaşlar ediniyorum. Sosyal medya hesaplarımdan da Airbnb ile ilgili “Güvenilir mi? Nasıl güvenip hiç tanımadığınız birinin evinde kalabiliyorsunuz? “ gibi birçok soru alıyorum. Kabul ediyorum, hiç tanımadığın bir insanın evinde kalma fikri ilk etapta pek de güvenilir gelmiyor. Fakat şöyle bir durum var ki, Airbnb’ye kayıt aşamasında sizden pasaport bilgilerinizden, sosyal medya hesaplarınızı doğrulamanıza kadar birçok bilgi gerekiyor. Belki gidip kapıda da kalabilirsiniz fakat bu da bir deneyim değil mi? Zor anlarda hayatta kalma yolları diye bir kitap yazmanıza vesile olur belki ne dersiniz? Bu yüzden Airbnb süprizlerle dolu bir platform.

 

Öznur Demirhan: Bu hayatta en çok heyecan duyarak yaptığım şey seyahat etmek, beni en çok motive eden şey yeni yerler görmek, olmaktan en mutluluk duyduğum yerler hava alanları, tren garları, otobüs durakları… Tek isteğim hikayemi tutkuyla ve heyecanla yaşamak, hatırımdan gitmesin diye yazmak. Ben hikayemde dünyayı keşfediyorum. Senin hikayen ne?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale