X

Seyahat ederek hayata boş vermenin 5 yolu

Seyahat etmek, hayatta yapmaktan en çok keyif aldığım eylem. Her şehirde bambaşka renkler eşlik ediyor bana. Bambaşka diller duyuyor kulaklarım, bambaşka gün batımlarına şahitlik ediyorum, gün bambaşka doğuyor her yerde. Kültürler değişiyor, anlar değişiyor, zaman her yerde farklı akıyor. İnternette önüme düşen bir fotoğrafın peşinden gitmek hayalleri gerçek yapıyor. Sonra bir bakıyorum değişiyorum, ön yargılarımdan kurtuluyorum, gelişiyorum ve her yerden başka bir ben olarak dönüyorum.

İlgili yazı: Mutlu olmak için paranızı seyahat etmeye harcayın

Seyahat etmek hayatta yapmaktan en çok keyif aldığım şey, çünkü değişmeyen alışkanlıklarımı değiştiriyor, asla yapamam dediklerimi yaptırıyor ve yiyemem dediklerimi bir güzel yedirtiyor. İnsan seyahat edince zaman kavramını unutuyor. Bugün günlerden neydi sorusunun cevabını bulamıyor, saatler deneyimlerle akıyor. Böyle bir boş vermişlik geliyor insana. İşte bu yazımda seyahat ederek hayata boş vermenin 5 yolunu anlatacağım.

Kontrolü bırakın

Seyahat ederken kontrolü bırakın. Görmek istediğiniz o müzenin giriş saatini kaçırabilir, gitmek istediğiniz o restoranda yer bulamayabilir, şehre vardığınız an bir eyleme denk gelebilirsiniz. Bindiğiniz otobüs bozulabilir, günün ortasında alışveriş yapmak istediğiniz o dükkanın sahibi siesta’da(uykuda) olabilir ve güneşli olmasını planladığınız gün yağmurlu olabilir. Kontrolü bırakın. Çünkü her şeyi kontrol edemezsiniz, bırakın gitsin.

Olmanız gereken değil, olduğunuz kişi olun

Olmanız gereken insan değil olduğunuz kişi olun.

Olmanız gereken insan değil olduğunuz kişi olun. Ofiste değilsiniz, evinizde değilsiniz, etrafınızda sizi tanıyan hiç kimse yok. Yolda olmanın en güzel yanlarından biri de bu. Bırakın kendinizi ve size dayatılan kişi değil de olduğunuz kişi olun. Yan masada yemek yiyen insanlara afiyet olsun deyin, kaybolduğunuzu düşündüğünüz anda adres sormaktan çekinmeyin ve iletişim yeteneğinizi kullanın.

Zaman aksın, sakin olun

Bu maddede çok zorlanıyorum. Çünkü zamanı çok önemsiyorum. Şu an sadece şimdi var ve 1 saniye sonra yok. Dün çoktan bitti ve bir daha geri gelmeyecek. Seyahat etmek ise kısıtlı bir zaman. Görmek istediklerim ve yemek istediklerim var. Fakat dünya benim ihtiyaçlarıma göre dönmüyor. O uçak kaçabiliyor, trenden yanlış durakta inilebiliyor ve sokaklar karışabiliyor. Bırakın karışsın, kaçsın, gitsin. Evrenin size sunduğu o ana adapte olun, biz insanız, adaptasyon bizim işimiz 🙂

Mükemmelliyetçiliğinizi evde unutun

Seyahat ederken her şeyin istediğiniz gibi olması bir mucize olur. Seyahat etmeye tutkun ve başak burcu biri olarak söyleyebilirim ki, hiçbir seyahatimde her şey mükemmel değildi. Belki de konaklamak için en güzel oteli bulamamışsındır ya da belki de uçak biletini daha ucuza alabilirdin. Gittiğin restoran okuduğun yorumlardaki gibi çıkmasa da üzülme, moralini bozma ve seyahatini mahvetme. Bırak her şey şahane olmasın.

Ön yargılarınızdan kurtulun

Duyduğum tüm olumsuz şeylere rağmen bu zamana kadarki seyahat deneyimlerimden en iyisini Güney Afrika’da yaşadım.

Güney Afrika seyahatine çıkmadan önce okuduğum her yazı Güney Afrika’nın ne kadar tehlikeli bir yer olduğundan bahsediyordu. Konuştuğum birçok kişi ‘Afrika’ mı?’ deyip yüzüme tuhat tuhaf bakıyordu. Fakat ben bu zamana kadar ki seyahat deneyimlerimden en iyisini Güney Afrika’da yaşadım. Seyahat etmek, dayatılan bu tip bilgileri kendi deneyimlerinizle altüst etmenizi sağlıyor. Medyaya yansıyan haberleri bir kaynak olarak görmektense gidin deneyiminizi kendi kendinize yaşayın ve ön yargılarınızdan kurtulun.

Öznur Demirhan: Bu hayatta en çok heyecan duyarak yaptığım şey seyahat etmek, beni en çok motive eden şey yeni yerler görmek, olmaktan en mutluluk duyduğum yerler hava alanları, tren garları, otobüs durakları… Tek isteğim hikayemi tutkuyla ve heyecanla yaşamak, hatırımdan gitmesin diye yazmak. Ben hikayemde dünyayı keşfediyorum. Senin hikayen ne?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale