Sevilmek bir ihtiyaç, peki ya kendini sevmek?

Sevmek ve sevilmek isteği, nefes alan her canlı türünün olmazsa olmaz bir ihtiyacıdır. Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde de, sağlıklı bir birey olmak için sahip olmamız gereken 5 temel gerekliliğin üçüncüsü olarak yerini almaktadır. İnsan, duyguları deneyimleyerek keşfeden ve keyif aldığı keşfi tekrar tekrar deneyimlemeyi arzulayan bir varlıktır.

Örneğin ilk kez kötü not alan veya evcil hayvanını kaybeden bir çocuk olduğunuzu düşünün. Bu olaylar sizde hüzün, korku, hayal kırıklığı gibi duygular uyandıracaktır. Bu hisleri ilk kez deneyimlediğiniz anda bir daha aynı şeyi yaşamamak adına elinizden geleni yapacaksınızdır. Sevilme ihtiyacı da tam olarak böyle. Sevmenin ve sevilmenin, hatta ihtiyaç duyulup onaylanmanın ne anlama geldiğini bilen biri, elbette ömrü boyunca güzel olan bu hisse sahip olmak isteyecektir. Oldukça doğal ve önemli olan tüm bu hisler kimi zaman bizi hayal kırıklığına da uğratabilir.

Peki, neler sizi sevilen biri yapar? İyi bir stil mi, yoksa güzel bir burun mu? Tatlı bir ses tonu ya da ekonomik imkânlarınız mı? Yumuşak mizacınız veya başarı dolu kariyeriniz mi? Belki de herkesle iyi anlaşan yapınızdır sizi sevilebilir hale getiren? Size cevap vereyim: Hiçbiri. Kişiyi sevilebilir yapan en temel yapı, kendi kendisini sevebilme kapasitesidir. Sevme işine kendinizden başlamadığınız sürece, başkaları için yaptığınız tüm girişimler sizi sadece o kişi için idealize edecektir.

Her kişi için bambaşka biri olduğunuzu düşünün. Bu durum yorucu olduğu kadar da sahtedir. Oysa siz bir bütünsünüz ve ihtiyacınız olan sevgi kendi kalbinizden başlamalı yolculuğuna. Herkesle iyi anlaşamayan biri olabilirsiniz, ama sizi, herkesle iyi anlaşmayan yanınızla sevebilecek kişilerin sevgisi iyi hissettirecektir.

Sevilme ihtiyacı aynı zamanda bir güçlenme arzusudur. Sevilmezseniz yalnız kalırsınız, yalnız kalırsanız güçsüz görünürsünüz. Oysa bu da çok doğru bir yaklaşım değildir. Sevilmek ve destekleyici bir çevreye sahip olmak elbette zor durumlardaki dayanıklılığınızı artıracaktır. Fakat buradaki kilit nokta yine sizsiniz. İçsel motivasyonu düşmüş, kendi kendine küskün birine kim ne kadar yardım edebilir? “Asla esnek olmayın, en ufak şeyde gemileri yakın” demiyorum elbette ama önce kendine dost olmayı öğrenmeli insan diyorum.

Özellikle depresyon, bipolar bozukluk gibi spesifik bir tanınız yoksa yukarıda bahsettiklerimi başarmak inanın zor değil.
Daha iyi ve memnuniyet içeren bir yaşam için sahip olmanızı önerebileceğim 4 temel şey var. Bunlar;

  • Tutku ile yapacağınız bir iş, hobi veya ilgi,
  • Vakit geçirmeyi sevdiğiniz bir sosyal çevre
  • Doğru düşünebilme yeteneği (olumsuz değil olabildiğince iyimser, bilişsel hatalardan arınmış bir perspektif),
  • Heves

Özellikle “heves”i aman kaybetmeyin. Zira heves, yukarıda sıraladığım hepsinin en temel taşı oluyor.

Özetle;

Yeri geldiği zaman en acımasız eleştirmen, yeri geldiği zaman en şefkatli ses yine siz olmalısınız kendinize. Yazının da başlığında söylediğim gibi; sevilmek bir ihtiyaç, fakat kendini sevmek bir zorunluluktur.

Beni Instagram’dan takip edebilirsiniz. 

En derin sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Sizden bir tane var: Kendinizi tanımak ve kabullenmek için

Ezgi Aslantas
Psikolog Ezgi Aslantaş İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca Kanada Okulları, Humanite Tıp Merkezi, Çocuk Aile Danışmanlığı merkezi gibi ... Devam