X

Sessizlik kadar büyük bir ihtiyaç: Sesini çıkarabilmek

Çok fazla ses var. Her yer çok sesli. Dünyanın şu an sesten oluşan ve hızdan beslenen bir hali var gibi. Aslında dünya demek yanlış olur, insanların.

Bazıları bu hızı ve sesi kanıksamış durumda. Pek farkında değiller neye maruz kaldıklarına her gün, her an. Belli bir noktadan sonra her şeyi normalleştirme olayımız var ya insanoğlu olarak… “Normal” geliyor sürekli koşuşturmak, sürekli sese maruz kalmak. Hatta insan kendi içerisinde bile sessiz kalamıyor pek artık. İç sesler de duruma adapte olmuş durumda; önünü ardını düşünmeden sadece konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor. Çünkü zihin, bu şekilde var olacağını zannediyor.

Bu sesli dünyayı farkında olanlar ise kendi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki doğaya, sessizliğe, insanın az olduğu yerlere kaçışıyor elinden geldiğince. Kendimden biliyorum demek yanlış olmaz. Senelerdir her sabah gerçekleştirdiğim meditasyon pratiklerimle o sessiz, dingin, sakin alana öyle alıştım ki artık o hal benim için lüks değil, ihtiyaç. İnsanların da nasıl bu kadar ses içinde yaşayabildiklerini de pek anlayabildiğimi söyleyemeyeceğim.

Ben kendi adıma hayatımı olabildiğince sessiz, dingin alanlarda sürdürmeye çalışırken, geçen gün bir filme gittim bir arkadaşımla. Filmin adı “A Quiet Place”, Türkçe tercümesi Sessiz Bir Yer.

Konusu ise şöyle: Kör olan ama sese son derece duyarlı olan bir canavar türemiş ve insanlığın büyük bir kısmını öldürmüş. Bir aile var izole, sessiz alanda yaşayan bu canavara yakalanmamak adına. Fakat hiç konuşmuyorlar, işaret diliyle anlaşıyorlar, yürürken yapraklara dahi basmadan yavaşça yürüyorlar, herhangi bir sakarlık yapıp bir şey düşürmeleri söz konusu değil gibi çok acayip bir hayatları var. Çünkü minicik bir ses çıkarsalar dahi sese duyarlı canavarın gelip onları da yok etme olasılığı yüksek.

Tüm film bu sessizlikte geçiyor. Her zaman aradığım, ihtiyaç duyduğum sessizlik film boyu zaman zaman sinirlerimi bozuyor, zaman zaman geriyor beni. Çünkü bu sefer bu sessizlik her şeyi yutuyor. Gülemiyorsun, ağlayamıyorsun, canın yansa bağıramıyorsun, kızamıyorsun. Kendini ses ile ifade etme yollarının hepsi kapalı. En acısı kendi sesini dahi duyamıyorsun. Ve kendi sesini duymamak bir nevi kendini duymamak oluyor.

Kendi varoluşunu ortaya koyduğun en büyük araçmış meğer ses; ben filmi izlerken bunu görüyorum. Ne kadar kıymetli, o da sessizlik gibi ne kadar büyük ihtiyaçmış!

Ses çıkartmak, çıkartabilmek bir lüksmüş aslında.

Ve yine dönüp dolaşıp aynı yere varıyorum: Denge. Çok fazla ses diye memnuniyetsizken, çıt çıkmayan bir dünyayı görmek de sesin aslında ne demek olduğunu anlattı. Hayat uçlarda gezinirken çok zor. Bunu bugüne kadar uçlarda yaşamış biri olarak tüm samimiyetimle söylüyorum. Zaten son zamanlarda sanırım bu sebeptendir ki dönüp dolaşıp denge kelimesine tosluyorum. Hatta yaşam o uçlarda bence yavaş, pek de aktığı söylenemez. Ya da o kadar hızlı ki yine yaşadığını anlayamıyor insan. Ama tam ortaya, dengeye geldiğiniz an gerçek yaşam işte tam da orada. Hayat tam o noktada yaratıcı, neşe dolu, akışkan, keyifli.

O zaman nice dengede var olan, gerçekleşen harika hayatlara!

Not: A Quiet Place filmini mutlaka ama mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Hem bakalım siz kendinize neler alacaksınız merak ediyorum. Paylaşalım, çoğalalım!

 

İlginizi çekebilir: Koşulsuz sevgi için kilit noktanın kendiniz olduğunu fark edin

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale