X

Seramik sanatçısı Justin Crowe’un “insan külleri”nden yeniden doğan tasarımları

Seramik sanatçısı Justin Crowe, dedesinin ölümünden sonra bir tür farkındalık yaşadıktan sonra, normalde kil ve farklı çamur çeşitleri kullanarak yaptığı seramik işlerini “insan kemikleri”nden elde edilen küllerle üretmeye başladı. Peki neden ve nasıl?

Sanatçı dedesinin ölümünden sonra hayata bakış açısında büyük değişiklikler gerçekleştiğini ve bu farkındalıkları bir şekilde diğer insanlarında fark etmelerini istediğini dile getiriyor ve ekliyor:

“Ev her zaman sıcak bir yerdir, sıradan, rutin, huzurlu… Dedem kendi evinde öldü. Ve o bu dünyadan gittikten sonra kaybımın acısını atlatmama en çok yardım eden şey, evdeki sıradan ve günlük eşyalar oldu. Bu da kafamdaki “ölüm” algısını baştan aşağı değiştirdi. Ben de ölüm kavramının o kadar korkutucu bir şey olmadığını diğer insanların da anlayabilmesi için bir seri yaratmak istedim ve profesyonel alanda medikal malzemeler toplayan, koleksiyon yapan insanlardan ölmüş insanlardan kalan kemikleri ve külleri toplamaya başladım. Ve sonuçta elimde 200 farklı insandan kalan 200 farklı kemik birikti. Bu kemikleri birer sanat eserine dönüştürme konusunda ise seramik geçmişimden faydalandım. Seramik yaparken kullanılan kil, silikat, feldspat gibi malzemelerle kemiklerden elde ettiğim külleri birleştirerek özel bir karışım hazırladım. Sonra da onları birer materyale dönüştürdüm ve fazla sayıda kupa, kase ve tabaktan oluşan sofra setleri tasarladım.”

Sanatçı amacının her gün kullanılan bu sıradan eşyalarla kaybedilen ve özlenen kişileri yakında tutmaya devam etmek ve ölümün aslında o kadar korkutucu olmadığının farkına varmak olduğunu söylüyor.

Kaynaklar:
boredpanda.com
theguardian.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale