X

Sen yeter ki kendine güven: Liderler endişeyi nereye koyar?

“Endişe negatif duadan başka hiçbir şey değildir…”
Darel Rutherford

Endişe oldukça yoğun bir histir. Yarın ne ile karşılaşacağımız konusunda endişeleniriz. Bir mülakata girdiğimizde sonucu ne olacak gerçekten kazanabilecek miyim diye endişeleniriz. Sağlığımız ile ilgili olası bir durum var ise ve gerekli tetkikler yapılmaktaysa, bana ne olacak diye endişeleniriz. Yarını görebilecek miyim, sevdiğim kumsaldan yeniden denize girebilecek miyim, o çok sevdiğim arkadaşlarımla bir kerecik daha olsun güzel bir kahve sohbeti eşliğinde bir araya gelebilecek miyim? Bu hayatta istediğim kalbimden geçen her şeyi hayatım bitmeden gerçekleştirebilecek miyim? Belki anne olabilecek miyim? Veya kendimden başka bir kişinin bile olsa hayatında bir değişiklik yaratmasına hayatına bir anlam katmasına yardımcı olabilecek miyim?

Ve işte endişeler uzar da gider… Belki bu kadar derin olmasına bile gerek yoktur. Kilo verebilecek miyim? Bu yaz elbiselerime girebilecek miyim? Yeni bir araba almak için gerekli bütçeyi oluşturabilecek miyim? Yeni bir ev alabilecek miyim? Bu akşam o istediğim yerde oturmak için boş bir masa bulabilecek miyim? Gördüğüm o gömleği hala satmamışlar ise (!) ona sahip olabilecek miyim? Uzar da gider endişeler. Biz genel olarak pek farkında olmayız ‘endişe’ içeren düşüncelerimiz olduğundan. Birer ‘soru’ olarak algılarız onları, ‘endişe’ olarak değil…

Ben bugün sizlerle birlikte sorduğumuz soruları biraz olsun düzeltelim istiyorum. Düzeltmek demekle onları ‘endişeden’ temizleyelim istiyorum… Ben o evi satın alabilecek miyim yerine ‘bana o evi satın almak için bu hayatta ne gerekiyor?’… Dünyayı ben döndürüyor olsaydım bana sunulmasını isteyeceğim nimetler nelerdir?

Örnek bana şu kadar kaynak lazım, bu kaynağın bana gelmesi için X, Y, Z değişikliklerini yapacağım, altı ay veya bir yıl şöyle çalışacağım ve sonunda bu evi evet satın alabilirim. Şimdi bu akışı okuduğumuzda ne hissettik? Bir de şu cümleye geri dönelim istiyorum ‘benim gücüm benim emeklerin benim durumum o evi satın almaya yetecek mi?’ Ne hissettiniz? Yetebilecek mi sorusu size direk ne hissettirdi… Endişe evet endişeyle yaklaştık, ‘olmayan’ yani verilemeyebilecek olan tondan konuşmaktayız… Bu cümle aslında bize şunu diyor, ‘sevgili evren ben bunu istiyorum ama yeteceğime de pek inancım yok, endişeliyim, olursa sevinirim’…

Sizce bu mesaj karşılığında bu durumun hayata geçmek olasılığı yüzde kaçtır? Gerçekten bu mesajı duymuş olsaydınız siz dışarıdan bakan biri olarak, kendinizin o evi satın almayı gerçekten istediğinize inanır mıydınız? Olabilecek mi, yetebilecek mi, yapabilecek miyim, gerçekleştirebilecek miyim gibi tüm soruları kafamızda kendi içimizde bir kez daha değerlendirelim istiyorum sizlerle. Bunları bunu hedefliyorum bana ne lazım bu yolun sonunu görmek üzere yola kendime olan tüm inancımla çıkıyorum, bunu veya en azından bundan daha iyisini istiyorum ve hedefliyorum ile değiştirmeyi öneriyorum…

Cümlelerimiz hayata verdiğimiz sözlerimizdir. Bir kağıda imza atmak gibi kelimelerimiz endişelerimiz inanmadığımız herşey aynı şekilde bir ‘işaret’ oluşturur tıpkı bir imza gibi… Bugünün liderleri olarak nasıl bir imza isteriz? Silik kendinden emin olmayan endişelerle dolu veya açık net her ne olursa olsun sonu görmek üzere atılmaktan korkmayan ne istediğini bilen nereye yürüdüğünü ve bu hayatta neye layık olduğunu bilen bir imza?

Şimdi sıra sizde!

İlginizi çekebilir: Yerde gökte bulunmayan “motivasyon”: Sadece sev, tüm dünya sana gelir

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale