X

Semptomlarımız bize dair ne söyler?

Semptom ya da belirti, kişi tarafından fark edilen, rahatsızlık yaratan, normal dışı hisler ya da verilen bedensel tepkilerdir. Kişi bu durumdan o kadar rahatsız olur ki bu hal ile daha fazla kalmak istemez ve bir an önce eski haline dönmek ister, yani semptomların ortadan kalkmasını talep eder.

Oysa ki bedenimizde ve ruhumuzda gerçekleşen her bir farklı olma halinin direkt olarak duygularımızla ilişkisi vardır. Duygularımız ise iç dünyamızdan bize haber taşıyan birer postacı gibidir. Derinlerde  bir yerde aslında bizimde ne olduğunu bildiğimiz, ancak bazen yüzleşemediğimiz, onu görürsek sonrasında nasıl davranmamız gerektiğini kestiremediğimiz, yaşayacağımız zor duyguları taşımaya hazır olmadığımız ve bu nedenlerle de bakmadığımız posta kutumuzda biriken bu mesajlar bir süre sonra farklı sinyaller vererek onları görmemizi sağlamaya çalışır. İşte bu sinyaller de semptomları oluşturur. Bunu yaparken de bedenimizle iş birliği içindedir. Tek amaçları bizi götürmek istedikleri yönü fark etmemiz, belki de arzumuzla temasa geçebilmemizi sağlamaktır.

Çok basit bir örnekle anlatayım… Güzel bir çorba yapmak istiyorsunuz. Malzemeleri tencereye koyup karıştırıyorsunuz. Bir süre sonra burnunuza kötü bir koku geliyor. Siz bu durumdan rahatsız olup (aslında bu bir belirti) pencereyi açıyorsunuz yada evi havalandırmayı çalıştırıyorsunuz. Bir süre sonra o koku artık burnunuza gelmiyor ve rahatsız olmuyorsunuz. Yemek pişiyor ve servis tabağına alıp tadına bakıyorsunuz, garip bir tadı olduğunu anlıyorsunuz. Çorbayı içiyorsunuz ama o lezzeti de alamıyorsunuz. Oysa ki kötü koku burnunuza geldiğinde kaynağını bulmaya çalışsaydınız, zerdeçal yerine çorbaya köri attığınızı fark edecektiniz.

İşte hayat da böyledir. Arzularımız, isteklerimiz yaşamımızı güzelleştiren, canlı tutan malzemelerimizdir. Semptomlarımız da işler yolunda gitmediğinde burnumuza gelen kötü kokular gibidir, bizi uyarır. Kaygılarımız, birden geldiğini sandığımız panik ataklarımız, anksiyetelerimiz, aşırı yemelerimiz, baş dönmelerimiz, her türlü karın ağrılarımız…

Eğer tüm hissettiklerimizi katman katman açmazsak, üzerlerini kapattığımız örtünün altına bakmazsak, sadece görünürde rahatsız olduğumuz kısımları yok etmeyi seçersek ortaya tıpkı tadı garip olan çorba gibi tatsız, cansız, derinliksiz, bizi tatmin etmeyen bir yaşam çıkar.

Oysa ki dönüşmek ve gelişmek için zorlayıcı duygularla kalabilmek, bu zor zamanların aynı zamanda yeniye evrildiğimiz anların da bir işareti olduğunu fark etmek gerekiyor. İşte tam da bu anda semptomlarımız bedenimizle birlikte bize neyin iyi gelmediğini söylemeye çalışıyor. Biz onları görmezden gelirsek, hayatımızda nasıl bir fark yaratabiliriz ki?

İlginizi çekebilir: Yalnızlık korkusu romantik ilişkileri nasıl etkiler?

Aslı Songün: Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2003 yılı mezunuyum. Aynı üniversitede yaptığım Psikoloji yüksek lisansını “Çocukların Sahip Oldukları Denetim Odağının, Algıladıkları Ebeveyn Çatışması İle İlişkisi” konulu tezimi tamamlayarak uzmanlık derecemi almış bulunmaktayım. 2005 yılı itibari ile çeşitli sağlık ve eğitim kuruluşlarında görev aldım. Sağlık alanındaki stajımı Balıklı Rum Hastanesi Anatolya Kliniklerinde gerçekleştirdim. Projektif Testler Derneğinden Rorschah, T.A.T testleri eğitimini aldım. Çocuk gelişim testleri eğitimini tamamladım. 2019 yılında Mindfulness Institute’de Mindfulness tabanlı stres azaltma eğitimi (MBSR) programına katıldım. Konuyla ilgili çalışmalarım devam etmektedir. İstanbul Psikanaliz Derneği’ne bağlı olarak Psikanaliz eğitimim sürmektedir. 2013 yılından beri Nişantaşı’ında eğitim veren United Kids Academy'nin kurucu ortağı olarak çocuklarla birlikte çalışmaya devam etmekteyim. Ayrıca özel bir klinikte danışan görmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale