X

Şaşırtıcı ama doğru 12 sağlık önerisi

Daha sağlıklı bir yaşam için neler yapılması gerektiğini birçoğumuz biliyoruz. Kilo vermek, az yemek, daha çok egzersiz yapmak, bol bol su içmek ve iyi uyumak bunlardan bazıları. Ama birazdan paylaşacağımız sağlıklı yaşam bilgileri, alışılmışın oldukça dışında.

Şaşırtıcı ama gerçek sağlık önerilerini, Uplifers olarak sizler için derledik.

Kahve, daha kaliteli bir uyku sağlayabilir.

1. Daha iyi bir uyku için, kahve için.

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre, 1-2 fincan kahve içtikten sonra 20 dakika uyuyan denekler, sınavlarda kahve içmeden uyuyanlara göre daha iyi performans gösterdi. Kafeinin etki süresi, 20 dakikalık uykunun sonuna denk geldiğinden, denekler sınavda çok daha zinde bir performans gösterebildi.

2. Dişlerinizi yemekten hemen sonra fırçalamayın.

Dişlerinizi bir şeyler yedikten hemen sonra fırçalamak, dişleriniz için zararlı bile olabilir. Özellikle asidik yiyecekler tüketildikten sonra, buna daha çok dikkat etmek gerekiyor.

Sebebi ise, asidik yiyeceklerin diş minelerinizi yumuşatıyor olması. Bu aşamada dişleri fırçalamak, asidin aşındırıcı etkisini hızlandırabiliyor. Yemekten 30-60 dakika sonra dişlerinizi fırçalamanız, bu sorunu önleyecektir.

3. İncelmek için ağırlık kaldırın.

Araştırmalar gösteriyor ki, aynı kilodaki iki kadından ağırlık egzersizi yapan, yapmayana göre daha küçük beden kıyafetlere sığabiliyor. Kas ve yağ aynı ağırlıkta olsa bile kas çok daha az yer kapladığından, ağırlık egzersizi yapan insanlar daha küçük bedenler giyebiliyor.

Atıştırmalık olarak, yüksek kalorili olmasına rağmen daha tok tutan protein ağırlıklı besinleri tercih edin.

4. Daha az yemek için, daha çok tüketin.

100 kalorilik bir karbonhidrat atıştırması masum görünse de aslında daha fazla yemenize sebep olabilir.

Texas Health Ben Hogan Sports Medicine‘inde diyetisyen olan Amy Goodson az miktarda karbonhidrat tüketmenin kan şekeri dengenizi bozarak daha çok acıkmanıza sebep olabileceğini söylüyor. Bunun yerine, daha yüksek kalorili olmasına rağmen daha tok tutan protein ağırlıklı besinleri öneren Goodson, bu sayede daha hızlı doygunluk hissedip, daha uzun süre tok kalacağımızı belirtiyor.

5. Yorgunken enerji içeceklerine sarılmayın.

Enerji içecekleri, kahveden 5 kat fazla kafein içerdiğinden, gerginlik, çarpıntı ve sinirlilik yapabilir. Üstelik bir çok markanın içeriğinde 50 grama yakın şeker bulunur ki, bu yaklaşık 13 kaşık şeker anlamına gelir. Yüksek şeker deposu sayesinde kan şekerini bir anda yükselten enerji içeceklerinin etkisi, ne yazık ki uzun süreli olmamaktadır. Kan şekeri birden düşen vücut kendini yorgun hissedeceğinden, ikinci bir enerji içeceğine sarılmanız an meselesidir.

6. Şişkin hissediyorsanız su için.

Şişkinliğiniz varsa, su içmenin durumu daha kötü yapmaktan başka bir işe yaramadığını düşünebilirsiniz. Ancak St. Joseph Hastanesi‘nde sindirim bozuklukları uzmanı olan James Lee, bunun tam tersini söylüyor.

Eğer yüksek lifli besinlerden oluşan bir diyetiniz varsa, vücudunuzun etkili çalışabilmek için daha fazla suya ihtiyaç duyduğunu belirten Lee, suyun, suda çözünen lifleri jel formuna getirerek mideyi rahatlatma etkisi olduğunun altını çiziyor. Ayrıcı su içmek, dehidrasyondan kaynaklı şişkinlikleri de çözmeye yardımcı oluyor.

7. Kilo vermek istiyorsanız diyet gazlı içeceklerden uzak durun.

Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health‘de yapılan bir araştırmaya göre, diyet gazlı içecek tüketen obez ve aşırı kilolu denekler, normal gazlı içecek tüketen obez ve aşırı kilolu deneklere kıyasla daha çok yemek yiyor.

Buna ek olarak, Texas Üniversitesi‘nin yaptığı bir araştırma gösteriyor ki, 10 yılın sonunda, diyet gazlı içecek tüketenler, tüketmeyenlere göre %70 fazla bel kalınlığına sahip oluyor.

8. Serinlemek için sıcak bir şeyler deneyin.

Sıcak bir günde hangisi serinlemenize daha yardımcı olur? Buzlu mu, yoksa sıcak kahve mi? Şaşırtıcı bir şekilde, cevap sıcak kahve.

Sıcak bir içecek içtiğinizde, vücudunuz ısı değişikliğinin farkına varır ve terleme miktarınızı artırır. Ter buharlaşırken vücudunuzdaki fazla ısıyı alarak, sizi serinletir.

Uzun ve yorucu bir günün ardından, egzersiz yapmak istediğiniz son şey gibi görünebilir.

9. Yorgunken egzersiz yapın.

Uzun ve yorucu bir günün ardından, egzersiz yapmak istediğiniz son şey gibi görünebilir. Fakat yorgunluğunuza rağmen spor yapmak, aslında enerjiyle dolmanıza yardımcı olacak bir yöntemdir.

Medicine and Science in Sports and Exercise‘da yayınlanan bir makaleye göre, 30 dakikalık orta yoğunlukta bir egzersiz, hem enerjinizin artmasına hem de yorgunluğunuzun azalmasına yardımcı olabilir.

10. Zihinsel gücünüzü artırmak için el yazısıyla not tutun.

Klavye kullanarak daha fazla şey not alabiliyor olsanız bile, Indiana Üniversitesi‘nin araştırmasına göre, el yazısıyla yazdığınızda bu bilgileri hatırlama ihtimaliniz daha yüksektir. “Bir şeyi öğrenebilmek için, önce o bilgiyi zihninizde işlemeniz lazım.” diyen Dr. Towfigh, el yazısı ile yazdığımız bilgileri, beynimizin çok daha rahat işlediğini belirtiyor..

11. İlişkinizi geliştirmek için daha az birlikte vakit geçirin.

Tek başına vakit geçirmek, kendinizi daha yakından tanımanıza ve düşüncelerinizi bir düzene oturtmanıza yardımcı olabilir. Bu sayede dürtüsel hareket etmek yerine, daha bilinçli tepkiler verebilirsiniz.

Better Than Perfect: 7 Strategies to Crush Your Inner Critic and Create a Life You Love kitabının yazarı Elizabeth Lombardo, tek başına vakit geçirmenin stres ve gerginliği azalttığını, bu sayede çiftler arasındaki tartışmaların azaldığını söylüyor.

12. Antibakteriyel sabunlar, hastalıktan korumayabilir.

Antibakteriyel sabunların hastalıktan koruma ya da bulaştırma konusunda normal sabunlardan daha etkili olduğunu gösteren bir araştırma bulunmamaktadır. Hatta, FDA‘nın 2013 yılında yaptığı açıklamaya göre, antibakteriyel sabunların içerdiği kimyasal maddeler uzun vadede sağlık sorunları oluşturabilir. Konu hakkında daha detaylı bir araştırma yapılana kadar, FDA üreticilerin sadece uzun vade kullanımda güvenilir olan ürünlerini piyasaya sürmesine izin vermektedir.

Kaynak:

Health

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale