X

Sana yaşam enerjisi veren fikirlerini hayata geçirerek onurlandır

Bu dünyaya sadece tüketmeye değil, tüketmeden önce yaratmaya geldik. Toprakta sebze ve meyve yetiştirmek, hayatı kolaylaştıracak yeni bir proje geliştirmek, gündelik hayatta kullanılan ürünleri üretmek, ruhumuzu besleyecek eserler yaratmak…

Üretmeyip, sadece hazır olanı tüketen kişi hep daha fazlasını ister. Bir şeye sahip olduğunda onun kıymetini bilmeden yenisi peşinde koşmaya başlar. Çünkü üretim aşamalarını bilmez ve onlarla ilgilenmediği gibi empati de kuramaz. Tükettiği malzemenin arka planında harcanan enerjiyi, zamanı, yaratıcı kişinin onu üretirken aldığı keyfi bilemez. Bunu ancak üretenler anlar.

Üretenler derken sadece yapmak için yapanlardan bahsetmiyorum elbette. Yaptığı şeye değer verenlerden, sevgisini katanlardan, yaşam enerjisini aktaranlardan bahsediyorum. Ancak bu şekilde üretenler, sahip olduğu şeyin kıymetini bilir, hemen yeni bir hedefe geçmeden önce elindekinin tadını çıkarır, onunla mutlu olabilir.

Üretmek için yaratıcılığı kullanarak bir fikir bulmak ilk adımdır. Önce ne üreteceğini düşünürsün, gözünde canlandırırsın. Tabii sadece fikre sahip olmak tek başına yeterli değildir. Dünya, pek çok güzel ve yaratıcı ama hayata geçmemiş fikirler denizidir. Bu fikirlerle her yerde karşılaşabilirsin: Metroda karşında oturan kişinin gözlerinde, yürüyüş yaparken yanından geçen kişinin zihninde, bazen dost sohbetlerinde, bazense markette. Peki, dünyamız bu kadar güzel ve yaratıcı fikirle dolup taşıyorken neden bunlar düşünce ve sözden öteye geçemiyor?

“Yapmam lazım”, “Öyle olması gerekiyor”, “Benden beklenen bu” listelerimiz yüzünden! Bize yaşam enerjisi veren, içimize dolup oradan taşan fikirlerimiz yerine ezbere yaşıyor, kendimizi başkalarının beklentilerine göre sınırlandırıyor, “zorunda olduklarımız”ın peşinde oradan oraya savruluyoruz. Haliyle bize canlılık katacak fikirleri arka planda bırakıyor, konuşmaktan, hatta bazen sadece düşünmekten öteye geçiremiyoruz. “Şöyle bir fikrim var ama yapacak zamanım yok”, “Ben onu daha önce düşünmüştüm, görüyor musun o yapmış” cümleleri belki tanıdık geliyordur… Eyleme geçmemeye bahane olarak ne kadar yoğun olduğumuzdan, halimizin olmamasından şikayet edip duruyoruz. Zihnimiz sürekli bu düşüncelerle meşgul fakat bir türlü adım atma cesaretini gösteremiyoruz.

Halbuki dünyanın senin yaratıcı fikirlerine ve bunları hayata geçirmene ihtiyacı var!

Tam da bu amaca yönelik bir yolculuğa başladık. Bizimkisi içsel bir yolculuk. Bu yolculukta bize yoga, meditasyon ve masallarla birlikte journaling pratikleri rehberlik ediyor.

Bu içsel yolculukta her ay farklı bir tabiat ve elementle zaman geçiriyoruz. Kasım ayındaki yeni rotamız “Çöl” ve odağımız ateş elementimizi dengeye getirmek. Ateş elementi harekete geçmeni, fikirleri hayata geçirmeni destekleyen, o ateşi körükleyen elementtir. Eğer sürekli erteliyorsan, türlü bahaneler buluyorsan, bir türlü harekete geçemiyorsan ateş elementin olması gerekenden düşük seviyededir. Tam tersi, hiç düşünmeden fevri hareket ediyorsan, kolayca öfkeleniyor, sabırsız davranıyorsan ateş elementin olması gereken seviyeden fazladır. Ateş elementini dengeye getirerek içsel huzurunu yakalarken istediğin adımları sürece güvenerek atma cesareti gösterebilirsin.

Mindfulness temelli yoga ve meditasyon pratiklerinde bedeninle, nefesinle, zihninle yeniden bağ kurmaya ve bu bağı güçlendirmeye başlayacaksın. Bedensel olarak ateş elementini dengeye getireceksin. Her hafta okuyacağımız yeni masallar ise bu temaya yönelik mesajlar içerirken masallar sonrasında açık uçlu sorulara vereceğimiz cevapları içeren journaling pratikleri de sana yaşam enerjisi veren fikirlerini hayata geçirmen için gerekli cesareti vererek adımlar atmanı destekleyecek. Seni zihinsel olarak hazırlayacak.

Eylül ayında çıktığımız bu yolculukta ilk durağımız “Orman”dı ve ormanda korkularımızla yüzleştik. Ekim ayında “Dağ” rotamızda devam ediyoruz ve bize yaşam enerjisi veren fikirleri açığa çıkarıyoruz. Kasım itibarıyla aramıza “Çöl” rotamızda katılabilir ve adımlar atmanı destekleyecek cesareti bulabilir, dilersen Aralık’ta da yeni rotamızda devam edebilirsin.

Anda yaşamayı içselleştir: Masallarla yolculuk deneyimi

Yol haritası

Eylül: Orman / Toprak (tamamlandı)
Ekim: Dağ / Hava (tamamlandı)
Kasım: Çöl / Ateş
Aralık: Deniz / Su

Kasım Aylık Programı (Çöl/Ateş)

(Aralık programı aynı akışta olup tarihleri ve detayları isteyenlerle paylaşılabilir.)

-Tarih Aralığı: 31 Ekim-23 Kasım
-Portal: Online / Zoom (Her ders sonrasında ders kayıtları email atılacak olup, 1 hafta boyunca tekrar izlenebilecektir.)
-Canlı Yayın Programı:
Her Pazartesi 20:00-21:15: Mindfulness Meditasyonu ve Journaling
Her Çarşamba 07:00-08:15: Mindfulness Temelli Yoga

*Pazartesi günleri okunacak masallar ve journaling pratikleri Judith Malika Liberman’ın “Masallarla Yola Çık” kitabından seçilerek yapılacaktır.

Fikirlerin çok değerli ve dünyanın senin yaratımına ihtiyacı var. Fikirlerin sadece zihninde ya da sözlerinde kalırsa dünyaya gerçek anlamda bir katkısı ne yazık ki olmuyor. Onları eyleme geçirerek onurlandırmana ihtiyaçları var. O zaman şimdi sıra sende, her şey bir adımla başlar…

Detaylı bilgi ve kayıt için @momentbysibel Instagram hesabına mesaj at.

“Hatırla: “Hayallerde yaşananlar gerçektir ve bizi dönüştürecek güce sahiptir.” Bu sembolik, hayali bir yolculuk; ama eğer bir çocuğun bir oyuna karşı gösterdiği ciddiyetle bu yolculuğa başlar, büyümesine ve içindeki boşluğu doldurmasına izin verirsen, bu dönüştürücü bir yolculuk olacaktır.” **

**Judith Malika Liberman’ın Masallarla Yola Çık kitabından alıntıdır.

İlginizi çekebilir: Ekim’de hava elementini dengeleyerek özgün yolunu keşfetmeye başla

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale