X

Sağlıklı karar verme sürecinin 6 adımı

Hepimizin kafasının içinde hayatımızı yönlendiren bir ses vardır. Bu ses bize ne yapacağımızı, nasıl olacağımızı ve nasıl hissedeceğimizi söyler. Bu ses hayatımız üzerinde güçlü bir etkiye sahip olsa da her zaman iyi değildir. Bu sesle ilgili sorun, genellikle korkularımıza ve güvensizliklerimize dayanmasıdır. Güvende hissetme arzumuzu doyurmak için bu sesi dinliyor ve söylediklerine göre davranabiliyoruz; çünkü hata yapmaktan veya zor durumların içinde kalmaktan korkuyoruz. Peki bu ses her zaman doğru mu söylüyor dersiniz? Gerçekten güvenilir mi?

Çözüm basit: Aklınızla birlikte kalbinizi de dinlemeyi öğrenin. Bunu yaptığınızda, kendinizi daha iyi kararlar alırken bulacaksınız ve sizi neyin mutlu ettiği hakkında daha fazla bilgi sahibi olacaksınız.

Bu söylediğim size fazla romantik gelmiş olabilir fakat aslında bizi kalbimize yönlendiren şey bilimsel olarak yapılan araştırmaların sonucunda, insanın bedenlerindeki mikro değişimleri hissedebileceğini gösteren, bilişsel-duyuşsal sürecin bir sonucu. Araştırmalar, bedensel sinyallerin, duygusal tetikleyici olduğunu ve bu duyguların karar verme konusunda rehberlik sağladığını gösteriyor. Özetle, kalp ve akıl birlikte çalışıyor. Peki, sağlıklı karar verme sürecinin 6 adımı nedir?

1. Sorunu veya fırsatı belirleme veya tanımlama

Sorun ne? Karar vermen konu nedir? Bu konu senin yetki alanında mı?

2. Engelleri belirleme

Bu kararı vermeni veya bu konu hakkında karar vermeni engelleyen unsurlar nedir? İlerlemene engel koşulları tespit et.

3. Alternatif geliştirme

Bazen tek bir karar yeterli gelmeyebilir. Bir kaç alternatif ve yol belirlemeni öneririm. Her zaman bir seçenek olmalı.

4. Alternatiflerden birisini seçme

En olasılıklı olanı seç. Aklına ve kalbine en çok yatan hangisi?

5. Kararın uygulanması

Kararını uygula.

6. Kararın değerlendirilmesi

Doğru bir karar verdin mi? Evet ise harika. Hayır ise endişelenme. Diğer seçeneklerin hala seninle.

Peki, neden 6 adım? Çünkü, insanı ve doğasını en çok zorlayan şeylerden biri kısıtlanmaktır. Sığ ve esnek olmayan bakış açısı, ruhsal değişimlerin ana sebeplerinden biridir. Bu duygusal ve bilişsel katılığa alternatif bir olgu mevcut sistemde öğretilmiyor ne yazık ki. O yüzden herkes bu hayatta bir çok konuda tek atış hakkı varmış gibi hissediyor. Ve bu his hem çok kısıtlayıcı hem de çok yaralayıcı olabilir. Zihnin ve kalbin sana verilmiş en mükemmel yol arkadaşlarıdır. Ve doğru dili kullanırsan her zaman bir çıkışları vardır.

Sevgiler,

İlginizi çekebilir: Duygusal şiddet türleri ve istismardan korunma yolları

Ezgi Aslantas: Psikolog Ezgi Aslantaş istanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca Kanada Okulları, Humanite Psikiyatri Hastanesi, Çocuk Aile Danışmanlığı merkezi gibi birçok kurumda staj yapmıştır. 2014 yılında Beşiktaş Gençlik Meclisi ile beraber "İstanbul'dan Çorum'a Dostluk Köprüsü" projesini gerçekleştirmiştir. 2016 yılında "Radyo Vesaire" isimli radyo kanalında "Şiirin Ezgisi" isimli psiko-sosyal bir radyo programı hazırlayıp sunmuştur ve yine 2017-2018 yılları arasında Doç. Dr Ayten Zara süpervizyonluğunda "Çocuğa Şiddete Dur De" ve "Van Başkale Okul Yapımı" projelerinde gönüllü olarak yer almıştır. 2019 yılında ise "Bulut Hareketi" isimli şiddete karşı bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştır ve proje kapsamında özel ve kamu kurumlarına seminerler vermiştir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Beceri Eğitimi, Adli Görüşme Teknikleri, Objektif Testler, Psikofarmakoloji, Denver II gibi birçok mesleki eğitim ve atölyeye katılmıştır. Mesleki ilgileri arasında; depresyon, anksiyete bozukluğu, yas, ayrılık, obsesif-kompülsif bozukluk, ilişki sorunları, stres yönetimi, duygu yönetimi, motivasyon gibi konular yer almaktadır. Psikolog Ezgi Aslantaş, şu anda ergen ve yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale