X

Sağlıklı ilişkiler için 3 temel adım: Empati, coşku ve destek

İlişki, en az iki tarafın içinde olduğu bir çember. Her ilişki farklı ve biz her ilişkide farklıyız. Hiç düşünmüş müydün bunu?

Bu aralar gündem ilişkiler. Hem burada hem yurt dışındaki danışanlarımla yaptığımız koçluklarda, kurumsal eğitimlerde, dil, din, cinsiyet, sosyal durum, kariyer yolu… Her şeyden bağımsız bir şekilde ortak gündem ilişkiler. Yaz artık Temmuz ayı ile birlikte resmen başladı diye mi, sosyalleşmeler arttı diye mi, yoksa tatil zamanı, bizde bayram geliyor vs… Neden ne olursa olsun ilişkiler, ilişkilerde var olmak, ilişkileri sağlıklı bir şekilde sürdürmek veya noktalamak…

Ben de biraz “sağlıklı bir ilişki nasıl olur”dan bahsedeyim istedim. Eşle, çocukla, anneyle, babayla, arkadaşla, ortakla… Her ilişkiye uyarlanabilecek basit birkaç öneri yazmak istedim size.

Tabii, sağlıklı bir ilişki dediğimiz şey ne?
Aslında herkese göre cevabı ufak tefek değişkenlik gösterebilir, ancak temelinde cevabı bence basit: İnsanın kendini iyi, mutlu, huzurlu, güvende hissettiği ilişki, sağlıklı bir ilişkidir.

Bütün iyi ilişkilerin, genelde tarafların birbirine saygı duymasına ve açık, net bir şekilde iletişim kurabilmelerine dayandığını biliyoruz. Bunlar ilişkide bir anda olmaz, emek ister ve iki tarafın da sorumluluğu altındadır. Sağlıklı bir ilişkide taraflar birbirinin sınırlarına saygı duyar, baskı ve zorlama yoktur, kişiler kendi kararlarını verebilir ve kendini, özünü ifade edebilir.

Sağlıklı bir ilişki için 3 madde

1. Empati

Karşındaki kişi ile aynı fikirde olmasan bile onun söylediklerini dinliyor, önemsiyor ve anlamaya çalışıyor musun?
İşte bunun adı empati. Eğer diğer kişi üzgün hissediyorsa, kafası karışmışsa, incinmişse; onunla ilgilenmek ve özen göstermektir. Onun tüm hallerine alan tanımak ve yanında olabilmektir. Empati çoğu zaman, soru sormaya, beklemeye, dinlemeye ve “Seni duyuyorum” demeye izin vermektir.

2. Coşku

Coşku, şevk, heyecan, işte o istek… Nasıl demek istersen de. “Aşktan bile daha üstündür. Duyguların efendisidir” diyenler var. Pek çok insanın karşı tarafa bir sevgisi var belki, ancak ilişkilerde coşku yok. Samimiyet, canlılık, birbirini önemseme, güzel enerjiler ne kıymetli şeyler. Ve birlikte bir sorunu çözme ve hayatı paylaşma konusunda hevesli olmak oldukça önemli. Bu bir fincan kahve olabilir, bir film, bir tatil, tüm ömür…

3. Destek

En güçlü ilişkiler cesaretlendirme üzerine kuruludur. Sağlıklı her türlü ilişkide taraflar şikayet etmekten veya reddetmekten beş kat daha fazla birbirlerini övme eğilimindeler. İlişkilerinde diğer kişiyi cesaretlendirip destekleyebilirsin. Bu çok önemli ve insani… Hayatı beraber oluşturuyor, paylaşıyor ve şekillendiriyorsunuz.

Bu sadece “ben” hikayesi değil, “biz” hikayesi. Ve hayatta ilişkilerimizle varız. İnsan sosyal bir varlık. Tek başına değil, “biz”ken var. Sosyal kapitalimiz ne kadar güçlüyse o kadar iyi, sağlıklı, keyifli ve uzun yaşarız. Bunu geliştirmenin yolu da basit aslında: Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan karşındakine öyle davran. Bekleme illa o yapsın diye. Yap gitsin. Hayatının ve ilişkilerinin sorumluluğunu al. Kendin için.

Çok sevdiğim ve zor zamanlarda bana yol gösteren bir pusulam var, seninle de paylaşmak isterim: “Haklı olmak mı, mutlu olmak mı?” Seç. Doğru ya da yanlış yok, seçim var. Seçim yaptıktan sonra da sorumluluğunu almak…

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Öz sevgi ile mutluluğun kapısını aralayın: Mutluluk dışarıda değil, içeride

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale